13. Hukuk Dairesi 2015/11105 E. , 2016/23346 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıdan 24.750,00 TL bedelle 14.12.2011 tarihinde satın aldığı aracın pert olduğunu aracı sigortalatmak istediğinde öğrendiğini iler…
**13. Hukuk Dairesi 2015/11105 E. , 2016/23346 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalıdan 24.750,00 TL bedelle 14.12.2011 tarihinde satın aldığı aracın pert olduğunu aracı sigortalatmak istediğinde öğrendiğini ileri sürerek, satış sözleşmesinin feshi ile aracın iadesine, satış bedeliyle yapılan bakım ve onarım masraflarının satış tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline, aksi taktirde aracın pert olması sebebiyle bedelde indirim yapılarak kıymet noksanı olan 11.750 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davacının aracı pert olduğunu bilerek satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasında yapılan 14.12.2011 tarihli satış sözleşmesinin iptaline, dava konusu aracın davalıya iadesi şartı ile taleple bağlı kalınarak 11.750,00 TL’nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Kural olarak tarafların ayıplı ürün ve bedeline ilişkin iadeye yönelik edimlerini karşılıklı olarak yerine getirmeleri gerekmektedir. Somut olayda, satın alınan aracın halen davacının elinde olduğu sabittir. Davacı aracı iade etmeden alacağına faiz isteyemez. Mahkemece, davaya konu aracın davalıya iade tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine dair hüküm verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.