Başvuru, başvurucunun esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre talep etmesine rağmen talebinin reddedilmesi nedeniyle savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak için süre talep etmesine rağmen talebinin reddedilmesi nedeniyle savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 9/7/2019 tarihinde yapılmıştır. Komisyon, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış, bu nedenle 21/7/2016 tarihinde ülke genelinde olağanüstü hâl ilan edilmesine karar verilmiş ve olağanüstü hâl 19/7/2018 tarihine kadar birçok kez uzatılmıştır. Kamu makamları ve yargı organları -olgusal temellere dayanarak- bu teşebbüsün arkasında Türkiye'de çok uzun yıllardır faaliyetlerine devam eden ve son yıllarda Fetullahçı Terör Örgütü ve/veya Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) olarak isimlendirilen bir yapılanmanın olduğunu değerlendirmiştir (Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017, §§ 12-25). Darbe teşebbüsü sırasında ve sonrasında ülke genelinde darbe girişimiyle bağlantılı ya da doğrudan darbe girişimiyle bağlantılı olmasa bile FETÖ/PDY'nin kamu kurumlarındaki örgütlenmesinin yanı sıra eğitim, sağlık, ticaret, sivil toplum ve medya gibi farklı alanlardaki yapılanmasına yönelik olarak Cumhuriyet başsavcılıkları tarafından soruşturmalar yürütülmüş; çok sayıda kişi hakkında gözaltı ve tutuklama tedbirleri uygulanmıştır (Aydın Yavuz ve diğerleri, § 51; Mehmet Hasan Altan (2) [GK], B. No: 2016/23672, 11/1/2018, § 12). Dargeçit İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan başvurucu hakkında Mardin Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) FETÖ/PDY üyesi olma suçundan soruşturma başlatılmıştır. Başsavcılığın 3/7/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Başsavcılığın iddianamesinin Mardin Ağır Ceza Mahkemesince (Mahkeme) kabulü ile başvurucu hakkında yargılamaya başlanmıştır. Mahkemece 17/7/2017 tarihinde duruşma hazırlığı işlemleri yapılmıştır. Tensip Tutanağı'nda duruşmanın 14/9/2017 tarihinde yapılmasına ve başvurucunun duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığı ile katılımının sağlanmasına karar verilmiştir. 27/4/2018 tarihli dördüncü celsede iddia makamı tarafından esas hakkında mütalaa sunulmuştur. Başvurucu müdafii, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmada bulunmak için süre istemiştir. Mahkeme başvurucu müdafiinin esas hakkındaki mütalaaya karşı süre talebini şu gerekçelerle reddetmiştir:"AİHS maddesinde düzenlenmiş bulunan adil yargılanma hakkının muhtevasını oluşturan en önemli ilkelerden biri hiç kuşkusuz makul sürede yargılanma hakkıdır, bir yargılamanın adilliği, bir çok kıstasın yanında makul sürede bitirilmesini de gerektirir, yargılama ne denli, esaslı ve çabuk bitirilirse, maddi gerçeğe ne kadar çabuk ulaşılırsa, kişinin cezalandırılması bozulan kamu düzeninin iadesi veya kişinin beraat ederek üzerindeki lekenin kaldırılması sağlanır binaenaleyh kişilerin yargılamaya olan güveni perçinlenir, ceza yargılamasındaki çabukluk ilkesi yargılamanın tek celsede bitirilmesidir, 5271 sayılı CMK'da esasa ilişkin savunmada süre talebine ilişkin özel bir hüküm bulunmadığı, sanık hakkında yapılan yargılamanın celsesinin yapıldığı, dosyanın tekemmül etmiş olduğu, sanık müdafinin talebinin yargılamanın sürüncemede kalmasına yönelik olduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin esasa ilişkin savunma yapmak üzere süre verilmesi talebinin oy birliğiyle reddine..." Mahkeme, duruşmaya devamla başvurucunun silahlı terör örgütü üyeliği suçundan hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Başvurucunun istinaf talebi, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 19/9/2018 tarihli kararı ile esastan reddedilmiştir. Başvurucu 10/10/2018 tarihli temyiz dilekçesinde de -diğerlerinin yanı sıra- Başsavcılığın esas hakkındaki mütalaasına karşı beyanda bulunmak ve esasa yönelik savunma yapabilmek için makul bir süre talebinde bulunmalarına rağmen Mahkemece taleplerinin reddedildiğini, böylece savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay Ceza Dairesinin 18/4/2019 kararı ile hüküm onanmıştır. Başvurucu 9/7/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili uluslararası hukuk için bkz. Ufuk Rifat Çobanoğlu, B. No: 2014/6971, 1/2/2017, §§ 26-