İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 04/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/05/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2025 tarih, 2025/22 Esas ve 2025/912 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmazında 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem neticesinde yıkılması dolayısıyla ... numaralı "... Sigor…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/549 - 2026/1107 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/549 KARAR NO : 2026/1107 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2025 NUMARASI : 2025/22 Esas ve 2025/912 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. İHBAR OLUNAN : VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 04/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 04/05/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2025 tarih, 2025/22 Esas ve 2025/912 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmazında 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem neticesinde yıkılması dolayısıyla ... numaralı "... Sigorta Poliçesi" deprem teminatı kapsamın müvekkilinin gerçek zararının tespiti ile birlikte HMK 107. Maddesi uyarınca fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 1.000,00.TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu sigortalı taşınmazın sigortalının sürekli ikamet edilen özel konutu olduğunu, davacının sigortalattığı dava konusu taşınmazı ticari faaliyetleri için kullanmamakta olup iş yeri niteliğinde olmadığını, davanın tüketici mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, bu davada talep 1.000,00.TL olduğundan Tüketici Hakem Heyetine başvurulması zorunlu olduğunu, dava konusu edilen değerin belirlenebilir olduğu halde davacının hukuka aykırı şekilde belirsiz alacak davası açtığını, davacının bu davasının belirsiz alacak davası olarak açmasının mümkün bulunmadığını, poliçede rehinli alacaklı kaydı bulunması sebebiyle ... Bankası A. Ş.'nin muvafakatinin alınması zorunlu olup davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davanın krediyi tahsis eden lehtar banka yerine davacı tarafından ikame edildiğini, davanın devam edebilmesi için poliçe uyarınca dain-i mürtehin sıfatını haiz olan ... Bankası A.Ş.'nin muvafakati gerektiğini, müvekkil şirkete husumet yöneltilmesi ve bundan kaynaklı müvekkil şirketten herhangi bir talepte bulunulmasının mümkün bulunmadığını, davacının taleplerinin deprem kaynaklı hasara ilişkin olup poliçede deprem teminatı bulunmadığını, davacının mevzuata uygun şekilde bilgilendirildiğini, davacı tarafından poliçe tanziminden sonra kanuni süre içinde poliçe içeriğine ilişkin herhangi bir itirazda bulunulmadığını, dava konusu edilen poliçenin 2 kez yenilendiğini, 2 kez yenilenmeye rağmen deprem teminatının olmadığının davacı tarafından bilinmediğinin kabulü hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu nedenlerle; davanın görev yönünden reddine, dava değeri itibariyle dava şartı yokluğundan reddine, dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından davacı tarafa, talep konusunu ve taleplerini miktar olarak belirtmesi ve belirtilen miktarlar üzerinden eksik harcın tamamlanması için mahkemece süre verilmesine aksi takdirde davanın usulden reddine, poliçede rehinli alacaklı kaydı bulunması sebebiyle ... Bankası A. Ş.'nin muvafakatinin alınması zorunlu olduğundan bu muvafakat ibraz edilmediği takdirde davanın esasına yönelik inceleme yapılmaksızın usulden reddine, davanın acente sıfatını haiz ... Bankası A.Ş.'ne ihbar edilmesine, davacının talepleri sigorta teminatı kapsamı dışında olduğundan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2025 tarih, 2025/22 Esas ve 2025/912 Karar sayılı kararında, poliçede dain mürtehin kaydı bulunan ... Bankası'na yazılan müzekkere cevabında ilgili cevap tarihi itibari ile daini mürtein haklarının devam ettiği ve öncelikle kendi alacaklarının ödenmesi koşuluyla davaya şartlı olarak muvafakat verdiğinin anlaşıldığını, davacı yanın dava dışı bankaya olan borcunun devam ettiğini, bu hali ile dava dışı banka tarafından açılan davaya şartlı olarak muvafakat verildiğini, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi gerektiğini, davacının eldeki davada aktif husumetinin bulunmadığını, bu nedenlerle; davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin ihbar edilen bankaya herhangi bir borcu bulunmamakla ipoteğin kaldırılması hususunda halen bir sonuç alınamadığını, ihbar edilen banka tarafından bugün yarın denilmekle oyalanmakta ve işlemlerin halen sürdüğünün bildirildiğini, mevcut sürünceme müvekkilin davasının usulden reddine sebep olduğunu, mahkemece bu husus tespit edilebilecekken direkt olarak usul eksikliği sebebi ile verilen red kararının bozmayı gerektirmekte olduğunu, bu nedenlerle; yerel mahkeme kararının bozularak kaldırılmasına ve dosyanın esasına girilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2025 tarih, 2025/22 Esas ve 2025/912 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, konut sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine dair karar verilmiş işbu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, açılan davaya dava dışı banka tarafından şartlı muvafakat verilmesinden dolayı davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114/2 maddesinde; "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır.”denilmiştir. Dava şartlarının incelenmesi başlıklı 115. maddesinde ise; "(1)Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 16/04/2024 tarih, 2024/535 esas, 2024/3372 karar sayılı "... rehin hakkı sahibinin davaya muvafakatinin açık ve net olması gerekmekte olup şartlı muvafakat geçersizdir ancak davaya şartlı muvafakatın geçersiz olduğu ve davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de rehin konusu borcun miktarı araştırılmamış, davaya konu araç üzerinde rehin hakkı sahibi olan dava dışı bankanın alacağına kavuşmak maksadı ile sigorta teminat bedelinin tahsili amacı ile sigorta şirketi aleyhine açmış olduğu bir davaya veya icra takibi bilgisine de rastlanmamıştır. Buna göre hakem heyetince öncelikle; aracın en son tescil kaydının dosyaya kazandırılması, daini mürtehin bankanın rehine konu kredi işleminin dosyaya getirtilmesi, rehne konu krediden kaynaklı olarak son güncel borç miktarının tereddüde yer vermeyecek şekilde net olarak bildirilmesinin ve icra takibi başlatılmışsa, bildirilmesinin bankadan istenmesi, sonucuna göre de rehne konu kredi borcu ödenmemiş ise sigorta bedelini talep hakkının öncelikle dava dışı bankaya ait olduğu ancak artan kısım varsa davacının bunu talep etme hakkı olduğu, kredi borcunun poliçe teminatından daha düşük miktarda olduğu durumda ise kredi borcundan artan kısım için dava dışı bankanın onayına ihtiyaç bulunmadığı gözetilerek karar verilmesi gerekirken,..." ilamında da belirtildiği üzere rehin hakkı sahibinin açılan davaya muvafakatının kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Banka tarafından açılan davaya muvafakat verilmemesi halinde veya şartlı muvafakat verilmesi halinde, bankadan rehin konusu borcun miktarı araştırılması, rehne konu krediden kaynaklı olarak son güncel borç miktarının tereddüde yer vermeyecek şekilde net olarak bildirilmesinin ve icra takibi başlatılmışsa bildirilmesinin istenmesi, sonucuna göre de rehne konu borç ödenmemiş ise sigorta bedelini talep hakkının öncelikle dava dışı bankaya ait olduğu ancak artan kısım varsa davacının bunu talep etme hakkı olduğu, borcun poliçe teminatından daha düşük miktarda olduğu durumda ise bankaya olan borçtan artan kısım için dava dışı bankanın onayına ihtiyaç bulunmadığı gözetilmelidir. Somut olayda; davacıya ait taşınmazın ticarethane olarak kullanıldığı, depremde hasar gördüğü ve yıkıldığı, davalı sigorta şirketine ... Sigortası ile sigortalı olduğu, ... Bankasının yazı cevabında, davacının banka nezdinde risklerinin bulunduğu ve devam ettiği, banka alacaklarının öncelikli tahsili şartıyla davaya muvafakat ettiklerinin belirtildiği, ilk derece mahkemesince de; muvafakat şartının gerçekleşmediği göz önüne alınarak davacının husumet ehliyeti bulunmadığından bahisle davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş ise de; Dain-i mürtehin tarafından verilen muvafakat davanın her aşamasında tamamlanabilen dava şartı olup, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için (bankanın muvafakatını alması veya borcun ödenerek kapatılması için) davacı tarafa kesin süre verilmesi gerektiği (ayrıca banka tarafından borcun kapatıldığının bildirilmesi halinde menfaati kalmayan bankanın davaya muvafakatinin aranmasına gerek olmadığı), muvafakatın alınamaması veya şartlı olması halinde de yukarıda da belirtildiği üzere araştırma yapılarak değerlendirme yapılması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekillinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/(1)-a-6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2025 tarih, 2025/22 Esas ve 2025/912 Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2025 tarih, 2025/22 Esas ve 2025/912 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 732,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ve talep halinde istinaf eden davacıya İADESİNE, 5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olmak üzere 04/05/2026 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır