Başvurucu, kanunda öngörülen azami tutukluluk süresinin aşılması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliğini düzenleyen Anayasa’nın 19. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, kanunda öngörülen azami tutukluluk süresinin aşılması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliğini düzenleyen Anayasa’nın maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Başvuru 10/10/2014 tarihinde İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 11/11/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, kasten öldürme suçunu işlediği iddiasıyla 15/12/2008 tarihinde gözaltına alınmış ve Tuzla Sulh Ceza Mahkemesinin 17/12/2008 tarihli kararıyla tutuklanmıştır. Kartal Cumhuriyet Başsavcılığının 8/7/2009 tarih ve E.2009/12007 sayılı iddianamesiyle başvurucu hakkında "kasten adam öldürmek ve 6136 sayılı Kanun'a muhalefet" suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. Başvurucu ile birlikte yedi sanık dava kapsamında yargılanmaktadır. İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinin 4/12/2012 tarih ve E.2009/299, K.2012/581 sayılı kararı ile başvurucunun isnat edilen suçlardan toplam on beş yıl on ay hapis ve 500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk halinin devamına karar verilmiştir. Temyiz aşamasında Yargıtay Ceza Dairesi 10/7/2014 tarih ve E.2014/2339, K.2014/3689 sayılı ilamıyla, “Gerekçeli karar başlığında mağdur olarak gösterilen ve 2009 tahinde kamu davasına katılmasına karar verilen S. K.' nin, 5271 sayılı CMK'nun maddesi uyarınca hükmü temyize yetkisi bulunduğundan, katılan S.'a, yokluğunda verilen 2012 tarihli kararın tebliği ile tebligatı gösteren belge ve verilirse temyiz dilekçesi ile bu durumda düzenlenecek ek tebliğnameyle birlikte Dairemize iadesi için incelenmeksizin mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine” karar vermiştir. Yargıtay Ceza Dairesince belirtilen eksikliğin giderilmesinden sonra dava dosyası yeniden temyiz incelemesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Başvurucu, tutukluluğun Kanunda öngörülen azami süreyi geçtiğini belirterek tahliye talebinde bulunmuştur. Bu talep İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinin 8/8/2014 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Bu karara yapılan itiraz İstanbul Anadolu Ağır Ceza Mahkemesinin 2/9/2014 tarih ve 2014/1864 Değişik İş sayılı kararıyla reddedilmiştir. İtirazın reddine ilişkin karar 10/10/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu hakkındaki dava temyiz aşamasındadır.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.” 5237 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.” 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.”