4. Hukuk Dairesi 2025/8943 E. , 2026/2005 K. "" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1573 E., 2025/558 K. SAYISI : 2023/697 E., 2024/498 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/296 E., 2024/743 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar v…
4. Hukuk Dairesi 2025/8943 E. , 2026/2005 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1573 E., 2025/558 K. SAYISI : 2023/697 E., 2024/498 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/296 E., 2024/743 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; 01.12.2015 tarihinde müvekkili ...'un sevk ve idaresindeki motosiklet ile karşı yönden gelen ve plakası tespit edilemeyen aracın çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeni ile müvekkilinin % 98 oranında maluliyetinin tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden kaynaklı şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, talep arttırım dilekçesiyle sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden talebini 289.950,00 TL'ye yükseltmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; 01.12.2015 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan motosiklet ile plakası tespit edilemeyen araç arasında trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını ve bakıma muhtaç kaldığını, kazada müvekkilinin kusurunun olmadığını, işbu trafik kazası nedeniyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldığını, kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün bulunamadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle geçici iş göremezlik, kalıcı iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatına yönelik Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/925 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 289.950,00 TL bakiye bakıcı gideri tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemelerinin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, taleplerin kalem kalem açıklattırılması gerektiğini, uzamış zamanaşımının uygulanması mümkün olmadığından zamanaşımı definde bulunduklarını, soruşturma dosyasına göre tek taraflı olarak tespit edilen kazada müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde veli olarak belirtilen ...'un aktif dava ehliyetinin mahkeme tarafından araştırılması gerektiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu gereği vesayet hükümlerine aykırılık halinde davanın aktif husumet yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili kuruma sorumluluk yüklenebilmesi için kazaya karıştığı iddia olunan plakası tespit edilemeyen ikinci motorlu aracın varlığının somut deliller ile ispat edilmesi gerektiğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden heyet raporu alınması gerektiğini, bakıcı gideri talebinin muhatabının müvekkili kurum olmadığını, söz konusu talebin teminat dışı olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 24.06.2020 tarihli 2018/980 E. 2020/469 K. sayılı kararı ile kazanın anılan şekilde olduğu davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 23.09.2022 tarihli 2020/1411 E., 2022/1570 K. sayılı kararı ile mahkemece dosya içerisinde mevcut olay yeri krokisi de değerlendirilerek, mahallinde tüm tanıkların katılımı ve tanıkların yer göstermeleri suretiyle keşif icra edilerek, dosya içerisinde mevcut aynı bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve kroki içerikleri irdelenerek, tanık beyanları ve varsa yer göstermeleri arasında çelişki giderilmeye çalışılarak ayrıntılı denetime imkan verir şekilde kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi, kabule göre de: Mahkemece davanın reddine karar verildiği halde, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 maddesi dikkate alınmaksızın maktu vekalet ücreti yerine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle bu aşamada sair hususlar incelenmeksizin HMK'nın 353/1-a,6 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. 3.Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli 2022/925 E., 2023/430 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile 289.950,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalının temerrüde düştüğü tarih olan 19.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 4.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2024 tarihli 2023/1240 E., 2024/290 K. sayılı kararı ile Mahkemece kaldırma kararında belirtiliği şekilde raporlar arasındaki çelişki giderilmeden ve kazanın oluş şekli tereddütsüz şekilde tespit edilmeden karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı, bu durumda mahkemece, İTÜ Trafik Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, kusur dağılımına ilişkin, önceki raporlar ve dosyadaki tüm delillerin ve beyanların değerlendirildiği, gerekçeli, denetime elverişli ve çelişkileri giderici ve kazanın oluş şeklini tam olarak ortaya koyan kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi, kazanın oluş şeklinin tam olarak tespit edilememesi halinde tehlike sorumluluğunun paylaştırılması ilkesi gereği eşit kusurlu olduklarının değerlendirilebileceği hususunun da gözetilerek sonuca gidilmesi gerektiği, kabule göre, davacının alınan maluliyet raporuna göre tam malul olduğu ve geçici iş göremezlik halinin bulunmadığı halde bu talep yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğu, yine kabule göre, davacının yaralanmasının organ ve boyutu gözetilerek müterafik kusur konusunda değerlendirme yapılmamış olmasının da hatalı olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. 5. Bölge Adliye Mahkemesinin ikinci kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2024 tarihli 2024/296 E. 2024/743 K. sayılı kararı ile İTÜ trafik kürsüsünde görevli 3 kişiden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda kaldırma kararı doğrultusunda ayrım yapılamadığı için ikili değerlendirme yapmak suretiyle rapor düzenlendiği, davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinde kusur durumunun net olarak tespit edilememesi sebebiyle kaldırma kararı doğrultusunda ve tehlike sorumluluğunun paylaştırılması ilkesi gereğince tarafların eşit kusurlu olarak kabul edildiği, kaza neticesinde davacının %100 malul kaldığı hususunun tespit edildiği, aktüer bilirkişi raporunda belirlenen tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı, davacının %100 malul kalması sebebiyle geçici iş göremezlik halinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava yönünden; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 289.950,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalının temerrüde düştüğü tarih olan 19.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kabulü ile 289.950,00 TL bakıcı gideri tazminatının davalının temerrüde düştüğü tarih olan 19.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; iddia edilen olayın çift taraflı meydana geldiğinin ispatlanmadığını, davacının bakıcı gideri tazminatı yönünden başvuruda bulunmadığını, birleşen davanın derdestlik sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, birleşen dosya yönünden talebin zamanaşımına uğradığını, kaza sonrası şikayetçi olunmadığını, savunmalarının dikkate alınmadığını, kusur raporları arasında çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, davacının sürücü belgesi bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sürücünün kim olduğu tespit edilemediğinden hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, temerrüt gerçekleşmediğinden faiz talebinin reddi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sorucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.