8. Hukuk Dairesi 2014/15937 E. , 2014/20445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/03/2010 NUMARASI : 2009/273-2010/115 S.. S.. ile T.. S.. aralarındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.03.2010 gün ve 273/115 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, paylı mülkiyet hükümleri uya
**8. Hukuk Dairesi 2014/15937 E. , 2014/20445 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 25/03/2010 NUMARASI : 2009/273-2010/115 S.. S.. ile T.. S.. aralarındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasının kabulüne dair Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 25.03.2010 gün ve 273/115 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, paylı mülkiyet hükümleri uyarınca tarafların ... ada ... parsel sayılı taşınmaza malik olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan binanın 1974 yılında davacı tarafından yapıldığını, bu bina yapıldığında davalının yaşının küçük olduğunu, son katın yine davacı tarafından depremden önce yapıldığını ileri sürerek taşınmaz üzerindeki binanın vekil edenine ait olduğunun tespitini istemiştir. Davalı, usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamış, yargılama oturumlarına katılmamıştır. Mahkemece davanın kabulü ile ...ada ... parsel üzerinde bulunan 3 katlı binanın mülkiyetinin davacı S.. S..'e ait olduğunun tespitine karar verilmesi üzerine; hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti isteğine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; dosya üzerinde yapılan incelemede HMK'nın 290. maddesi (HUMK'nın 364. maddesi) uyarınca keşfin davalı tarafın yokluğunda yapıldığı, davacı tarafça bildirilen dört tanıktan sadece ikisinin keşif yerinde dinlenildiği, dinlenilmeyen tanıkların dinlenmesinden vazgeçme olmadığı halde ve Mahkemece herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin diğer iki tanığın dinlenilmediği, yokluğunda yapılan keşif tutanağı ile teknik bilirkişi raporu ve krokisinin davalıya tebliğ edilmediği, 04.02.2010 tarihli yargılama oturumu ara kararı 2 nolu bendi ile bilirkişi raporunun tebliği konusunda gerekli masrafın davacı taraftan alınmasına karar verildiği, alınan bu ara karardan dönülmediği halde ara karar gereği yerine getirilmeden hüküm kurulduğu belirlenmiştir. Keşif, yokluğunda yapılmış ise yokluğunda yapılan tarafa bilirkişi rapor ve krokisi ile keşif tutanağının birer örneğinin tebliği gerekir. (Prof. Dr. Baki Kuru cilt 2, sayfa 1968,1294,1295,1963, baskı 1980) Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda ve keşif tutanağı ile teknik bilirkişi raporunun yokluğunda keşif yapılan davalı tarafa tebliğ edilmemesi nedeniyle Anayasa'nın 36. maddesi uyarınca savunma hakkının da kısıtlandığı gözetilerek; Mahkemece, her iki tarafın keşfe dayalı delillerinin toplanması, yeniden yapılacak keşifte dinlenmeyen davacı tanıkları ile dinlenen tanıkların HMK'nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağırılması, aynı Kanunun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle tanıkların mümkün olduğunca keşif yerinde dinlenmesi, dava konusu kim tarafından ne zaman meydana getirildiği sorulmak suretiyle bu hususun açıklığa kavuşturulması, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde HMK'nun 261. maddesi gereğince giderilmesine çalışılması, tanık ve bilirkişi sözlerinin ilmi esaslara göre hazırlanan bilirkişi raporlarıyla denetlenmesi, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Kabule göre de, muhdesatın aidiyetinin tespitine yönelik davalarda, muhdesatın kim tarafından meydana getirildiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekirken mülkiyet hakkı doğuracak şekilde mülkiyetin tespitine karar verilmesi de doğru değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 636,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.