Başvuru, sağlıklı olarak girilen cezaevinde ölümcül bir hastalığa yakalanılması nedeniyle yaşam hakkının; beraat kararı yerine mahkûmiyet kararı verilmesi, hükmün açıklandığı duruşmada müdafiin bulunmaması ve duruşmaya çağrılarak dinlenmesi istenen kişinin dinlenmemesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, sağlıklı olarak girilen cezaevinde ölümcül bir hastalığa yakalanılması nedeniyle yaşam hakkının; beraat kararı yerine mahkûmiyet kararı verilmesi, hükmün açıklandığı duruşmada müdafiin bulunmaması ve duruşmaya çağrılarak dinlenmesi istenen kişinin dinlenmemesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/1/2014 tarihinde Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Komisyonlar Başraportörlüğünün 26/3/2014 tarihli kararı ile Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesi gereğince tespit edilen idari eksikliklerin verilen kesin süre içinde giderilmediği gerekçesiyle başvurunun idari yönden reddine karar verilmiştir. Başvurucu, idari ret kararına karşı itiraz yoluna başvurmuştur. İtirazı inceleyen İkinci Bölüm Birinci Komisyonun 31/3/2015 tarihli kararı ile başvurucunun itirazının ve adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 9/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık tarafından görüş sunulmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) bilişim sistemi aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Hakkındaki Soruşturma ve Kovuşturma Süreci Başvurucu, Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülmekte olan 2011/875 sayılı soruşturma kapsamında Bingöl Sulh Ceza Mahkemesinin 2/3/2011 tarihli ve 2011/16 sorgu sayılı kararı ile uyuşturucu ticareti yapmak suçunu işlediği şüphesi ile tutuklanmıştır. Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 1/4/2011 tarihli ve E.2011/472 sayılı iddianamesi ile başvurucunun uyuşturucu madde ticareti yapmak suçunu işlediği iddiası ve 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince cezalandırılması talebi ile Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin 15/9/2011 tarihli ve E.2011/65, K.2011/113 sayılı kararı ile başvurucunun ticari amaçla uyuşturucu maddelerden esrar maddesini bulundurup nakletmek suçundan 5237 sayılı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası delaletiyle, aynı Kanun’un maddesinin (3) numaralı fıkrası ve maddesi gereğince 5 yıl hapis ve 83 gün karşılığı 660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan kararın temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 22/3/2013 tarihli ve E.2012/2663, K.2013/2718 sayılı ilamı ile anılan mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Başvurucunun 1/10/2013 tarihli dilekçesine istinaden İlk Derece Mahkemesince Tunceli A3 Tipi Ceza İnfaz Kurumuna yazılan 8/10/2013 tarihli yazının ilgili kısımları şöyledir:“Kurumunuzda hükümlü olarak bulunan Mehmet Ali OYUNLU'nun mahkememize göndermiş olduğu 01/10/2013 tarihli dilekçesi ile daha önce mahkememizin 2011/65 esas sayılı dava dosyasına gönderdiğini belirttiği 11/04/2011 tarihli dilekçesinin, mahkememizin 2011/65 esas sayılı dava dosyasının sonuçlanıp kesinleşmiş olması nedeniyle gereği için Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğinin adı geçen hükümlüye tebliği rica olunur.” Ceza İnfaz Kurumunca düzenlenen “tebliğ-tebellüğ belgesi”nden başvurucunun, İlk Derece Mahkemesinin belirtilen yazısını "okumak ve yazının bir nüshası almak suretiyle" 9/10/2013 tarihinde tebellüğ ettiği anlaşılmaktadır. Başvurucu, başvuru yollarının tüketildiğini 2/12/2013 tarihinde öğrendiğini beyan etmiştir. Başvurucu 2/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun Ceza İnfaz Kurumlarında Tutulma Süreci 2/3/2011 tarihinde tutuklanmasına karar verilen başvurucu, Bingöl M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur. Başvurucu bilinmeyen tarihlerde sırasıyla Tokat T Tipi ve Tunceli A3 Tipi Ceza İnfaz Kurumlarında tutulmuştur. Başvurucunun beyanına göre Tunceli’de bulunduğu sırada uzman doktor tarafından kendisine tüberküloz (verem) teşhisi konulmuştur. Başvurucu 21/11/2013 tarihinde Gümüşhane E Tipi Ceza İnfaz Kurumuna nakledilmiştir. Bilinmeyen bir tarihte kurum doktoru tarafından muayene edilen başvurucu, Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edilmiştir. Başvurucu 23/12/2013 tarihinde Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesine yatırılmıştır. Anılan sağlık kuruluşunda 27/12/2013 tarihinde yapılan tetkikler sonucunda -başvurucunun beyanına göre- daha önce uzman doktor tarafından tüberküloz (verem) olduğu söylenen hastalığının kansere dönüştüğü tespit edilmiştir.B. İlgili Hukuk 5237 sayılı Kanun’un maddesinin (3) numaralı fıkrası, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 149, 150, 151 ve maddeleri, 16/5/2001 tarihli ve 4675 sayılı İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun maddesi.