T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/540 Esas KARAR NO : 2026/265 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Mümessillik Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 07/07/2025 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Mümessillik Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Davacı müvekkili ... ... , ... tarihinden bu yana davalı şirketin ortağı olup, aktif olarak ortaklık ilişkisi kapsa…
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/540 Esas KARAR NO : 2026/265 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Mümessillik Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 07/07/2025 KARAR TARİHİ : 30/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Mümessillik Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:Davacı müvekkili ... ... , ... tarihinden bu yana davalı şirketin ortağı olup, aktif olarak ortaklık ilişkisi kapsamında faaliyet göstermekte olduğunu, Şirket uygulaması uyarınca müvekkile, ortak sıfatıyla ve şirket faaliyetlerine katkısı kapsamında “huzur hakkı” adı altında aylık ödeme yapılması yönünde yerleşik bir iç düzen ve mutad uygulama mevcut olduğunu, ner ne kadar huzur hakkı ödemesine ilişkin yazılı bir genel kurul kararı veya şirket sözleşmesinde açık bir düzenleme tarafımızca ibraz edilememekteyse de, bu belgeler şirket müdüründen talep edilmesine rağmen taraflarına verilmediğini, bu nedenle, huzur hakkı ödemesine esas teşkil eden belgelerin Mahkemece şirket nezdine veya ilgili ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılarak celbinin mümkün olduğunu, öte yandan, geçmiş yıllara ait çok sayıda ayda müvekkiline asgari ücretin beş katı oranında düzenli ödeme yapıldığı ve bu ödemelerin şirket tarafından “huzur hakkı” adı altında gerçekleştirildiğinin banka dekontlarıyla sabit olduğunu, bu durumun, taraflar arasında zımni bir ifa teamülünün oluştuğunu ve huzur hakkı ödemesinin şirketin yerleşik uygulaması hâline geldiğini açıkça ortaya koyduğunu, müvekkilinin, davalı şirketteki yönetsel görevine istinaden ... , .... ve ... 2025 aylarına ilişkin olarak her ay ... TL’den toplam ... TL huzur hakkı alacağı doğduğunu, bu alacağın, şirket içi düzenlemelere ve ortaklar kurulu kararlarına dayalı olup, taraflar arasında cari bir teamül niteliği kazanmış düzenli ödemelerden biri olduğunu, alacağın tahsili için müvekkili tarafından ... tarihinde noter aracılığıyla gönderilen ihtarnameye, davalı ... ... ... tarafından ... tarihli cevapla karşılık verilmiş; bu cevap yazısında huzur hakkı alacağına dair borcun açıkça kabul edildiğini, davalının noter önünde gerçekleştirdiği bu beyanın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 188. maddesi uyarınca mahkeme dışı yazılı ikrar niteliğinde olduğunu ve artık ayrıca ispat gerektirmediğini, ne var ki, davalı tarafın, aynı alacağa ilişkin olarak Antalya Genel İcra Dairesi ... /... E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itiraz dilekçesinde, bu kez tam aksine, borcun mevcudiyetini tümden inkâr ettiğini, davalının daha önce noter cevabında borcu kabul etmiş olmasına rağmen, sonradan aynı borcu inkâr etmesi açıkça çelişkili beyan teşkil ettiğini, Dava konusu alacağın, şirket içi uygulamalara ve ödeme teamülüne dayanan, belirli ve likit nitelikteki huzur hakkı alacağı olduğunu, söz konusu alacağın, noter ihtarnamesiyle usulüne uygun şekilde talep edilmiş; buna verilen cevapta da açık bir şekilde inkâr edilmeksizin kabul edildiğini, buna rağmen ödeme yapılmamış ve icra takibine haksız biçimde itiraz edildiğini, sonuç olarak;Antalya Genel İcra Dairesi’nin ... /... E. sayılı takip dosyasına davalılarca yapılan itirazların iptali ile takibin devamına, Takip konusu ... TL asıl alacağın, muacceliyet tarihlerinden itibaren, ticari faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddeleri uyarınca, davalıların taşınır ve taşınmaz tüm malvarlıkları, hak ve alacakları üzerine, teminatsız olarak yahut Mahkemenizce uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu alacağı kabul etmemekle birlikte öncelikle takibe konu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, öncelikle haksız ihtiyati haciz talebinin reddini talep etmekle birlikte ihtiyacı haczin şartlarının oluşmadığını, davacı tarafça dava dilekçelerinde ... tarihinden bu yana şirket ortağı olduğu ve şirket uygulamasınca 'huzur hakkı' adı altında aylık ödeme yapılması yönünde yerleşik bir iç düzen ve uygulama olduğu ileri sürülse de bu iddianın haksız olup vekil eden ... ... Ticaret e bir madde bulunmadığını, bu nedenle huzur hakkının doğduğu iddiasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça da dava dilekçelerinde kabul edildiği gibi aksi yönde bir yazılı genel kurul kararı veyahut şirket sözleşmesinde açık bir düzenleme bulunmadığını, davacı tarafın geçmişte yapılan ödemeler ile ilgili olarak ileri sürdüğü iddiaların yersiz olup 'huzur hakkı'nın yerleşik yargı içtihatlarınca da açıkça şirket sözleşmesinde yer alması veyahut bu yönde bir genel kurul kararı olması halinde ödemeye hak kazanılacağının belirtildiğini, davacı tarafın haksız olarak kazanç sağlama gayesi içerisinde olduğunu, şirketin ticaret sicil müdürlüğünden istenecek kayıtları incelendiğinde 'huzur hakkı'na yönelik olarak herhangi bir yönetim kurulu kararının alınmadığının ortaya çıkacağını neticeten davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekiline mahkememiz ... tarihli celsede '' ... nolu ara karar ikmalen yerine getirildiğinde dosyanın ticaret hukukunda uzman hesap bilirkişisine tevdi ile; davalı şirketin ticaret sicil kayıtları, ana sözleşmede genel kurul kararlarının incelenerek ortaklar ve yöneticiler için huzur hakkı ödenmesine karar verilip verilmediğinin , huzur hakkı verilmesini engeller bir kararın alınıp alınmadığının, dava tarihine kadar yapılan huzur hakkı ödemeleri olup olmadığının , huzur hakkı ödemelerinin hangi kararlara dayandığının ve neticeten; davacının huzur hakkı alacağı olup olmadığının var ise Antalya Genel İcra Dairesinin ... /... E sayılı takip dosyasına konu edilen alacağın miktarının doğru olup olmadığının hesap edilmesinin istenilmesine, bilirkişi için ... TL ücret taktirine, bilirkişi ücretini ikmal etmek üzere davacı vekiline 2 hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içinde delil avansı ikmal edilmediğinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ve bir daha bu hususta süre verilmeyeceğinin dosyanın mevcut delil ve ispat yükü kuralları çerçevesinde sonuçlandırılacağının davacı vekiline ihtarına (ihtarat yapıldı) '' şeklinde kesin süre içerir ihtar kurulduğu, davalı tarafın ... nolu ara karar gereğince istenilen belgeleri sunduğu, davacı tarafın buna rağmen süresi içinde avansı yatırmadığı anlaşılmıştır. Toplanan Deliller Işığında Yapılan Yargılama neticesinde; Davanın, davacı ortağın davalı şirketten düzenli olarak huzur hakkı almasına karşın 2025 yılının ... , ... , ... ve ... aylarına ait huzur hakkının (her ay için .... TL olmak üzere Ocak ayından yalnızca ... TL ödendiğinden toplam ... TL olmak üzere) ödenmediğinden bahisle başlatmış olduğu takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkin olduğu, davalı limited şirketin ticaret sicil kayıtlarından davacının şirket ortağı olduğu ancak yetkili müdür sıfatının bulunmadığı, yine davalı şirketin genel kurul defterinin incelenmesinden; şirket ortakları olan davacı ... ... ile davalı ... ... ... için ... tarihli ... tarihli kararlar ile huzur hakkı ödenmesine karar verildiği, bu kararlar sonrasında ... tarihine kadar ''huzur hakkı'' adı altında herhangi bir karar alınmadığı, ... tarihli karar ile ''şirketin yaşamakta olduğu ekonomik sıkıntılar nedeniyle huzur hakkının ... tarihi itibariyle ikinci bir karara kadar iptal edilmesine'' karar verildiği, neticeten davalı şirket tarafından ortaklara huzur hakkı ödenmesi yönünde karar bulunduğu, ancak davacının talep ettiği aylar bakımından huzur hakkının ne kadar olduğunun hesabının bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkabileceği anlaşılmasına karşın davacı tarafın kesin süre ihtarına uygun hareket etmeksizin delil avansını ikmal etmediği, bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldıkları ve böylece davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ... TL harcın, peşin alınan ... TL harçtan mahsubu ile artan ... TL harcın istek halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan ... ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine 6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 30/03/2026 Katip ... ¸e-imza Hakim ... ¸e-imza