14. Hukuk Dairesi 2016/1803 E. , 2018/2063 K. "" ..... Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.01.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A…
**14. Hukuk Dairesi 2016/1803 E. , 2018/2063 K.** **"İçtihat Metni"** ..... Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 05.01.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava ortaklığın giderilmesi talebine ilişkindir. Davacı vekili, paydaşı olduğu 19, 20, 59, 64 ve 68 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın aynen taksimi mümkün olmadığından satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile; ...... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü, bir kısım davalılar vekili temyiz etmiştir. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Ayrıca dava konusu taşınmazda kamulaştırma şerhi bulunduğu takdirde kamulaştırma belgeleri getirtilerek kamulaştırma işlemlerinin kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, kamulaştırma kesinleşmişse kamulaştırılan kısmın ifrazı için davacıya uygun bir süre verilerek taşınmazın kalan kısmının ortaklığının giderilmesine karar verilmesi gerekir. Paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde harcın paydaşlara hangi oranda yükleneceğinin hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir. Bu ilkeler uyarınca somut olay değerlendirildiğinde; 1-Dava konusu 19, 20 ve 59 parsel sayılı taşınmazlar yönünden temyiz itirazları incelendiğinde; 492 sayılı Harçlar Yasasının mükerrer 138. maddesinin sonuna eklenen fıkra gereğince, Harçlar Yasasının Genel Tebliğinin 1 sayılı tarifesine göre, taşınmazların satış bedeli üzerinden alınacak binde 11,38 oranında nispi karar harcının taraflardan tapu kaydındaki payları oranında tahsiline hükmedilmesi gerekirken harca ilişkin hüküm kurulmaması doğru görülmemiş ise de; bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.