Başvuru, boşanma sonrası eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı ve bu nedenle kendisine yersiz olarak yetim aylığı ödendiği gerekçesiyle hakkında yapılan icra takibine karşı açtığı itiraz davası reddedilen başvurucunun; adil yargılanma, mülkiyet ve sosyal güvenlik hakları ile özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, boşanma sonrası eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığı ve bu nedenle kendisine yersiz olarak yetim aylığı ödendiği gerekçesiyle hakkında yapılan icra takibine karşı açtığı itiraz davası reddedilen başvurucunun; adil yargılanma, mülkiyet ve sosyal güvenlik hakları ile özel hayatın gizliliği ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru, 24/10/2013 tarihinde İzmir İş Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvuruda, Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 25/2/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 14/5/2015 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve başvuru belgelerinin bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir. Bakanlığın görüş yazısı, 26/6/2015 tarihinde başvurucunun ikamet adresinin bulunduğu yer muhtarlığına tebliğ edilmiş; başvurucu, Bakanlığın cevabına karşı beyanlarını yasal süresi içinde ibraz etmemiştir. A. Olaylar Başvuru dilekçesi ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun Sosyal güvenlik Kurumundan (SGK) almış olduğu yetim aylığı, boşandığı eşiyle muvazaalı boşandığı, aynı evde fiilen birlikte yaşadığı ve yapılan ödemelerin yersiz olduğu gerekçesiyle kesilmiş ve almış olduğu aylıkların geri ödenmesi için aleyhinde İzmir İcra müdürlüğünün E.2011/8333 sayılı dosyası ile 110,00 TL ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Başvurucu, borçlu olmadığı iddiasıyla borca itiraz etmiş; takip alacaklısı SGK, İzmir İş Mahkemesinde 24/5/2012 tarihinde itirazın iptali davası açmıştır. Mahkemece 11/7/2012 tarihli duruşmada, ikamet adresleri ile elektrik fatura bilgilerinin sorulması için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına ve bildirilen davalı tanıklarına davetiye gönderilmesine, 19/9/2013 tarihli duruşmada başvurucunun boşanma dava dosyasının incelenmesine, eski eşi Y.B.nin yurt dışı çıkış kayıtları ile elektrik ve su fatura bilgilerinin sorulmasına, ayrıca ikamet adresi mahalle muhtar ve azalarının celbine karar verilmiştir. Mahkemenin, 31/10/2012 tarihli ve E.2012/203, K.2012/571 sayılı kararıyla "...Kamu görevlileri emeklilik Daire Başkanlığından gelen davalının babası S. K. ‘ya ait tahsis dosyası, …Kaymakamlığı İlçe Mahalli İdareler Şefliğinden gelen… Mahallesi muhtar ve ihtiyar heyetine ait yazı, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/52497 Sor. Sayılı Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı, Emel Kavas'ın I… Mahallesi… Sokak… de oturduğuna dair mernis kaydı, Y.B.'nin aynı yerde oturduğuna dair mernis kaydı ile Emel Kavas'a ait boşandığı eşi Y.B.'un nüfus kayıt tablosu incelendiğinde; Y.B.'nin adresinin I… Mahallesi… Sokak… olduğu, (aynı adres)Emel Kavas'ın nüfus kayıt aile tablosunun incelenmesinde; adresinin… olduğu anlaşılmıştır. SGK Kurumu Başkanlığının 12/8/2012 tarihli yazısı ile 11/7/2011 tarihli yazısı ve yapılan tebligat ile Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının yazısı ve borç dökümü, 24/06/2011 tarihli borç tablosu ile dosyadaki diğer yazı ve kayıt ile belgeler ve SGK kontrol memuru tarafından düzenlenen 29/4/2011 tarihli 69 sayılı rapor ve ekleri ile Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 11/7/2012 tarihli yazısı ve Türk Telekomünikasyon A.Ş. den gelen davalı ile eşinin telefon ve internet kaydının bulunamadığı yönündeki yazı, … İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının davalı ile boşandığı eşi Y.B.'nin 1/11/2008 tarihi ile 31/7/2011 tarihi arasındaki adreslerinin… (aynı) olduğuna dair yazısı ile İzmir l. Emniyet Müdürlüğünden gelen 8/10/2012 tarihli Y.B.'nin yurt dışına yapmış olduğu giriş çıkışları gösteren yazı, … Elektrik Dağıtım A.Ş.’den gelen 11/7/2012 tarihli yazı, … Polis Merkezi Amirliğinden gelen dosyadaki yazı, …Muhtarlığının tanzim ettiği davalı ile boşandığı esi Y.B.'nin adreslerinin… (aynı) olduğuna dair 3/9/2012 havale tarihli yazı ile… Elektrik dağıtım A.S. …merkez ilçe işletme müdürlüğünün 22/10/2012 tarihli yazılarına göre..." gerekçesiyle başvurucunun boşandığı eşiyle aynı adreste ikamet ettiği, tahsil ettiği aylıklar nedeniyle SGK’yı zarara uğrattığı ve yapılan takibin yerinde olduğu sonucuna ulaşılarak daha fazla araştırma yapılmasına gerek görülmemiş ve dava kabul edilmiştir. Temyiz istemini inceleyen Yargıtay Hukuk Dairesi, 4/7/2013 tarihli ve E. 2013/24573, K.2013/15184 sayılı kararıyla ilk derece mahkemesi kararını onamıştır. Karar aynı tarihte kesinleşmiştir. Bu karar, 24/9/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş olup başvurucu, 24/10/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. B. İlgili Hukuk 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” kenar başlıklı maddesi şöyledir: “Ölüm sigortasından sağlanan haklar şunlardır: a) Ölüm aylığı bağlanması. b) Ölüm toptan ödemesi yapılması. c) Aylık almakta olan eş ve çocuklara evlenme ödeneği verilmesi. d) Cenaze ödeneği verilmesi. Ölüm aylığı; a) En az beş yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş, b) Malûllük veya yaşlılık aylığı almakta iken veya malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olup henüz işlemi tamamlanmamış, c) Bağlanmış bulunan malûllük veya yaşlılık aylığı, sigortalı olarak çalışmaya başlamaları sebebiyle kesilmiş, durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanır. Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların hak sahiplerine aylık bağlanabilmesi için ölen sigortalının genel sağlık sigortası primi dahil kendi sigortalılığından dolayı prim ve her türlü borcunun olmaması şarttır.” 5510 sayılı Kanun’un “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” kenar başlıklı maddesinin son fıkrası şöyledir: “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96 ncı madde hükümlerine göre geri alınır” 5510 sayılı Kanun’un “Yersiz ödemelerin geri alınması” kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, … itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.”