T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/551 Esas KARAR NO : 2025/1539 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2023 NUMARASI : 2022/79 Esas, 2023/266 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/551 Esas KARAR NO : 2025/1539 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 06/12/2023 NUMARASI : 2022/79 Esas, 2023/266 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) KARAR TARİHİ: 01/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının "..." İsimli eser bakımından, eser sahipliği hem 6 Nisan 1999 tarihinde Eyüp 4. Noterliğinden aldığı ... numaralı belgeyle ve ... belgeleriyle kanıtlandığı üzere eser sahibi olduğunu, ... kayıtlarında müvekkili ... "..." adlı eserle %100 hak sahibi göründüğünü, davalı ...'ün, eserin müziği sanki anonimmiş gibi hareket edip müvekkilinin bestesini izinsiz kullanmdığını, ayrıca yine izinsiz olarak besteye yeniden söz yazdığını ve eserin adını "..." olarak yine izinsiz olarak değiştirilmiş olduğunu, davalı tarafından yapılan bu tecavüzün ...'dan alınan belgeyle de sabit olduğunu, aslında müvekkiline ait olan ve asıl adı "..." olan eseri ...'a müvekkilinden herhangi bir izin almadan yine izinsiz olarak yaptığı değişikliklerle "..." ismiyle kayıt ettirmiş olduğunu, Şu anda aslında %100 müvekkiline ait olan eser, ... kayıtlarında "..." adı altında hak sahipliği bakımından %50 ..., %50 ... olarak göründüğünü, eserden doğan mali hakların ve tasarruf yetkisinin münhasıran eser sahibine ait olduğunu, davalının tüm hakları münhasıran müvekkiline ait olan eserin tüm sözlerini değiştirmiş yani eseri izinsiz işlemiş olduğunu, ancak davalı asıl adı "...” olan eseri sanki kendisine aitmiş gibi sözlerini ve adını değiştirerek ve müziğini anonimmiş gibi göstererek "..." adıyla yayınlanması, çoğaltılması, söylenmesi için Esen Müziğe vermiş ve eser "..." adıyla "..." adlı albümde ve başkaca sanatçılar tarafından da, sanki eser davalı ...’e aitmiş gibi kullanılmış, çoğaltılmış, yayılmış ve umuma iletilmiş olduğunu, buna ilişkin Youtube'dan alınan ekran görüntülerini sunduklarını, davacının mali haklarının ihlal edildiğini, davacı ile sözleşme kurulmaksızın müvekkiline ait olduğu açıkça belli olan "..." adlı eser, davalı tarafından sanki kendisine aitmiş gibi kullanılmış, devredilmiş, yayınlanmış, çoğaltılmış ve umuma iletildiğini, bu nedenle müvekkilinin mali haklarına yapılan ve hala devamlılık arz eden bu tecavüzün tespitini, meni ve refini talep etmek zorunluluğu doğduğunu, bu bağlamda, FSEK 68. Madde uyarınca, davalının müvekkiline ait eseri müvekkilinden izin almaksızın ve mali hak bedelini ödemeksizin kullanması nedeniyle, müvekkille sözleşme yapmış olsaydı davalının ödemek zorunda kalacağı bedelin fazlaya dair hakları saklı kalmak suretiyle, mahkemece dava tarihi itibarıyla mahkemenizce bilirkişiler marifeti ile tespiti yapılacak sözleşme bedelinin şimdilik 1000 TL'nin, yine FSEK 68. Madde uyarınca üç katı olan 3000 TL maddi tazminatın, işleyecek TC ... Bankasının kısa vadeli krediler İçin uyguladığı reeskont faizi oranında faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini, manevi haklar, eser sahibinin eseri dolayısıyla doğrudan kişiliğine bağlı haklardan olduğunu, söz konusu davada müvekkili ...'nun münhasıran kendisine ait olan "..." adlı eseri, davalı ... tarafından sözleri değiştirilmek suretiyle "..." adıyla sanki başka bir esermiş gibi piyasaya sürülmüş, hatta icra edilmesi için başka icracılara verildiğini, davalı ... tarafından eser sahibi müvekkilinden izin alınmaksızın hem sözleri hem de adı "..." olarak değiştirilen eserle münhasıran müvekkiline ait olan "..." isimli eserin aynı olduğu ... teknik kurulundan alman belgelerle de kanıtlandığını, "..." isimli eser gerçek sahibi olan müvekkilden izin alınmaksızın değişikliğe uğratıldığını, en azından beste sahibi olarak bile müvekkilinin adı zikredilmemiş, eser türlü platformlarda "söz: ..., müzİk:anonim" şeklinde yayınlandığım, Davalı ...'ün de ...'a kayıtlı olan iki sanatçı olduğunu, ...'daki kendilerine ait üyelik sayfalarına girdiklerinde hangi eserin kime ait olduğunu, kimin eser sahibi olduğunu açıkça görebildiklerini, bu gerçeğe rağmen müvekkilinin adı davalı tarafından hiçbir yerde geçirilmediğini, isim hakkı da ihlal edildiğini, sonuç olarak müvekkilinin manevi hakları zedelenmiş ve müvekkil bu konu nedeniyle büyük bir üzüntü çektiğini, tüm bu nedenlerle 15000 TL (onbeşbintürklirası) manevi tazminat talep ettiklerini, davalı ...'ün eser sahibi kendisiymiş gibi davranarak "izinlerini verdiği" eser youtube gibi çeşitli internet ortamlarında yayınlanmaya, zaman zaman radyo ve televizyon kanallarında söylenmeye devam etmektedir. Bu şekillerde umuma iletimi devam eden esere ilişkin radyo, televizyon kanallarında ve başta Youtube olmak üzere internet mecralarında umuma iletilmesinin yasaklanması yolunda FSEK 77. Madde gereğince "İhtiyati Tedbir Kararı" verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle; Müvekkili ...'na ait olan "..." isimli şarkının müziğinin, davalı ...’ün "... isimli şarkısında "anonim müzik" adı altında İzinsiz kullanımı, şarkının sözlerinin ve adının izinsiz değiştirmiş olması sonucu oluşan mali ve manevi haklara tecavüzün tespitine, FSEK 66. Madde uyarınca müvekkilinin mali haklarına tecavüzün ref'ine, FSEK 69. Madde uyarınca müvekkilinin mali haklarına tecavüzün men'ine, FSEK 70. Madde uyarınca müvekkilinin manevi haklarına tecavüz nedeniyle müvekkil lehine 15000TL (onbeşbîntürklirası) manevi tazminatın davanın açıldığı tarih itibarıyla faizi ve ferileriyle birlikte davalıdan tahsiline, FSEK 68. Madde uyarınca davalının müvekkiline ait eseri müvekkilinden izin almaksızın ve malî hak bedelini ödemeksizin kullanması nedeniyle, müvekkili ile sözleşme yapmış olsaydı davalının ödemek zorunda kalacağı bedelin fazlaya dair haklan saklı kalmak suretiyle, mahkemenizce 2022 yılı itibarıyla tespiti yapılacak sözleşme bedelinin şimdilik 1000 TL (bintürklirası)'nın, yine FSEK 68. Madde uyarınca üç katı olan 3000 TL (üçbintürklirası) maddi tazminatın, İşleyecek TC ... Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı reeskont faizi oranında faizi ile birlikte tahsiline, FSEK 77. Madde uyarınca umuma iletimi devam eden esere İlişkin radyo, televizyon kanallarında ve başta Youtube olmak üzere internet mecralarında umuma iletilmesinin yasaklanması yolunda İhtiyati tedbir kararı verilmesine, tedbir kararının müvekkilin eser sahipliğine dair karinesi, arabuluculuk sürecinin davalının olumsuz dönüş yapması nedeniyle ve geçmişten bugüne müvekkilin uğradığı ağır maddi ve manevi kayıplar ve davalının müvekkilin hak sahipliğine dair en azından ... üzerinden bilgi sahibi olmasına rağmen kötü niyetle haksız kazanç elde etmeye devam etmeye devam etmesi nedeniyle HMK ilgili maddesi gereğince teminat alınmaksızın verilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davacı vekili 10/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile Islah talebinin kabulüne ve toplam 60.000 TL maddi tazminatın, işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun davetiyeye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, 06/12/2023 tarihli celsede davalı vekili müvekkilinin dava konusu parçanın müziğini kendisine getirilip kendisinden parçaya söz yazması istenmesi üzerine eserin anonim olduğunu düşünerek söz yazdığını, tecavüz kastı olmadığını, öncelikle davanın reddine karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise gerekli indirimler yapılarak davanın bu indirimler dikkate alınarak sonuçlandırılmasını, yine davacının uzun yıllar sessiz kaldığıı göz önüne alındığında muvaffakatinin oluştuğunun açık olduğunu beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/2023 tarih ve 2022/79 Esas, 2023/266 Karar sayılı kararıyla; "...Davacı taraf, dava konusu davalı taraf adına ... 'ta kayıtlı “...” isimli müzik eserinin kendisine ait olduğunu, eser üzerinde söz ve müzik sahibi olduğunu ve gerçekte eserin ... ... isimli parça olduğunu iddia ederek dava ikame etmiştir. Eyüp 4. Noterliğinden 6 nisan 1999 tarih ve ... yev sayılı beyanname incelendiğinde; 6 kıtadan oluşan dörtlük ölçüsünde yazılmış eserin yazarının ... olduğu ve ... ... isimiyle tespit altına alındığı sabittir. Yine ... kayıtlarına göre, ... isimli esere ilişkin 26.10.2001 tarihli yapımcı Beyannamesi ile eserin bestesi anonim olarak bildirilmiş olup, yapıma ilişkin evraklar olan 09.08.2004 tarihli eserin müziğinin anonim, söz yazarının davalı ... olduğu şeklinde kaydedildiği sabittir. ... tarafından hazırlanmış olan 7/1621 sayılı yazı ile 15.11.2018 tarihli teknik bilim Kurulu toplantısında konu incelenmiş ve eserlerin müziklerinin işleme farklı olmakla birlikte ayntı olduğunun tespit edildiği, ... isimli eserin müziğinin veri tabanında anonim olarak kayıtlı olduğu, ilk olarak 2001 yılında albümde yer aldığı, ...'nun ise kendisine ait eseri 1999 senesinde veri para tabanına kaydettirdiğinin anlaşıldığı, ... isimli eserin müziğinin anonim olduğuna ilişkin herhangi bir delili olmaması ve ...'na ait eserin daha önce alenileşmesi sebebiyle ... isimli eserin müziğinin aksi varit olana kadar ...'na ait olduğuna karar verildiğinin bildirildiği görülmüştür.Bu tespitlerden sonra her iki parçanın da değerlendirilmesi yönünden teknik inceleme gerektirdiği nazarla alınarak bilirkişi kurulundan rapor alınmış, alınan raporda her iki eserin bestelerinin de aynı olduğu, her iki eserin sözleri karşılaştırıldığında davacı tarafa ait eser ile davalı tarafa ait eserlerin Şarkıların sözlerinin gerek ifade edilmek istenen konu yani “tema” ve gerekse söz yazım tarzı anlamında tamamen farklı olduğu, ... isimli eserde çevre hassasiyeti, gözlenmekte olup, ... isimli eserde aşk ve ayrılık teması işlenmiş olduğu dikkate alındığında sözlerin tamamen farklı oldukları tespit edilmiştir. Bu tespitlerden sonra dava konusu “Y ...” isimli eser ile “...” isimli eserin bestelerinin ayniyet arz ettiği, sözlerinin ise tamamen farklı olduğu, davacı tarafın öne sürmüş olduğu intihal iddiasının beste yönü itibariyle sabit görüldüğü, şarkı sözleri yönünden intihal saptanamadığı ancak şarkı sözlerinin davacıdan izinsiz değiştirildiği, bu haliyle davacı tarafın 5846 Sayılı FSEK'nun 21. Maddesinde işleme hakkı, 22. Maddesinde çoğaltma hakkı, 25. Maddesinde işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkını ihlal ettiği, yine FSEK 14 maddesinde düzenlenen “umuma arz selahiyeti”, FSEK 15. maddesinde düzenlenen “adın belirtilmesi salahiyeti” ile FSEK 16.maddesinde düzenlenen eserde değişiklik yapılmasını men etmek salahiyetini ihlal etmiş olduğu dikkate alınarak tecavüzün tespiti ve refi talepleri yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın maddi tazminat talebi ile manevi tazminat talepleri de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere davacı tarafın eser üzerindeki haklarının davalı tarafça ihlal edildiği sabit olduğundan davacı tarafın FSEK 68 uyarınca "İzinsiz çoğaltılan kopyalar satışa çıkarılmamışsa hak sahibi çoğaltılmış kopyaların, çoğaltmaya yarayan film, kalıp ve benzeri araçların imhasını veya üretim maliyet fiyatını geçmeyecek uygun bir bedel karşılığında kendisine verilmesini ya da sözleşme olması durumunda isteyebileceği miktarın üç kat fazlasını talep edebilir" hükmü gereği değerlendirme yapılmış, tarafların emsal sunmadıkları, meslek birliğinden gelen yazı cevapları doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda belirlenen ve talep edilebilecek lisans bedelinin 15.000,00-TL ile 20.000,00 TL arasındaki lisans bedelinden 15.000,00-TL lisans bedelinin alınan raporda belirlenen 15.000,00TL bedelin şarkının tanınmışlığı, dijital mecralardaki çalınma oranı ve bilinilirliği dikkate alındığında daha uygun olacağı kanaati ile bu tutarın üç katı tutarı olan 45.000,00-TL maddi tazminat yönünden davacı tarafın talep hakkı bulunduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalı tarafça davacıya ait eserin sözlerinin değiştirildiği, müziğinin ise anonim olarak beyan edilerek kaydettirilerek kullanıldığı dikkate alındığında davacının FSEK 70. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, ihlalin niteliği, sayısı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında 10.000,00-TL manevi tazminat tutarının yerinde olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-Davalı tarafın davacı tarafın FSEK'ten kaynaklı çoğaltma hakkı, umuma iletme hakkı ve eserde değişiklik yapma haklarını ihlal ettiğinin TESPİTİ ile, davalının davacının mali ve manevi haklarına muhtemel TECAVÜZÜN MENİNE ve TECAVÜZÜN REF'İNE2-45.000,00-TL Maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-10.000,00- TL Manevi tazminat alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına, masrafın davalıdan alınmasına,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece hükmedilen tazminat tutarlarını kabul etmediklerini, 07.09.2023 tarihli bilirkişi raporu uyarınca talep edilebilecek rayiç bedelin 15.000-20.000 arasında olacağını ve FSEK 68. maddesi uyarınca bu tutarın 3 katı tutarında tazminat talep edilebileceğini belirtildiğini, Alınan rapor uyarınca maddi tazminat alacaklarının; Dosya konusu izinsiz kullanım neden ile davacı ile sözleşme yapılsaydı talep edilebilecek rayiç bedelin, 15.000 TL (onbeşbin Türk lirası) - 20.000 TL (yirmibin Türk lirası) aralığında olabileceği ve FSEK m.68 uyarınca belirlenen tutarın 3 katına kadar bedel talep edebileceği, bu tutarın da 45.000 TL (kırkbeşbin Türk lirası) - 60.000 TL (altmışbin Türk lirası) aralığında olabileceğinin belirtildiğini, raporda belirtilen en yüksek tutar olan 60.000 TL (altmışbin Türk Lirası) maddi tazminat ve 15.000 TL (onbeşbin Türk Lirası) manevi tazminat miktarının belirlenmesi amacıyla istinaf kanun yoluna başvurduklarını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, FSEK'ten doğan mali ve manevi haklara tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacı tarafça, hak sahibi olduğu "..." isimli eserin davalı tarafından, beste üzerine yeniden söz yazıldığı ve eserin "..." adıyla seslendirildiği ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince intihal iddiası beste yönünden sabit görülerek şarkı sözlerinin değiştirildiği ve izin alındığına ilişkin delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı vekili tarafından her ne kadar davanın kısmen reddine ilişkin FSEK 68. Ve 70. Maddeleri kapsamında takdir edilen tazminatlar yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; FSEK 68. Madde kapsamında davacı tarafından ıslah ile 60.000,00 TL maddi tazminat talep edildiği, ilk derece Mahkemesince 45.000,00 TL maddi tazminatın hüküm altına alındığı, karar tarihinde kesinlik sınırı 17.830,00 TL olup, istinaf inceleme konu edilen 15.000,00 TL 'nin kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla bu kısım yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacı vekilinin FSEK 70. Madde kapsamında mahkemece takdir edilen Manevi tazminat miktarına ilişkin ileri sürülen istinaf sebepleri incelendiğinde; İhlal edilen hakkın niteliği dikkate alındığında takdir edilen manevi tazminat tutarının hakkaniyete uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin işbu talebine yönelik istinaf başvurusunun ise 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin maddi tazminat talebinin kısmen reddine yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 362/1-a madde gereği USULDEN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin manevi tazminat talebinin kısmen reddine yönelik istinaf talebinin 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,3-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda maddi tazminata konu dava yönünden KESİN olarak , manevi tazminata konu dava yönünden HMK'nun 361. maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/12/2025