4. Hukuk Dairesi 2010/11294 E. , 2011/13282 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/02/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik h…
**4. Hukuk Dairesi 2010/11294 E. , 2011/13282 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 19/02/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 08/06/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız şikayet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davacı, davalının kendisini haksız yere şikayet ettiğini, şikayeti üzerine hakkında ‘sahte belge düzenlemek’ ve ‘zimmet’ suçlarını işlediği iddiasıyla iki ayrı ceza davasının açıldığını, ceza mahkemelerince yapılan yargılama sonucunda her iki suçtan beraatine karar verildiğini, böylece kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı ise, yasal şikayet hakkını kullandığını belirterek davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Yerel mahkemece, davacının maddi ve manevi tazminat istemi reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, maddi tazminat olarak dava konusu olaya ilişkin ceza yargılaması sırasında yaptığı giderleri ve avukatına ödemiş olduğu ücreti istemiştir. Oysa bu giderlerin ve avukatlık ücretinin, ceza mahkemesince değerlendirilerek hüküm altına alınması gerekir. Ayrı bir dava konusu yapılamaz. Şu durumda yerel mahkemece maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olması doğrudur. Davacının manevi tazminat istemi yönünden ise; Şikayet hakkı, diğer bir deyimle hak arama özgürlüğü; Anayasa’nın 36. maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”şeklinde yer almıştır. Hak arama özgürlüğü bu şekilde güvence altına alınmış olup; kişiler, gerek yargı mercileri önünde gerekse yetkili kurum ve kuruluşlara başvurmak suretiyle kendilerine zarar verenlere karşı haklarının korunmasını, yasal işlem yapılmasını ve cezalandırılmalarını isteme hak ve yetkilerine sahiptir.