(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/13483 E. , 2011/14146 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.05.2008 gününde verilen dilekçe ile yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 25.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 04.10.2011 günü mürafaa icr…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2011/13483 E. , 2011/14146 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.05.2008 gününde verilen dilekçe ile yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 25.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 04.10.2011 günü mürafaa icrasından sonra dosyada görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline iade edilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla, içerisindeki bütün kağıtlar inelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalılardan yüklenici arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereğince üstlendiği edimleri yerine getirdiğini, diğer davalılar arsa sahipleri ise yüklenicinin sözleşme uyarınca yapması gereken bazı imalatları yapmadığını, dolayısıyla kendilerinden karşı edim istenemeyeceğini, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, yapıda saptanan eksiklikler sebebiyle ödenmesi gereken tutar davacı tarafından depo edilmediğinden bahisle dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Belirtildiği üzere, davada alacağın temliki işlemine dayanılmıştır. Bir tanımlama yapmak gerekirse alacağın temliki alacaklı ile onu devralan üçüncü kişi arasında borçlunun rızasına ihtiyaç olmaksızın yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliğini taşıyan şekli bağlı bir akittir. Bu bakımdan da davada dayanılan adi yazılı düzenlenmiş 11.10.2005 tarihli sözleşme Borçlar Kanununu 162 ve devamı maddeleri uyarınca yapılmış bir temlik anlaşmasıdır. Gerçekten, yüklenici eseri meydana getirerek sözleşmenin karşı tarafına teslim etmesi halinde kazanacağı şahsi hakkı (hak kazandığı bağımsız bölümler karşılığı arsa payını) arsa sahiplerinin rızası olmaksızın yukarıda belirtilen koşullara uygun olarak üçüncü bir kişiye (davacıya) temlik edebilir. Ancak, temlik talebine muhatap olan borçlu (davalı arsa sahipleri) temlik işlemine dayalı hakkı hemen yerine getirmek zorunda değildir. Zira, Borçlar Kanununun 167. maddesi hükmüne göre borçlu (arsa sahipleri) temlike vakıf olunca temlik edene (yükleniciye) karşı haiz olduğu bütün def’ileri temellük edene (davacı üçüncü kişiye) dahi ileri sürebilir hale gelir. Davalı arsa sahiplerinin temellük edenin taleplerine karşı koymalarının nedeni Borçlar Kanununun 167. maddesidir. Bu bakımdan davalı arsa sahiplerinin gerçekten temellük edene (davacıya) yüklenici ile olan sözleşme sebebi ile bazı haklar ileri sürüp süremeyeceği işin mahiyetine uygun şekilde araştırılmalıdır.