11. Ceza Dairesi 2024/5283 E. , 2025/1964 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/135 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme SUÇ TARİHLERİ : 2017 ve 2018 takvim yılları, 02.11.2021 İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıt
**11. Ceza Dairesi 2024/5283 E. , 2025/1964 K.** **"İçtihat Metni"** K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/135 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter kayıt ve belgeleri gizleme SUÇ TARİHLERİ : 2017 ve 2018 takvim yılları, 02.11.2021 İNCELEME KONUSU KARAR : İddianamenin iadesi kararına yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 15.03.2024 tarihli ve 2022/5039 Soruşturma, 2024/22444 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin, İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2024/223 İddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair mercii İstanbul Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2024 tarihli ve 2024/135 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 29.04.2024’te kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 12.09.2024 tarihli ve 2024/18196 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/95052 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM A. Kanun Yararına Bozma İstemi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.09.2024 tarihli ve KYB-2024/95052 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/04/2024 tarihli kararı ile "...vergi Denetim Kurulu mütalaa formunda 2017-2018 yıllarında sahte fatura düzenlendiği belirtilmesine rağmen iddianamede suç tarihinin yanlış gösterildiğinden, Defter ve Belge İbraz Etmeme suçu yönünden iddianamede 2019 ve 2020 yılına ait hesapların incelenmesinde, yapılan tebligata rağmen ibraz etmediğinin anlaşıldığı, suç tarihinin farklı gösterildiği, vergi suçu raporunda "2017 ve 2018 " yıllarına ait defter ve belgelerini 2019 ve 2020 yılında incelemeye ibraz etmediğinden bahsedildiği, şüpheliye hangi tarihte hangi yıla ait defter ve belge ibrazı için ne şekilde tebligat yapıldığı açıklanarak suç tarihinin ve suçun birden fazla işlenip işlenmediğinin belirtilmesi gerektiğinden, sahte belge düzenleme suçu yönünden karşıt şirketlerle ilgili vergi inceleme raporları ve açılan ceza davaları araştırılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğinden,..." bahisle iddianamenin iadesine karar verildiği anlaşılmakla; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında yer alan, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklindeki, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle ... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında; Şüpheli hakkında sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan düzenlenen iddianameye ilişkin soruşturma dosyasında, İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca tanzim edilen 18/11/2021 tarihli vergi tekniği raporunun, yine aynı tarihli vergi suçu raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu ve anılan eksikliklerin yargılama aşamasında da giderilebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174/1. maddesi; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, ...“ İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.04.2024 tarihli ve 2024/223 İddianame değerlendirme sayılı kararı ile "...Vergi Denetim Kurulu mütalaa formunda 2017-2018 yıllarında sahte fatura düzenlendiği belirtilmesine rağmen iddianamede suç tarihinin yanlış gösterildiği, Defter ve Belge İbraz Etmeme suçu yönünden iddianamede 2019 ve 2020 yılına ait hesapların incelenmesinde, yapılan tebligata rağmen ibraz etmediğinin anlaşıldığı, suç tarihinin farklı gösterildiği, vergi suçu raporunda "2017 ve 2018 " yıllarına ait defter ve belgelerini 2019 ve 2020 yılında incelemeye ibraz etmediğinden bahsedildiği, şüpheliye hangi tarihte hangi yıla ait defter ve belge ibrazı için ne şekilde tebligat yapıldığı açıklanarak suç tarihinin ve suçun birden fazla işlenip işlenmediğinin belirtilmesi gerektiği, sahte belge düzenleme suçu yönünden karşıt şirketlerle ilgili vergi inceleme raporları ve açılan ceza davaları araştırılarak bilirkişi raporu alınması gerektiğinden..." bahisle İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.03.2024 tarihli ve 2022/5039 Soruşturma, 2024/22444 Esas sayılı iddianamesinin, 5271 sayılı Kanun'un 170/3-i-j-4-5, 174/1-a-b. maddeleri uyarınca iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 18.11.2021 tarihli ve 2021-A-7719/66 sayılı vergi suçu raporu ile ekindeki vergi tekniği raporlarında, Sultanbeyli Vergi Dairesi Müdürlüğünün*** *** **** vergi kimlik numaralı mükellefi ... Metal İnşaat Nakliyat ve Orman Ürünleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli ...'ın, 2017 ve 2018 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ile defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, şüpheli hakkında atılı suçlardan iddianame düzenlendiği anlaşılmıştır. Her ne kadar iddianame başlığında suç tarihi olarak 2017 ve 2019 yılları gösterilmiş ise de, iddianame anlatımında komisyon mütalaasına uygun olarak, şüphelinin sahte fatura düzenleme eylemlerinin 2017 ve 2018 takvim yıllarında gerçekleştiğinin açıkça belirtilmesi, yine şüphelinin savunması ve dosya kapsamındaki diğer deliller doğrultusunda atılı suç yönünden kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, diğer eksikliklerin mahkemece yargılama sırasında da tamamlanabileceği değerlendirilmekle birlikte; iddianame başlığında şüphelinin açık kimlik bilgilerine yer verilmeyerek, 5271 sayılı Kanun'un 170/3-a ve 174/1-a. maddelerine açıkça aykırı olarak iddianame düzenlendiği, ayrıca defter kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden ise, dosya mündericatı ile iddianame anlatımı ve belirtilen suç tarihinin uyumlu olmadığı anlaşılmakla, belirtilen eksiklikler giderildikten sonra şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, gereği için mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.