Başvuru, iftira suçundan yürütülen soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi nedeniyle şeref ve itibarın korunması ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, iftira suçundan yürütülen soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi nedeniyle şeref ve itibarın korunması ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 17/6/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonunca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Şüpheli A., miras konusu mallar nedeniyle başvurucuların kendisini telefonla tehdit ettiklerini iddia ederek şikâyetçi olmuştur. Başvurucu A. S., şüpheli A.nın kardeşi, diğer başvurucunun ise annesidir. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca başvurucular hakkında yürütülen soruşturma sonunda telefonla tehdit suçunun işlendiğine dair dosyada soyut iddiadan başka delil bulunmadığı gerekçesiyle 8/11/2013 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Anılan karar üzerine bu kez başvurucular, şüpheli A.nın kendilerine iftirada bulunduğu iddiasıyla şikâyetçi olmuştur. Yürütülen soruşturma sonunda anayasal şikâyet hakkının kullandığı gerekçesiyle şüpheli A. hakkında 6/1/2014 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Söz konusu karara itiraz edilmiştir. Manavgat Ağır Ceza Mahkemesi, şüphelinin belirtilen tarihte başvurucular tarafından aranıp aranmadığının tespiti ile sonucuna göre iftira suçundan dolayı karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı 12/5/2014 tarihinde kaldırmıştır. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı anılan eksikliğin giderilmesi bakımından şüphelinin telefonunun kimler tarafından arandığının tespiti için Mahkemeden talepte bulunmuştur. Antalya Ağır Ceza Mahkemesi, şüpheli ile başvurucuların yakın akraba olduklarını ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesinin (3) numaralı fıkrasında “Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki iletişim kayda alınmaz.ˮ denildiğini belirterek iletişimin tespiti talebinin reddine karar vermiştir. Bunun üzerine söz konusu şikâyetle ilgili olarak yeniden kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Son olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itiraz da Antalya Sulh Ceza Hâkimliğince 6/3/2015 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucular anılan karardan 20/5/2015 tarihinde haberdar olmuştur. Başvurucular 17/6/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.