İki veya daha fazla kişi, içlerinden yalnız biri veya hepsi için ticari niteliği haiz bir iş dolayısıyla, diğer bir kimseye karşı birlikte borç altına girerse, kanunda veya sözleşmede aksi öngörülmemişse müteselsilen sorumlu olurlar. Ancak, kefil ve kefillere, taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez.Ticari borçlara kefalet hâlinde, hem asıl borçlu ile kefil, hem de kefiller arasındaki ilişkilerde de birinci fıkra hükmü geçerli olur.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Antalya İli, ... İlçesi, ... Ada ... parsel taşınmazın hissedarı olduğunu, anılan taşınmaz üzerine ihyası istenen şirket lehine 24/04/1998 tarihinde süresiz ipotek konulduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin, o günden bugüne borç kalmamasına rağmen tapudan kaldırılmadığını, müvekkilinin ise ipoteğin kaldırılması amacıyla tapu müdürlüğüne müracaat etmesi üzerine yaptıkları araştırmada davalı şirketin 2015 yılında ticaret sicilden TTK geçici 7. Maddesi kapsamında resen terkin edildiğinin öğrenildiğini, bu kapsamda, ipoteğin kaldırılması talebinde taraf teşkilinin sağlanması adına şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.