T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1093 - 2025/1136 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1093 KARAR NO : 2025/1136 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2023 NUMARASI : 2016/392 Esas 2023/250 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 03.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08.…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1093 - 2025/1136 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1093 KARAR NO : 2025/1136 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/03/2023 NUMARASI : 2016/392 Esas 2023/250 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ : 03.10.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08.10.2025 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili, 29.05.2014 tarihinde, davalı ... Araç Kiralama Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ve davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın seyir hâlinde iken davacı yaya ...'e çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'ün yaralandığını, davalı sürücü ...'in asli kusurlu olduğunu, Ankara 43.Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1117E.-2015/182K.sayılı kararı ile davalı sürücü ... hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen rapor ile kafada, yüzde ve vücudunda travmatik lezyonlar, kafatasında sol frontoparietal kemik kırığı, beyin kanaması, yüzde sol zigomatik kırığı, sağ kalçada sağ ğubis kırığı, sol klavikula kırığı meydana geldiği ve davacının %8 oranında malul kaldığının tespit edildiğini belirterek, belirsiz alacak olarak, davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere geçici ve daimi iş göremezlik zararı olarak 5.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren uygulanacak avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ... ve ... Araç Kiralama Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, 30.09.2021 tarihli talep artırım dilekçesi ile, sürekli iş göremezlik taleplerini 4.000,00 TL'den 5.080,25 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini 1.000,00 TL'den 1.317,49 TL'ye artırmıştır. Davalı ... Araç Kiralama Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili, dava konusu aracın kazanın meydana geldiği 29.05.2014 tarihini de kapsar şekilde dava dışı ... Ticaret Anonim Şirketine 36 ay süre ile kiralandığını, kira sözleşmesine istinaden dava konusu olan aracın teslim edilerek zilyetliği devredildiğini, bu durumun davacı tarafından da bilindiğini, davalı şirketin kaza tarihi itibariyle aracın işleteni olmadığını, davanın davalı şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davanın aracın işleteni olan ... Ticaret Anonim Şirketine ihbar edilmesi gerektiğini, davanın davalının yerleşim yeri mahkemesi sıfatıyla Bakırköy Mahkemelerinde açılması gerekirken yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta AŞ vekili, ... plakalı aracın davalı şirkete ZMMS ile sigortalı olduğunu ve kaza tarihini de kapsadığını, poliçe üst limitinin 268.000,00 TL olduğunu, davacının kaza sonrası davalı şirkete başvurduğunu ve başvuru nezdinde 3.990,13 TL tazminat alacağı hesaplandığını ve belirlenen tazminat miktarının 03.04.2016 tarihinde ...’e ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., savunma yapmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, toplanan delillere göre; davacın dava konusu kaza nedeniyle uğradığı işgücü kaybı oranının %3,3 olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, dava konusu olayın meydana gelmesinde; davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü davalı ...'in %25, davacı yaya ...'ün %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 03.04.2015 tarihinde 3.990,13 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihi verileri ile davacının bakiye zararı olup olmadığının belirlenmesi için yapılan değerlendirmede; sürekli ve geçici işgücü kaybı zararı toplamının 3.248,82 TL olduğunun hesaplandığı, davacının ödenen tutardan daha fazla zararının olmadığı, dosya kapsamında yer alan kira sözleşmesi ve diğer kanıtlar değerlendirildiğinde, davalı ... Araç Kiralama Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin araç üzerinde işletme sıfatının uzun süreli kira sözleşmesi ile kalktığı, aracın işletilmesi nedeniyle doğan zarardan adı geçen davalının sorumlu tutulamayacağı, kazanın meydana geliş biçimi, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları davacının kaza nedeni ile uğradığı zarar dikkate alınarak davacı yararına 8.000,00TL manevi tazminat takdirinin uygun görüldüğü gerekçesiyle maddi tazminat istemine yönelik açılan davanın reddine, manevi tazminat istemine yönünden, davanın kısmen kabulüne, 8.000,00TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, davalı ... Araç Kiralama....AŞ aleyhine açılan davanın pasif husûmet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, araç maliki olan araç kiralama şirketinin de işleten sıfatıyla sorumluluğu olduğundan davalı ... Araç Kiralama Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, hastane raporları ile 6 ay kadar bir sürede iyileşebileceği söylenen bir hastanın maluliyet oranının %3,3 olmasının anlaşılabilir olmadığını, maluliyet raporuna karşı itirazları değerlendirilmeden ve yeniden rapor alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca re'sen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Dava, trafik kazasında yaralanmadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, 29.05.2014 tarihinde davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, davacı yayaya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminatın araç işleteni ... Araç Kiralama Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve sürücüsü ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 21.06.2018 tarihli raporunda, davacının muayenesinde, davacının herhangi bir ameliyat geçirmediğini, 1,5 aya yakın fizik tedavi aldığını, sağ kolunun 20 güne yakın bandajda kaldığını, herhangi bir yerinin alçıya alınmadığını, 2 aya yakın evde istirahat ettiğini, kaza ile ilgili psikiyatrik bir şikâyetinin olmadığını beyan ettiği, yapılan fiziki muayenede, sağ omuz abdüksiyonunun 0-110 derece arasında olduğu, sağ omuz fleksiyonunun 0-120 derece arasında olduğu, sol omuz fleksiyonunun 0-120 derece arasında olduğu, diğer eklem hareket açıklığı ve motor kas muayenesinde kaza ile ilgili bir patoloji olmadığı, yürüyüş paterninin normal olduğu belirtilerek 29.05.2014 tarihinde meydana gelen sağ temporoparyetal 4 cm'lik hematom, subaraknoid kanama, sağ pubik kol kırığı, sol klavikula kırığı, sol zigomatik ark kırığı dikkate alınarak Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre çalışma ve meslekte kazanma gücü kaybı oranının %3,3 olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir. Davacı tarafından dosyaya sunulan Ankara Numune Hastanesinin 16.06.2014 tarihli raporunda, davacının 29.05.2014 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yapılan muayenesinde kafada, yüzde ve vücudunda travmatik lezyonlar, kafatasında sol frontoparietal kemik kırığı, beyinde subtural kanama ve SAK, yüzde sol zigomatik kırığı, sağ kalçada sağ pubis kolu kırığı, sol klavikula kırığı tespit edildiğinin ve beyin cerrahi kliniğine yatırıldığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkığın hayat fonksiyonlarını ağır (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun belirtildiği, yine Ankara Numune Hastanesinin 30.01.2015 tarihli Engelli Sağlık Kurulu raporunda, sol klavikula kırık sekeli olduğu, dış rotasyonun açık, iç rotasyonun 30 derece olduğu ve engel oranının %8 olduğunun belirtildiği, davacı vekilinin raporlar arasında çelişki olduğunu belirterek yeniden rapor alınması talebi üzerine Mahkemece Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan rapor alınmasına karar verildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 28.02.2020 tarihli raporu ile, kişinin olay tarihli kranial BT incelemesi, olay tarihli grafileri, yeni çekilmiş kranial MR incelemesi, yeni çekilmiş grafileri, grafi raporları, ayrıntılı nöroloji muayenesine ilişkin raporları istenmiş olup dosya içinde bulunamadığı, istenen olay tarihli ve son durumunu gösterir tetkikleri ile muayenelerine ilişkin raporların gönderilmesi hâlinde dosyanın yeniden değerlendirileceği, mevcut tıbbi belgelere göre davacının 29.05.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre sağ köprücük kemiğinde şekil bozukluğu oluşturan kırık nedeniyle meslekte kazanma gücünden kayıp oranı ve iyileşme (iş göremezlik) süresinin bilinemeyeceğinin belirtilmesi üzerine Mahkeme 17.09.2020 tarihli ara kararı ile, dosyada mevcut tıbbi belgelerden başka belge bulunmadığı gerekçesiyle Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Kurulundan maluliyet raporu alınmasına dair ara karardan dönülmesine karar verildiği ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 21.06.2018 tarihli raporu hükme esas alınarak karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davacının daimi maluliyet oranı yönünden iki rapor arasında çelişki bulunduğu gözetilerek çelişkinin giderilmesi yönünden Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebeplerine göre davacı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.