T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/325 Esas KARAR NO : 2025/1335 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/05/2023 NUMARASI : 2022/419 Esas, 2023/398 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/325 Esas KARAR NO : 2025/1335 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/05/2023 NUMARASI : 2022/419 Esas, 2023/398 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davaya konu bononun 78.000 TL bedelli oyup 28/01/2014 düzenleme 28/01/2017 vade tarihli olduğunu, borçluları müvekkili ... ve Kefil ... olduğunu, lehtarının davalı ..., cirantasının ise davalı ... olarak gözüktüğünü, İstanbul 11. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin 30/04/2019 tarihinde ...'e tebliğ edildiğini, kefil ...'in eşinin kefalete rızasının olmadığını, ...'in 09/03/2022 tarihinde vefat ettiğini, ilgili bono üzerinde isimleri yazılı lehtar ve cirantaya hiçbir borçları olmadığını ve böyle bir bonoya da bilerek ve isteyerek imza atmadıkları için süresi içerisinde müvekkilinin ... ve Müteveffa ...'in imzaya itiraz davası açtıklarını, ancak İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinde görülen 2019/592 Esas sayılı davanın şuan da istinafta olduğunu, davalılara kesinlikle hiçbir borçları olmadığından dolayı haklarında açılan bu icra takibiyle mağdur olduklarından ötürü işbu davayı açma gereğinin hasıl olduğunu, müvekkili ... ve müteveffa ...'in 2014 yılında Üçşehitlar mah. Ada:... Parsel:9 Eyüp/ İstanbul adresinde tapuya kayıtlı gayrimenkullerini Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yaparak müteahhit firma ... Yapı İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.'nin imza yetkilisi davalı ... ile tanıştıklarını, düzenleme şeklinde vekaletname, Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, düzenleme şeklinde Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, yapı ruhsatı ve kira ödemelerine ilişkin makbuzlar gibi birden fazla sayfaya birden fazla imza atılmasını gerektiren evrakları imzalamak adına ..., ... ve ...'un bir araya geldiğini, işbu duruma ilgili arsanın sahipleri ...'in de şahit ve taraf olduğunu, davaya konu bononun birden fazla sayfalı ve birden fazla imza gerektiren evraklar imzalanırken davalı ... tarafından hileyle kağıtların arasına konulduğunu ve müvekkillerine imzalatıldıktan sonra boş kısımlarının yine davalı tarafça doldurulduğunu, müvekkili ... olan isminin Abdürrahim olarak yazıldığını, ilgili yazıların kesinlikle müvekkillerine ait olmadığını, hile yoluyla imzalatılıp boş kısımları kendilerince doldurulduğunu belirterek senedin iptaline ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu edilen 78.000 TL bedelli 28/01/2014 düzenleme, 28/01/2017 vade tarihli bononun cirantosu olduğunu, lehtar davalı ...'un müvekkiline olan borcu kaşılığında alacaklısı olduğu bonoyu müvekkiline ciro ettiğini, bu bonoya dayanılarak davacı aleyhine İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı kambiyo takibi başlatıldığını, davacı tarafın öncelikle 03/05/2019 tarihinde bonoda bulunan imzaya itiraz ettiğini bu davanın İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinde 2019/592 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, bono üzerindeki imzanın bilirkişilerce incelendiğini ve bahse konu bono üzerinde bulunan imzanın ...'e ait olduğu belirtildiğini, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi yapılan tüm imzaya itirazlarının reddine karar verildiğini, davacı tarafın borcunu ödememekte bugüne kadar direttiğini, davacı borçlunun imzaya yapıkları itirazdan olumlu sonuç alamayınca haksız ve kötüniyetli olarak sırf takibi uzatmak amacıyla bu sefer de işbu menfi tespit davasını açtıklarını, davacının bonodan kaynaklanan bir borcunun olmadığını iddia etmekte olduğunu, ancak bu iddiasını destekleyecek yazılı bir delil sunmadığını, davanın reddine, davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İİK. m. 72/4 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2023 tarih ve 2022/419 Esas, 2023/398 Karar sayılı kararıyla; davacıların davaya konu senedin hile ile imzalatıldığını belirterek senedin ve icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ettiği, davacılar senedin hile yoluyla alındığını iddia ettiğinden, ispat yükünün davacılar üzerinde olduğu, davacıların irade fesadı hallerini her türlü delille ispatlayabileceği gözetilerek davacılar tarafından bildirilen tanıkların dinlendiği, dinlenen tanıkların senedin hile ile alındığına ilişkin bir görgüsünün olmadığı, bu nedenle davacıların bu iddiasını ispat edemediği, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğu, davacıların davalılara borçlu olmadığını kanıtlayamadığı gerekçeleriyle ispatlanamayan davanın reddine, mahkemece verilen ihtiyati tedbirin uygulanmadığı gözetilerek davalı tarafın İİK m. 72/4 maddesine dayanan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; Bildirdikleri tüm tanıkların dinlenmemesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, Hile iddiasının senede bağlanması mümkün olmadığından senetle ispat edilmesinde maddi imkansızlık bulunduğunu, irade bozukluğu iddiasının tanık dahil her türlü delille ispatı mümkün olduğunu, tanıkların sözleşmeler imzalanırken orada bulunduklarından dolayı gerekçeli karardaki "senedin hile ile alındığına ilişkin bir görgülerinin olduğu beyanlarından açıkça anlaşılmaktadır" çıkarımının hatalı olduğunu, sözleşmeler ve sözleşmeler arasına gizlice sıkıştırılmış senet imzalanırken iki tanıklarının orada bulunduğunu ve gözleri ile imzaların atıldığı anlara şahit olduklarını, 07.03.2014 Tarihli satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde "inşaatın başından sonuna kadar tüm harç rüsum, alım ve satım vergileri, kat mülkiyeti harçları, iskan harçları ve vergiler ile ileride yeniden tahsis olunacak veya burada yazılmamış her türlü vergi rüsum ve harçlar müteahhit tarafından ödenecektir ibaresi yer almaktadır. " düzenlemesi bulunduğunu, Dava değeri olan 78.000 TL aslında, davaya konu bononun da düzenleme tarihi olan 28.01.2014 tarihinde müteahhit firma tarafından ilgili inşaata ait 78.000 TL'lik vergi (gecekondu fonu) ödemesine ilişkin olduğunu, dosyada mübrez ödeme dekontu ve tanık ...'nun "müteahhit ... Yapı gecekondularımız için 78-80 bin TL civarında para ödedi, bu para inşaatın yan parsele sarkması nedeniyle ödenen bir paraydı, müteahhit önce bu parayı siz ödeyeceksiniz dedi ancak daha sonra vazgeçti kendi ödedi, bu durum ... aradan çekildikten sonra oldu" şeklindeki beyanıyla ispatlandığını, zira hile ile imzalatılan bono ile ilgili verginin ödeme tarihinin aynı olduğu da nazara alındığında, sözleşmeye göre müteahhit firmanın ödeyeceğini taahhüt ettiği bedelin gizlice müvekkil davacılardan tahsil edilmeye çalışıldığı, davalı ...'ın hakkında dolandırıcılık ve özel-resmi belgede sahtecilik suçlarından çok sayıda dosya yürütüldüğünü, senedi devralan hamil ... da iyi niyetli olmadığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; menfi tespit davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından; Davaya konu bononun birden fazla sayfalı ve birden fazla imza gerektiren evraklar imzalanırken davalı ... tarafından hiley ile kağıtların arasına konulduğunu ve müvekkillerine imzalatıldıktan sonra boş kısımlarının yine davalı tarafça doldurulduğunu, müvekkili ... olan isminin ... olarak yazıldığını, ilgili yazıların müvekkillerine ait olmadığını ileri sürerek davanın açıldığı, davalı tarafından uyuşmazlığa konu bonun "borç karşılığı" olarak verildiği savunulmuştur.Davaya konu bono suretinin incelenmesinden; 28/01/2014 düzenlenme ve 18/01/2017 vade tarihli 78.000,00 TL bedelli bononun, ... tarafından düzenlendiği, ... 'in bono üzerinde kefil sıfatıyla bulunduğu, bono üzerinde malen/nakden kaydı bulunmadığı görülmüştür....'in 09/03/2022 tarihinde vefat ettiği, sunulu mirasçılık belge suretinden mirasçılarının ..., ... ve ... olduğu, davacıların aktif dava ehliyetleri bulunduğu anlaşılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, iddia ve savunma kapsamında ispat külfeti üzerine düşen davacı tarafından "hile" iddiasını ispata elverişli dosya kapsamında somut delil sunulmadığı, dosyaya yansıyan bir ceza mahkumiyeti kararı da bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.23/10/2025