21. Hukuk Dairesi 2011/11033 E. , 2013/1975 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, başvuru tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağ…
**21. Hukuk Dairesi 2011/11033 E. , 2013/1975 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, başvuru tarihinden itibaren ölüm aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. KARAR Dava; davacının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının eşi ile 22.12.2009 tarihinde anlaşmalı olarak boşandığı, 08.03.2010 tarihinde de davalı Kurum'a ölüm aylığı bağlanması için talepte bulunduğu, davalı Kurum tarafından görevlendirilen kontrol memurunun davacının oturduğu mahallenin muhtarını dinlediği, muhtarın; kayıtlarda davacı ile boşandığı eşinin aynı adreste oturduklarının göründüğünü, kontrol memuru ile yaptığı telefon görüşmesinden sonra yaptığı araştırmada davacı ile eşinin aynı evi paylaştıklarını, ancak boşandığı eşinin eve nadir olarak gelip gittiğini öğrendiğini beyan ettiği, bu nedenlerle kontrol memurunun da davacı ile boşandığı eşinin kayıtlardaki adreslerinin aynı olduğunu, etraftan yapılan araştırmada davacının boşandığının bilinmediğini, davacı ile boşandığı eşinin aynı evde yaşadıklarının tespit edildiğini belirterek aylık talebinin reddinin gerektiğini bildirdiği, davacı tanığı olarak dinlenilen davacının gelininin; davacı ile eşinin şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşandıklarını, eşinin davacıya sürekli şiddet uyguladığını, davacı ile aynı apartmanda altlı üstlü oturduklarını, davacının boşandığı eşinin boşanmadan sonra Doğanköy'de bulunan oğlunun evinde yaşamaya başladığını, davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra birlikte yaşamadıklarını beyan ettiği, davacının yaşadığı evin elektrik aboneliğinin başka bir kişi üzerine olduğu, su aboneliğinin ise 07.11.2005 tarihinden itibaren davacı üzerinde olduğu, zabıta tarafından yapılan tahkikatta birlikte yaşadıklarına dair bilgi edinilemediğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Yasa'nın 56. maddesinde oldukça yalın olarak " eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen"