T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/797 Esas KARAR NO : 2025/1574 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2023 NUMARASI : 2020/375 Esas, 2023/193 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, H…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/797 Esas KARAR NO : 2025/1574 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 28/09/2023 NUMARASI : 2020/375 Esas, 2023/193 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 10/12/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; online alışveriş sektöründe faaliyet gösteren davacının ... ibaresini Aralık 2019 tarihinden beri bu ibareyi markasal olarak kullandığını, ayırt edicilik kazandırdıklarını, söz konusu ibarenin davacı tarafından yaratılmış orijinal ve özgün bir marka olduğunu, davalı adına tescilli markanın davacının faaliyet alanı ile birebir aynı sınıfta ve aynı eşya detaylarını da kapsadığını, bu ve davalının kötüniyetli tescili nedenleri ile markanın hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının www...com.tr ve www...com web sitelerini kullandığını, davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıya ait 39165 numaraile tescilli “...” markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalıya ait ....com, ....com.tr, ....net, ....com internet sitelerine erişimin engellenmesine, Cep telefonu uygulamalarının sunulduğu ... platfomlarda davalı adına yayında olan ... uygulamasına erişimin engellenmesine, ....com.tr alan adının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının 2018 yılından beri perakende market ürün ticareti ile iştigal ettiğini, 07/04/2020 tarihinde 2020/39165 tescil numaralı “...” markasını 35. sınıftaki hizmetlerde tescil ettirdiğini, davacı tarafın, internet ortamında yer alan sitesinde ve akıllı telefon uygulamalarında “...” ifadesinin haricinde, “...” ibaresi ile internet sitesinde, sosyal medya mecralarında yada akıllı telefon uygulamalarında bu ibareyi kullanmak sureti ile satışa arz ettiği ürün dahi bulunmadığını, davalı şirketin “....com” alan adının sahibi olmadığını, davalının www...com.tr ve www...net alan adlarının aktif kullanıcısı olup markası tescil edildikten sonra tüketicilere yönelik perakende market ürünleri satışı yaptığını, bu nedenle önceye dayalı markasal kullanım ve ayıt edici hale getirdiği, hükümsüzlük ve haksız rekabet iddialarını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davalının ... ibareli 2020/39165 numaralı markanın 35. Sınıfta tescilli olduğu markanın tescil başvuru tarihinin 07/04/2020 tarihi olup 22/09/2022 tarihinde tescil edildiği, davacının gerçek hak sahipliğine ilişkin sunmuş olduğu deliller neticesinde özellikle internet, sosyal medya ve televizyon yayınları bakımından yaptırtılan bilirkişi incelemesinde davacı tarafından hepsiexpress ... şeklinde 31/12/2019 tarihinde yılbaşı özel programında reklam yayınlandığı yine davacı tarafça ... ibaresi ile birlikte ... şeklinde televizyonlara reklam verildiği, davacıya ait internet sitesi üzerinde yapılan incelemede ... ibaresinin ilk kullanımının 21/01/2020, yine davacıya ait facebook sayfasında ise ilk kullanımın 05/12/2019 tarihinde olduğu davalının marka başvurusunun 07/04/2020 tarihinde olup markaya ilişkin ilk kullanımın tarihi ise 21/09/2020 olarak tespit edildiği, buna göre ... ibaresini ilk kullananın davacı olduğu davacı kullanımlarının konusunda uzman bilirkişi heyetine göre markasal kullanımlar olduğu tarafların ortak olarak internet sitesi üzerinde satış yoluyla benzer faaliyetlerde bulundukları bu yönüyle kullanım sınıfları bakımından da benzerlik olduğu bu sebeple gerçek hak sahipliği bakımından davacının ... ibaresi yönünden davalıya nazaran öncelik hakkı sahibi olduğu anlaşıldığından bu yönüyle hükümsüzlük talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, aynı zamanda davalının bu markayı kullanması haksız rekabete de sebebiyet verebileceğinden davalı tarafından kullanılan ... ibaresini içeren her türlü internet sitesi ve telefon uygulamaları yönünden de talebin kabulü ile davalıya ait ... ibareli alan adının iptaline ve yine cep telefonu uygulamaları ile bu isimdeki tespit edilen internet sitelerine erişimin engellenmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2020/39165 numaralı markanın hükümsüzlüğüne, davalıya ait ....com.tr alan adının iptaline, cep telefonu uygulamalarının sunulduğu apple, app store ve google play platformlarında davalı adına yayında olan ... uygulamalarına erişimin engellenmesine, davalıya ait ....com, ....com.tr, ....net ve ....com isimli internet sitelerine erişimin engellenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki savunmalarını tekrar ederek; davacının "..." adı altında tekil bir uygulaması/ibaresi/ markası bulunmadığını, davacının reklamlarında kullandığı ... tanımlayıcı ibaresinin markasal kullanım olarak niteledirmesinin kabul edilemeyeceğini, davacı ibaresi ile müvekkilin tescilli markası arasında benzerlik bulunmadığını, davacının tüm kullanımlarında kullanımında ... uygulaması esas unsur olarak ön plana çıkarılıp, ... ibaresinin ise tali unsur olmaktan öteye gidemediğini, yerel mahkemenin taraflar arasındaki ilişkiyi tüm yönleri ile araştırmadığını, ikinci cevap dilekçesinde arz ettikleri bir kısım husuların (...’ın AA'da yayınlanan haber/tanıtımı ve ... ile yapılan anlaşma) değerlendirmeye dahi alınmadığını, mahkemenin gerçek hak sahipliği bakımından davacının davalıya nazaran öncelik hakkı sahibi olduğu yolunda verdiği kararın mesnetsiz olduğunu, davacının kullandığını iddia ettiği ibarenin müvekkilin tescili markasının başvuru/korunma tarihinden dört ay önce başladığını, uzun zamandır, yaygın, fasılasız olarak kullandığına ilişkin dosyaya delil sunmamsına rağmen yerel Mahkeme tarafından davalıya nazaran gerçek hak sahibi olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının tescilsiz markasına dayalı olarak haksız rekabet nedeniyle açtığı iş bu davada SMK'nın uygulanmayacağını, bu nedenle görevli Mahkemenin Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemelerinin değil, görevlinin Mahkeme Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yerel Mahkemenin bu hususu resen ele alması gerekirken yargılamaya devam etmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından açılan iş bu dava ispat edilememesine rağmen yerel mahkemece kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, marka hükümsüzlüğü, alan adı iptali ve erişim engeli talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu davaya konu ... ibaresinin ilk olarak davacı tarafından facebook sosyal medya hesabında 05/12/2019 tarihinde kullanıldığı, davalının 35.sınıfta tescilli ...+ŞEKİL ibareli marka başvurusunun 07/04/2020 tarihinde yapıldığı, davalının içeriğinde ve alan adında "..." ibaresini içeren alan adını 26/09/2020 tarihinde kayıt ettirdiği, davalının facebook sosyal medya hesabında 22/10/2020 tarihinde "..." ibaresini kullandığı, davalının uygulamasının 21/09/2020 tarihinde yayınlandığı, gerçek hak sahipliği bakımından davacının ... ibaresi yönünden davalıya nazaran öncelik hakkı sahibi olduğu, davacının ibareyi davalıdan daha önce, 35. Sınıfta yer alan hizmetlerde tanınmış markaları ile birlikte markasal kullandığının tespit edildiği, ulusa tv kanalında "..." ibaresi reklamı veren davacı kullanımlarının yoğun olduğu, tarafların ortak olarak internet sitesi üzerinde satış yoluyla benzer faaliyetlerde bulundukları bu yönüyle kullanım sınıfları bakımından da benzerlik bulunduğu, bu sebeplerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, önceye dayalı üstün hak sahipliği iddiasına dayalı marka hükümsüzlüğü, alan adı ve erişim engeli talepli uyuşmazlığın çözümünde Fikri ve sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, somut olayda haksız rekabet yönünden hüküm kurulmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/12/2025