Ceza Genel Kurulu 2013/575 E. , 2014/76 K. "" Mahkemesi : İZMİR 1. Çocuk Ağır Ceza Günü : 23.02.2009 Sayısı : 293-53 Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık R.. B..'ın 5237 sayılı TCK'nun 103/2, 43, 31/3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.02.2009 gün ve 293-53 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen …
**Ceza Genel Kurulu 2013/575 E. , 2014/76 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : İZMİR 1. Çocuk Ağır Ceza Günü : 23.02.2009 Sayısı : 293-53 Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık R.. B..'ın 5237 sayılı TCK'nun 103/2, 43, 31/3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.02.2009 gün ve 293-53 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 14. Ceza Dairesince 29.04.2013 gün ve 10085-5127 sayı ile; “...Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Nüfus kaydına göre 22.09.1992 doğumlu olup, suç tarihinde 15 yaş içerisinde olup bu yaşı tamamlamayan mağdure ile sanığın anlaşarak İzmir İli Aliağa İlçesi Y. Şehitkemal Köyünde birden fazla ilişkiye girdikleri, daha sonra önce gayri resmî olarak evlenip yaşamaya devam ettikleri, bilahare resmî olarak evlenip çocuk sahibi oldukları ve halen evliliğinde devam ettiği olayda; sanık müdafiin mağdurenin 15 yaşından daha büyük gösterdiği şeklindeki savunmaları ve Adli Tıp Kurumunun uygulamalarına göre de bazen kemik yaşının hormonal gelişimi, beslenme gibi nedenlerle gerçek yaşa göre farklılık gösterebileceğinin de bilinmesi karşısında, mağdurenin suç tarihi itibarıyla 15 yaşından büyük gösterip göstermediği sanığın, mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı, mahkemenin dosyadaki tüm verilerle birlikte kendi gözlemini de tespit ederek ve gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle, belirlendikten sonra TCK'nun 30. maddesi gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay C.Başsavcılığı ise 21.06.2013 gün ve 128032 sayı ile;