T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/81 - 2026/178 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/81 KARAR NO : 2026/178 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/01/2026 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/1336 Esas (Derdest) DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ :…
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/81 - 2026/178 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/81 KARAR NO : 2026/178 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/01/2026 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/1336 Esas (Derdest) DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Tespit KARAR TARİHİ : 22/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/01/2026 tarih ve 2025/1336 Esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:Davacı ...'in ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 115 Ada 66 Parselin 25/88 oranında hissedarı ve bu parsel üzerinde bulunan 164 numaralı mesken/iş yerinin maliki olduğunu, diğer hissedarlar ... ve ... ile paylı mülkiyetin söz konusu olduğunu ve malikler arasında fiili taksim yapıldığını, davacı ...'in kendi kullanımına ayrılan kısım üzerine yapı inşa ettiğini ve bu yapıyı ... Belediye Başkanlığına bildirerek elektrik ve su aboneliği işlemleri için numarataj belgesi aldığını, yapının inşasını 2021 yılından beri sürdürdüğünü ve tamamladıktan sonra davalı şirkete başvurarak elektrik aboneliği sözleşmesi imzalanmasını talep ettiğini, ancak davalı şirketin enerji talep edilen yere ait tapu hisseli ise pay ve paydaştan %51'i geçecek şekilde noterden muvafakatname alınması şartı ile işlemlere devam edilebileceğini belirterek davacının talebini reddettiğini, davacı ...'in diğer hissedarlarla anlaşamadığı ve muvafakatname alamadığı için mülkiyet hakkını kullanamadığını ve bu nedenle davayı açmak zorunda kaldığını, elektrik aboneliği kurulabilmesi için diğer hissedarların muvafakatine gerek bulunmadığını, zira paylı mülkiyetin söz konusu olduğunu ve her paydaşın kendi payı bakımından malik hak ve yükümlülüklerine sahip olduğunu, arabuluculuk başvurusunda bulunulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, dava süresince davacı lehine tedbiren teminatsız olarak abonelik sözleşmesinin kurulmasını ve davanın kabulü ile davalı kurumun davacı ile abonelik sözleşmesi yapması gerektiğinin tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini 17.11.2025 tarihinde talep ve dava etmiştir. CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:Davacının dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nın 119 ve 121. maddelerindeki şartları taşımadığını, vakıaları ve delilleri açıkça belirtmediğini, belgeleri sunmadığını belirterek öncelikle reddini talep ettiğini, ayrıca zamanaşımı def'i, derdestlik, yetki ilk itirazı ve husumet itirazında bulunduğunu, esas yönünden ise davacı vekilinin müvekkilinin ... İli ... İlçesi ... Mahallesi 115 Ada 66 Parselin 25/88 oranında hissedarı ve bu parsel üzerindeki 164 numaralı mesken/iş yerinin maliki olduğunu, diğer hissedarlar ... ve ... ile fiili taksim yapıldığını, kendi kullanımına ayrılan kısma yapı inşa ettiğini, ... Belediye Başkanlığına bildirdiğini, numarataj belgesi aldığını, davalı şirkete elektrik aboneliği için başvurduğunu ancak davalı şirketin enerji talep edilen yere ait tapu hisseli ise pay ve paydaştan %51'i geçecek şekilde noterden muvafakatname alınması şartı ile işlemlere devam edilebileceğini belirterek talebi reddettiğini iddia ederek tedbiren elektrik bağlanması, muarazanın meni ve abonelik işleminin kabulünü talep ettiğini belirttiğini, davalının ise ... bildirim numarası ile 18.09.2025 tarihinde süreç başlatılan ve 06.10.2025 tarihinde bağlantı talebinde bulunulan bahse konu parselin hisseli olması sebebiyle %51 pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanarak muvafakatname eksikliği, emlak beyanının yazıcıdan okunaklı taratılmamış olması, tapuda ve emlak beyanında soyisimin uyuşmaması kaynaklı E-Devlet’ten nüfus kayıt örneği olmaması nedenleriyle red verildiğini, davacının yasal süreci ilerletmeden başvurusunun karşılanmasını talep ettiğini, Elektrik Piyasası Bağlantı ve Sistem Kullanım Yönetmeliği Madde 10.2.a, EPDK'nın 13.12.2017 tarihli ve 7504-10 sayılı kurul kararı ile Türk Medeni Kanunu madde 691 kapsamında paylı mülkiyete konu yerlerde pay ve paydaş çoğunluğu, elbirliğine konu yerlerde oybirliği arandığını, müvekkil şirketin uygulamasının hukuka aykırı olmadığını, hisseli taşınmazlarda fiili kullanım net değilse diğer hissedarların mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi adına muvafakatname veya tüm hissedarlardan yazılı beyan istendiğini, bu uygulamanın Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu düzenlemeleri, Dağıtım Bağlantı ve Kullanım Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde zorunlu ve hukuki olduğunu, diğer hissedarlar tarafından davacıya kullanım hakkı verilmediği için şirketlerinin abonelik kurmama yönündeki işleminin hukuka uygun olduğunu, numarataj, tapu yerine geçen belge, enerji müsadesi başvuru dilekçesi, yapı ruhsatı yerine geçen belge ve elektrikçi ile mal sahibi arasındaki sözleşmenin müvekkil şirketten celbini talep ettiğini, müvekkil şirketin kanunlara ve yönetmeliklere uygun hareket ettiğini, kusurlu ve eksik bir davranışı olmadığını belirterek öncelikle zamanaşımı def’i, derdestlik, yetki ilk itirazıyla, dava şartı ve husumet yönünden davanın reddine, bu itirazlar kabul edilmediği takdirde ise haksız olan davanın esas yönünden reddine, davacının tedbir talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 02/12/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece"....Davaya konu meskene elektrik enerjisi verilmemesi halinde kişilerin hayatlarını devam ettirmeleri açısından telafisi imkansız zararlar meydana gelebileceği öngörülerek mahkememizce tedbir kararı verilmiş ise de, sehven talebin eksik değerlendirildiği ve geçici abonelik tesisi hakkında karar verilmediği nazara alınarak talep yerinde görülmekle tedbiren elektriğin bağlanmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. 1-İhtiyati tedbir talebinde bulunan vekilinin abonelik sözleşmesi yapılması ve tedbiren elektriğin bağlanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin HMK 389 vd. maddeleri gereğince, takdiren 10.000,00-TL teminat karşılığında KABULÜ ile; Teminat mahkeme veznesine yatırıldığında; ... İli ... İlçesi ... Mah. 115 Ada 66 parselin üzerinde bulunan 164 numaralı Mesken/İşyerinde TEDBİREN ELEKTRİĞİN BAĞLANMASINA, bu hususta teminat yatırıldığında davalı şirkete müzekkere yazılmasına, -Tedbir kararından sonra çıkacak faturaların talep eden tarafından ödenmesine,...." karar verilmiştir. Davalı vekilinin ihtiyati tedbir ara kararına süresi içinde itiraz ettiği, ilk derece mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme neticesinde; İLK DERECE MAHKEMESİNİN İHTİYATİ TEDBİR ARA KARARINA YAPILAN İTİRAZIN DEĞERLENDİRİLMESİNE YÖNELİK 06/01/2026 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "...İhtiyati tedbir talep edilen yerin iş yeri olduğu belirtildiğinden iş yerinin faaliyetlerinin devamının esas olduğu bu nedenle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı yada tamamen imkansız hale geleceğinden gecikme sebebi ile bir sakıncasının yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesinin bulunduğu değerlendirilmekle Adana BAM 9. HD 30.05.2018 tarih ve 450-399 E.-K. Sayılı ilamı ve benzer nitelikteki ilamlar da nazara alınarak davalı ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin 02/12/2025 tarihli itirazlarının REDDİNE, ..." karar verilmiştir. DAVALI VEKİLİ ARA KARARA İTİRAZ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE : "Mahkemece verilen tedbir kararının, davacının kanıtlanmamış iddialarına ve “elektrik temel ihtiyaçtır” genellemesine dayanılarak kurulduğunu, oysa davacının hisseli taşınmazda, fiili kullanım alanının hukuken belirli olduğunu ispat edemediğini, davacının, taşınmaz üzerinde inşa ettiği yapının ruhsat durumu, imar hukuku, yapının yasal niteliği gibi temel unsurları dosyaya sunmadığını, davacının talebinin, bir abonelik sözleşmesinin zorla kurulmasına yönelik olduğunu, bunun, HMK m.389 kapsamında korunması gereken bir acil hak değil, davanın esasına ilişkin bir talep olduğunu, bu nedenle, geçici nitelikte verilmesi gereken tedbirin, davayı fiilen sonuçlandırır nitelikte olup hukuka aykırı olduğunu, tedbirin, telafisi güç zarar riski yönünden somut delille desteklenmediğini, müvekkili şirketin muvafakat şartının hukuka uygun olduğunu, davacının, müvekkili şirketin uygulamasını hukuka aykırı göstermeye çalışsa da bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, hisseli taşınmazlarda abonelik kurulabilmesi için, paydaşlar arasında fiili kullanımın net bir şekilde belirli olması gerektiğini, bu belirlenebilirlik yok ise dağıtım şirketinin, diğer hissedarların mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi adına muvafakatname veya tüm hissedarlardan yazılı beyan istediğini, bu uygulamanın Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu düzenlemeleri, Dağıtım Bağlantı ve Kullanım Yönetmeliği, Elektrik Piyasası Kanunu hükümleri çerçevesinde zorunlu ve hukuki olduğunu, diğer hissedarlar tarafından davacıya kullanım hakkı verilmediği için, müvekkili şirketin abonelik kurmama yönündeki işleminin hukuka uygun olduğunu, mahkemece teminatın 10.000 TL olarak belirlendiğini, oysa enerji altyapısı çalışmaları, aynı taşınmaz üzerinde çıkabilecek ihtilaflar nedeniyle şirketin maruz kalabileceği zararın çok daha yüksek seviyede olduğunu, davacı lehine verilen tedbirin müvekkili şirketi maddi ve hukuki riskler karşısında korumasız bıraktığını, ihtiyati tedbir kararının, taraflarının savunmaları dinlenmeden verildiğini ve davacı tarafın iddialarının kesin bir delile veyahut resmi bir belgeye dayanmadığını, davacının davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmediği de değerlendirildiğinde mahkemece hükmedilen tedbir kararının icrasına ilişkin belirlenen şarta ve teminat miktarına itiraz ettiklerini açıklayarak ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulüne karar verilerek verilen tedbir kararının kaldırılmasını mahkeme aksi kanaatte ise teminat miktarının artırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; mahkemece verilen ihtiyati tedbir ara kararına yapılan itirazın reddine ilişkin kararın kaldırılması istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, 02/12/2025 tarihli ara karar ile HMK'nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca "İhtiyati tedbir talebinde bulunan vekilinin abonelik sözleşmesi yapılması ve tedbiren elektriğin bağlanması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin HMK 389 vd. maddeleri gereğince, takdiren 10.000,00-TL teminat karşılığında KABULÜ ile; Teminat mahkeme veznesine yatırıldığında; ... İli ... İlçesi ... Mah. 115 Ada 66 parselin üzerinde bulunan 164 numaralı Mesken/İşyerinde TEDBİREN ELEKTRİĞİN BAĞLANMASINA, bu hususta teminat yatırıldığında davalı şirkete müzekkere yazılmasına, Tedbir kararından sonra çıkacak faturaların talep eden tarafından ödenmesine," şeklinde ihtiyati tedbir uygulanmasına karar verilmiş, bu ara karara davalı vekilince itiraz edilmiş, mahkemece itirazın reddine karar verilmiştir. Ara karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. 6502 sayılı Kanunun 3/1-ı maddesine göre, "Sağlayıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi," Kanunun 3/1-k maddesine göre, "Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi," Kanunun 3/1-l maddesine göre, "Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi," ifade eder. 6502 sayılı Kanunun 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanunda düzenlenmesi tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici, diğer tarafın kanunun tarif ettiği anlamda satıcı/ sağlayıcı olması gerekir. Dosya içerisinde mevcut bilgi ve belgeler incelendiğinde; talep edenin mesken aboneliği talebinde bulunduğu ve vergi dairesi yazı cevabına göre tacir olmadığı bu haliyle uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanunun tarif ettiği şekilde tüketici işleminden kaynaklandığı ve Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda ilk derece mahkemesince 6100 Sayılı HMK'nun 20. Maddesi de dikkate alınarak talebin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken talep hakkında yazılı şekilde karar verilmesi usul bakımından hukuka aykırıdır. Bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kamu düzeni bakımından kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni bakımından kabulüne, İlk Derece Mahkemesi ara kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.3 maddesi gereğince kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni bakımından KABULÜ ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/01/2026 tarih ve 2025/1336 Esas sayılı ara kararının 6100 sayılı Kanunun 353/1-a.3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, giderek, 02/12/2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararının, görevli mahkemede yeniden değerlendirilmek üzere kaldırılmasına, 2-Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davalıdan tahsil edilen 615,40 TL İstinaf maktu karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-Dosya üzerinden inceleme yapılması nedeniyle taraf vekilleri lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin görevli mahkemece verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliği, harç vb. hususların 6100 sayılı HMK'nın 359/4 md. uyarınca İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c,f maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.22/01/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır