2. Hukuk Dairesi 2015/20586 E. , 2016/14364 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı kadının harcı ve kaydı bulunmayan temyiz isteğinin incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı erkeğin temyizinin incelenmesine gelince; Davacı erkeğin 10.07.2015 tarihli temyiz dilekçesinde
**2. Hukuk Dairesi 2015/20586 E. , 2016/14364 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı kadının harcı ve kaydı bulunmayan temyiz isteğinin incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı erkeğin temyizinin incelenmesine gelince; Davacı erkeğin 10.07.2015 tarihli temyiz dilekçesinde boşanmaya ilişkin hükmü de temyiz etmesi münhasıran davadan feragat niteliğindedir. Bu husus gözetilmek suretiyle bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, davalı kadının temyizinin yukarıda l. bentte gösterilen sebeple incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 02.11.2016 (Çar.) KARŞI OY YAZISI Davadan feragat (HMK m. 307 vd) iradesinden söz edebilmek için; feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması zorunludur ( Yargıtay HGK.nun 22.02.2012 gün ve 2011/2-733 E., 2012/87 K. ile 12.09.2012 gün ve 2012/2-245 E., 2012/554 K. sayılı kararları). Davacı vekilinin temyiz dilekçesinde yer alan " Yerel mahkemenin boşanmaya ilişkin hükmünün temyizen incelenerek bozulması gerekmektedir" şeklindeki ibareden, boşanma davasından açık, kesin ve koşulsuz feragat edildiğini gösterecek nitelikte bir irade beyanının bulunduğu sonucu çıkarılamaz. Aksine, temyiz dilekçesi bir bütün olarak ele alındığında, davacı vekilince hükmün sadece, kusur belirlemesi, müvekkilinin aleyhine hükmedilen tazminat ve nafakalar ile velayet ve vekalet ücreti yönlerinden açıkça temyiz edildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple, hükmün, açıkça temyiz edilen yönlerden esastan incelenip bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bozulmasına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.