İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/03/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı iş sahibi şirketin aldığı bir kısım kamu binaları…
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/04/2025 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACI : ........ VEKİLLERİ : Av..... Av..... DAVALI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVANIN KONUSU : Eser ve Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/03/2026 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 01/04/2026 İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı iş sahibi şirketin aldığı bir kısım kamu binalarının yapımına ilişkin sözleşmelerde davacının alt yüklenici olarak bir kısım işlerin yapımını üstlendiğini, buna ilaveten davalı şirket yetkilisi ile müvekkili şirket yetkilisi arasındaki arkadaşlık ilişkisi nedeniyle müvekkili şirketin zaman zaman davalı şirkete banka havalesi ile emaneten para gönderdiğini, müvekkili şirketini yaptığı işler ve emaneten gönderdiği para nedeniyle davacının davalı şirketten 2021 yılı sonu itibariyle 311.795,40-TL alacaklı hale geldiğini, yıl sonu olması hasebiyle müvekkili şirketin davalı şirketten borçlarını kapatmasını talep ettiğini, davalı şirketin ödeme için süre talep etmesi nedeniyle müvekkilinin ödeme için beklediği sırada 2022 yılının Şubat ayında davalı tarafından borçtan kurtulma amacıyla iade faturası gönderildiğini, iade faturasına Konya ...Noterliği'nin 22.02.2022 tarihli ve ... yevmiye numarası ihtarnamesi ile müvekkili şirketin itiraz ettiğini ve alacağın tahsili için başlatılan Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, davalı borçlunun gerek takipten önce yasal süresi içinde gerek de borca itiraz talebinde takibe dayanak faturalara ve cari hesaba itiraz etmediğinden TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca davalı şirketin söz konusu faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağını ve ödemeye ilişkin ispat yükünün davalının üzerinde olduğunu ileri sürerek davalının Konya ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibine davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava dışı idarelerle yapmış olduğu eser sözleşmeleri kapsamında Karapınar İlçe ........ ve ........ binasının yapım işi ile Karapınar İlçesi ........ Mahallesi ........ yapım işlerini üstlendiğini ve bu inşaat işlerinde kullanılmak amacıyla bir kısım inşaat malzemelerini davacı şirketten satın aldığını, müvekkili şirket ile davacı şirketin ticari faaliyetleri kapsamında davacı tarafından müvekkili şirket adına14 adet ve toplamda 1.018.847,40 TL değerinde fatura düzenlendiğini, karşılığında müvekkili şirket tarafından davacı şirket adına toplamda 20 adet ve toplam 1.251.000 TL değerinde çek keşide edildiğini, ayrıca banka aracılığı ile müvekkili tarafından davacı şirket banka hesabına toplam 81.000 TL para transferi yapıldığını, bununla birlikte süreç içerisinde müvekkili şirket yetkilisi ile davacı şirketi yetkilisininin arkadaşlığı sebebi ile davacı şirket yetkilisine müvekkili şirket yetkilisince miktarları tam hatırlanamayan nakit paralar verildiğini, müvekkili şirket adına kayıtlı bir aracın davacı şirket yetkilisine tahsis edildiğini, davacı şirketin tüm bu hususlara rağmen müvekkili şirkete teslim edeceğini taahhüt ederek fatura düzenlediği inşaat mal ve malzemelerini hiç bir seferinde tam olarak teslim etmediğini, inşaatların yapım süresinin uzamasına sebebiyet vererek ve müvekkili şirkete inşaatta kullanılacak mal ve malzemeleri teslim etmeyerek müvekkil şirketi inşaatta kullanılacak mal ve malzemeleri başkaca kişi ve kişilerden tekrar tedarik etme mecburiyetinde bırakarak zarara uğrattığını, davacı şirketin müvekkili şirkete emanet olarak nitelendirdiği banka üzerinden gönderdiği paraların niteliği itibari ile emanet veya borç olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, zira müvekkili şirketin mali ve ekonomik yapısı itibari ile davacıdan borç alacak seviyeye hiç bir zaman gelmediğini, bununla birlikte davacı şirketin kendi ekonomik yapısı itibari ile de müvekkili şirkete borç verebilecek ekonomik yeterliliğe sahip bir şirket olmadığını, ayrıca davacının göndermiş olduğu paralara da hiç bir açıklama gösterilmediğini, TBK'nın 102. maddesindeki " Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. '' hükmü uyarınca davacı tarafından gönderilen paraların müvekkili şirkete borç olarak gönderildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı kötüniyetli olarak cari hesapta alacaklı gözükmek amacıyla söz konusu bedelleri cari hesaba gönderdiğini, ancak söz konusu bedellerin cari hesaba gönderilmesinin kanun hükmünde belirtilen karinenin aksini ispatlamadığını, diğer yandan kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın göndermiş olduğu paraları bir an için borç olarak gönderildiği düşünülse dahi davacı tarafından Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine banka havalesi ile gönderilen paraların takip sebebi olarak dahil edilmediğini, icra takibinin dayanağı olarak ........, ........, ........, ........, ........, ........, ........ ve ........ numaralı faturaların gösterildiğini, takibe itiraz üzerine açılan eldeki davanın yerleşik yargı kararlarında belirtildiği üzere icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğunu ve icra takibindeki dayanak faturalar uyarınca davanın sonuçlandırılması gerektiğini savunarak davanın reddini ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir. DAİREMİZİN 19.12.2024 TARİHLİ VE ... ESAS - ... KARAR SAYILI KARARINDA ÖZETLE; "...Dava tacirler arası eser ve satım sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nin 27. maddesinde hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiştir. Bu hak adil yargılanma hakkının da en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının) ihlâlidir. 6100 sayılı HMK'nin 297. maddesinin 1-c fıkrasında, hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrasında ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiş olup, anılan maddeye göre, hükmün gerekçe bölümünün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsaması gerektiği, hükmün sonuç kısmında ise, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Böylelikle maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde kararların doğruluğunun denetlenmesi mümkün olabilecektir. Aynı Kanunun 298/2. maddesinde ise "Gerekçeli karar tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz" hükmüne yer verilmiştir. Keza kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Mahkeme kararının gerekçe bölümü ile hüküm sonucunun çelişkili olması, mahkeme kararlarının tereddüt doğurmayacak şekilde açık olması kuralına aykırılık oluşturur. Somut olayda gerekçeli kararda mahkemece dava konusu uyuşmazlığın davacı şirketin davalı şirketle 06/07/2017 tarihli gayrimenkul alım ve satım sözleşmesi sözleşmesinden kaynaklandığı ve talebin taşınmazın tesliminde gecikme nedeniyle kira alacağına ilişkin olduğu kabul edilmiş olup bu talebin ve maddi vakıanın ileri sürülen maddi vakıa ile uyumlu olmadığı, gerekçe ile hüküm arasında çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu haliyle mahkemece kararı gerekçesiz olup, yukarıda açıklanan usul hükümlerine aykırı olduğu ve adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğu anlaşılmıştır..." gerekçesiyle 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/07/2023 tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; .... Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesine göre fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişki olgusunun bulunması gerektiği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunun, davacı ve davalının ticari defterlerinin usul ve esaslarına uygun şekilde tutulduğunun, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine konu ve davalı tarafın dosyaya sunduğu faturalar, çekler ve banka dekontlarının her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğunun, davaya ve takibe konu faturanın form BA-BS bildirimlerinin yapılmış olduğunun, davacı tarafın 14.02.2022 tarihli ........ nolu iade faturasına süresinde itiraz etmiş olması nedeniyle mezkür faturayı kayıtlarına almama işleminin doğru olduğunun, davalı defterlerinde kayıtlı 91.500,00 TL avans kaydına ilişkin belge bulunmaması nedeniyle hesaplamalara dahil edilmemiş olduğunun, her iki taraf defterlerinde karşılıklı olarak birbirini doğrulayan kayıtlara göre davacı şirketin alacaklı davalı şirketin borçlu olduğu tutarın 323.795,40 TL olduğunun bildirildiği anlaşılmakla, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2015/12329 Esas 2016/6138 Karar sayılı ilamı ile yerleşik içtihatlarda dikkate alınarak, bahse konu faturalar benimsenerek bizzat alıcının ticari defterlerine kayıt edilmiş olması, BA-BS form bildirimlerinin yapılmış olması hususları dikkate alınarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle davanın kabulüne, Konya ....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile 311.795,40 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, Takibe konu asıl alacak olan 311.795,40 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından müvekkili tarafından sunulan delillerin toplanmadan karar verildiğini, bu haliyle müvekkilinin hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, aldırılan bilirkişiler tarafından tarafların defter kayıtları ve taraflar arasındaki cari hesap kayıtlarına göre müvekkili şirketin davacıya borçlu olduğuna ilişkin rapor tanzim edildiğini, icra takibine konu 14 adet faturaya ilişkin olarak müvekkili şirket tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun bilirkişilerce incelenmediğini, raporun bu haliyle hüküm kurmaya elverişli olmadığını, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının dayanağı olan ........, ........, ........, ........, ........, ........, ........ ve ........ numaralı faturaların bedellerinin davacı adına düzenlenen ve müvekkili şirketçe keşide edilen çeklerle ödendiğini, yerel mahkemece eksik araştırma ve inceleme yaparak karar verdiğini, yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava tacirler arası eser ve satım sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ve inkar tazminatı istemine ilişkindir. Dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ispat edilmiş olup bu hukuki ilişki kapsamında alacak ve borç durumunun tarafların birbirini doğrulayan ticari defterleri ise belirlenmiş olmasına göre mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/04/2025 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gereken 21.298,74 TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.324,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 15.973,99 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen ilgili tarafa iadesine, 5-İstinaf kararının Dairemizce taraflara tebliğ edilmesine, Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/03/2026 ..... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ..... Üye ... ¸e-imzalıdır. ..... Üye ... ¸e-imzalıdır. ..... Katip ... ¸e-imzalıdır. ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸