Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2097 E. , 2024/3574 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2097 Karar No : 2024/3574 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Kanununun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararı ile ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2024/2097 E. , 2024/3574 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2097 Karar No : 2024/3574 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Kanununun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararı ile ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kaçkar Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde gümrük muhafaza memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun... tarih ve ...sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler, soruşturma raporu, iddianameler, CD görüntüleri ve CD izleme raporları, tape kayıtlarının dökümü ve maddi ve hukuki süreç birlikte değerlendirildiğinde; kaçak sigara yüklü tırların muhtelif tarihlerde Sarp Gümrük Kapısından kayıt yaptırmadan yasal olmayan geçişlerinin olduğu, bu geçişlerin yaşandığı tarihlerde ve geçişlerin yapıldığı yerlerde çalışan personelin nöbet yerlerinin gümrük muhafaza kısım amir vekili tarafından belirlendiği ve bahsi geçen tarihlerde davacının da aralarında bulunduğu aynı memurların görevlendirildiğinin ve davacının da 27/04/2015-17/05/2015 tarihleri arasında yurt içine ve yurt dışına Sarp Gümrük kapısından kayıt yaptırmadan geçiş yapan kaçak sigara yüklü tır araçlarının Kara Kapıları Taşıt Takip Programına kayıtları yapılmaksızın geçişi esnasında Sarp Gümrük Sahasında görevli olduğunun görüldüğü, söz konusu kaçak yüklü tırların hiçbir resmi işleme tabi tutulmaksızın ülkemize sokulması konusunda davacı tarafından tır şoförlerine ve kaçak sigara sahiplerine yardımcı olunduğu, davacıya isnat edilen eylemlerin disiplin hukuku yönünden sübuta erdiği, bu durumda 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde düzenlenen "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin gerçekleştiği, davacının eylemine karşılık mevzuatta öngörülen Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan; disiplin hukuku ile ceza hukukunun soruşturma ve yargılama usullerinin, verilen cezanın niteliği ve bu cezanın doğurduğu sonuçlar, cezanın etkileri, ceza ve suçların tanımı ve konuluş amaçları yönlerinden birbirinden farklı özellikler taşıdığı, bir kamu görevlisinin ceza yasasına göre mahkum olması veya olmamasının, kamu görevlisinin eyleminin, disiplin hukukuna göre değerlendirilmesine ve disiplin suçu kabul edilip disiplin cezası ile cezalandırılmasına engel olmadığı, disiplin hukuku açısından adli yargı mercilerince yapılacak soruşturma sonucunun beklenme zorunluluğu bulunmadığı, 657 sayılı Kanun'un "Cezai kovuşturma ile disiplin kovuşturmasının bir arada yürütülmesi" başlıklı 131. maddesinde yer alan, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." şeklindeki açık hüküm karşısında davacının, isnat edilen fiil ile ilgili olarak hakkında verilmiş bir mahkumiyet kararı olmaksızın memurluktan çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu şeklindeki iddialarının da yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, Danıştay Onikinci Dairesinin 26/04/2023 tarih ve E:2019/4961, K:2023/2242 sayılı bozma kararına uyularak; davacının üzerine atılı fiillerin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda ve 5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda açıkça tanımlanan fiillerden olması ve ceza yargılamasına da konu edilmesi nedeniyle, davacının anılan fiili işleyip işlemediğinin ancak ceza mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesi üzerine belirlenebileceği, bu durumda, söz konusu ceza davasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen davanın reddine dair idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak karar verilmiştir. Bahsi geçen karara karşı davalı idare tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin 6. fıkrasında yer alan, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca, davalı idarelerin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesi hükmü gereğince Bölge İdare Mahkemesince istinaf talebinin kabulüne ve ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verildiğinde esasa ilişkin yeni bir karar verilmesi gerektiği, yine mezkur maddede yer alan hüküm uyarınca istinaf mahkemesinin istinaf başvurusunu haklı bularak kararı kaldırması ve yeni bir karar verilmesi için dosyayı ilgili mahkemeye göndermesi için “ilk derece mahkemesi kararının ilk inceleme üzerine verilmiş bir karar” olması gerektiği, oysa Rize İdare Mahkemesinin 29/03/2018 tarihli kararının, ilk inceleme üzerine verilen bir karar olmayıp esastan inceleme üzerine verilen bir karar olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten sonra, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı temyiz yolu açık kararlardan olduğundan, temyiz isteminin reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararı kaldırılarak ve dosyadaki belgeler incelenerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Kaçkar Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü'nde muhafaza memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde yer alan "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" disiplin suçunu işlediğinden bahisle "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunun 19. maddesiyle değişik "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin ikinci fıkrasında, istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; dördüncü fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; beşinci fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye göndereceği, bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda metnine yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; ilk derece mahkemesince verilen kararda istinaf aşamasında tespit edilen maddi veya hukuki eksikliklerin, Bölge İdare Mahkemesi tarafından tamamlanarak nihai kararın Bölge İdare Mahkemesi tarafından verilmesinin genel kural olduğu; ancak, ilk derece mahkemesinin ilk inceleme üzerine vermiş olduğu kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun haklı görüldüğü veya ilk derece mahkemesindeki davaya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış olduğu hallerde, Bölge İdare Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılmak suretiyle dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesine kesin olarak karar verileceği yönünde düzenleme getirildiği anlaşılmaktadır. Bu yasal düzenleme karşısında; yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulması durumunda istinaf başvurusunun reddine; hukuka uygun bulmaması durumunda ise, istinaf başvurusunun kabulü ile kararı kaldırarak işin esası hakkında yeniden bir karar verecek olan Bölge İdare Mahkemesince, istinaf incelemesine konu kararın ilk inceleme üzerine veya görevsiz ya da yetkisiz mahkeme tarafından yahut reddedilmiş ya da yasaklanmış hakim tarafından bakılmış bir davada verilmiş bir karar olmadığı sürece, dosyanın yeniden karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi mümkün değildir. Bu durumda; idare mahkemesi kararının, ilk inceleme üzerine verilen kararlardan olmadığı ve 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin beşinci fıkrasında sınırlı olarak sayılan haller arasında yer almaması nedeniyle, ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin dördüncü fıkrası hükmü uyarınca işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken, davacı hakkındaki ceza yargılamasının sonuçlanıp sonuçlanmadığı hususu araştırılmaksızın ve bu yargılamanın sonucuna göre disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılmaksızın; "davacının istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararın kaldırılmasına, dava dosyasının belirtilen hususlar göz önünde bulundurularak yeniden bir karar verilmek üzere idare mahkemesine gönderilmesine" ilişkin temyize konu kararda usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararın kaldırılması ve yeniden karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesi yolundaki temyize konu ... Bölge idare mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 17/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.