4. Hukuk Dairesi 2025/11693 E. , 2025/17043 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 08.07.2024 BİRLEŞEN 2007/125 ESAS SAYILI DAVA BİRLEŞEN 2019/312 ESAS SAYILI DAVA Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve d…
4. Hukuk Dairesi 2025/11693 E. , 2025/17043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 08.07.2024 BİRLEŞEN 2007/125 ESAS SAYILI DAVA BİRLEŞEN 2019/312 ESAS SAYILI DAVA Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre,temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl dava dilekçesinde davacı vekili; davacının cezaevi infaz koruma memuru olarak çalıştığını, 17.10.2005 tarihinde mesai çıkışı cezaevinin dava dışı servis sürücüsünün tam kusurlu olarak sebep olduğu trafik kazasında çok ağır surette yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000,00 TL iş gücü ve mutlak gelir kaybı tazminatına 17.10.2005 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2007/125 Esas sayılı dava dilekçesinde davacılar vekili; asıl dava dilekçesinde anlatılan olay çerçevesinde manevi elem ve ızdırap için davacı ... yönünden 75.000,00 TL manevi tazminatın, 1.000,00 TL işgücü kaybının, kazazedenin eşi için 15.000,00 TL, çocukları olan davacılar için de 5.000,00'er TL manevi tazminatın birleşen davada davalı işletenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen 2019/312 Esas sayılı dava dilekçesinde davacı vekil; bozma ilamından sonra 165.592,70 TL zarar hesaplandığını, asıl dava ile 92.434,12 TL talep edildiğini, bakiye kalan zarar 73.158,58 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.09.2013 tarih ve 2006/209 E - 2013/168 K. Sayılı kararı ile 92.434,12 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava tarihinden itibaren, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... yönünden poliçede yazılı olduğu üzere 40.000,00 TL limitle sorumlu olacak şekilde davalılardan müştereken tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, davacı ... lehine 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacı........ lehine 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı .....'ya verilmesine, davacı ... .... lehine 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı ... ..... verilmesine, davacı ............... velayeten ..............ve............. lehine 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı...... velayeten ........... ve .......................verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.07.20 18... /13001-2018/7067 sayılı kararı ile; ''...Davacı ...'in çalışma gücü kaybından kaynaklanan maddi tazminatın belirlenmesinde mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda; CSO 1980 Yaşam Tablosu dikkate alınarak davacı ...'in kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmiş ve hesaplama yapılmış olup, karara esas alınan hesaplama, Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 E-1990/199 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarına uygun değildir. Bu itibarla, Dairemizin yerleşik kriterlerine uygun olarak .................. (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacı ...'in muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerektiği ve davacı ... için takdir olunan manevi tazminatın fazla olduğu'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı Bozmaya uyan mahkemenin; 25.12.20 19... /91 E - 2019/317 K. Sayılı kararı ile asıl davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının maddi tazminat alacağı olan 165.592,70 TL'den davalı ... tarafından Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün (6.İcra dairesi) 2013/4162 sayılı dosyasında ödenen 40.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 125.592,70 TL maddi tazminatın, taleple bağlı kalınarak 92.434,12 TL'sinin kaza tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Bakanlığından tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, davalı ... hakkında açılan davanın poliçede yazılı olduğu 40.000,00 TL limitle sorumlu olduğundan ve ödeme yaptığından konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın (2007/125 E.) kısmen kabul kısmen reddine, davacı ... lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacı ...................... .......... talepleri hakkında mahkemenin 2006/2 09... /168 sayılı kararıyla hüküm kurulduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın (2019/312 E.) kısmen kabul kısmen reddine, 31.158,58 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Bakanlığından tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı ... vekili ile birleşen davalarda davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.03.20 21... /1448-2021/2912 sayılı kararı ile; ''...davalı ... vekilinin temyizi üzerine ilk hükmün bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 09.08.2012 havale tarihli raporu ile asgari ücretin neti üzerinden yapılan hesaba ilişkin davacı tarafın temyizinin bulunmadığı; hesap raporundaki maddi tazminatın davacı bakımından kesinleştiği ve davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır, bozma öncesindeki 09.08.2012 tarihli hesap raporu ile davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece önceki bozma ilamımızda belirtilen bakiye ömrün belirlenmesi yönünden PMF Tablosunun esas alınması gerektiği ve davacı ... için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun şekilde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerektiği'' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. C. Üçüncü Bozma Kararı Bozmaya uyan mahkemenin; 22.06.20 22... /105-2022/209 K. Sayılı kararı ile ''...Bozma ilamı ile kesinleşen hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, davalı ... lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın dikkate alındığı, davalı ... hakkında açılan davanın poliçede yazılı olduğu 40.000,00 TL limitle sorumlu olduğu ve ödeme yaptığından konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, olayın gerçekleşme yeri, zamanı, şekli, davalının kusur durumu, davacı üzerinde yaratacağı üzüntü tarafların sosyal ekonomik durumları, statüleri, manevi tazminatın haksız zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, hak ve nesafet kaideleri birlikte değerlendirilerek 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği'' gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davacının maddi tazminat alacağı olan 92.434,12 TL'den davalı ... tarafından Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün (6.İcra dairesi) 2013/4162 sayılı dosyasında ödenen 40.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 52.434,12 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Bakanlığından tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, davalı ... hakkında açılan davanın poliçede yazılı olduğu 40.000,00 TL limitle sorumlu olduğundan ve ödeme yaptığından konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulü ile, davacı ... lehine 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacı ....... ...., .....'nin talepleri hakkında mahkemenin 2006/2 09... /168 Karar sayılı kararıyla hüküm kurulduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın (2019/312 E.) reddine karar verilmiştir. Dairenin 23.01.20 23... /15005-2023/829 sayılı kararı ile Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre; davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 11.07.2018 tarihli ilk bozma ilamında '' yerleşik kriterlerine uygun olarak ............ (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacı ...'in muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerektiği'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. 03.03.2021 tarihli ikinci bozma ilamında da; '' davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır, bozma öncesindeki 09.08.2012 tarihli hesap raporu ile davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece önceki bozma ilamımızda belirtilen bakiye ömrün belirlenmesi yönünden PMF tablosunun esas alınması gerektiği '' gerekçesiyle karar ikinci kez bozulmuştur. Ancak mahkemece uyulan bozma gereği yerine getirilmemiştir. Davalı ... vekilinin temyizi üzerine ilk hükmün bozulduğu ve bozma ilamının kapsamı; davacı tarafın ilk hükmü temyiz etmediği ve ilk hükme esas alınan 09.08.2012 havale tarihli rapor ile asgari ücretin neti üzerinden yapılan hesaba ilişkin davacı tarafın temyizinin bulunmadığı; hesap raporundaki maddi tazminatın davacı bakımından kesinleştiği ve davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmalıdır, bozma öncesindeki 09.08.2012 tarihli hesap raporu ile davalı taraf lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını sağlayacak biçimde ve sadece ilk bozma ilamında belirtilen bakiye ömrün belirlenmesi yönünden PMF Tablosunun esas alınması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davanın kısmen kabulü ile, davacının maddi tazminat alacağı olan 77.060,97 TL'den davalı ... tarafından Afyonkarahisar İcra Müdürlüğünün (6.İcra dairesi) 2013/4162 sayılı dosyasında ödenen 40.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 37.060,97 TL maddi tazminatın, kaza tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Bakanlığından tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, davalı ... hakkında açılan davanın poliçede yazılı olduğu 40.000,00 TL limitle sorumlu olduğundan ve ödeme yaptığından konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın (2007/125 e.) kısmen kabulüne, davacı ... lehine 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 17.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosyanın davalısı Adalet Bakanlığından alınarak davacı ...'ya verilmesine, davacı .... ....., ... ..., ..........'nin talepleri hakkında mahkememizin 2006/2 09... /168 Karar sayılı kararıyla hüküm kurulduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın (2019/312 E.) reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ: A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ilk kararda ıslah edilen miktar üzerinden tam kabul kararı verildiğinden taraflarınca kararın temyiz edilmediğini, temyiz edilmesi halinde talebin hukuki yarar olmadığı yönünde değerlendirileceğini, bu nedenle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğuna yönelik bozma kararlarının adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, hesaplama yöntemine ilişkin olarak yaşam tablosuna yönelik kanun maddesi bulunmadığını, son olarak Yargıtay içtihatlarına göre TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasına yönelik olduğunu, bu hususta bozma yapılmasının yerinde olmadığını, tazminat alacağını zamanında alamayan müvekkilinin alım gücünün düştüğünü, davacı müvekkilinin devlet memuru olduğunu, asgari ücret üzerinden hesap yapılmasının hatalı olduğunu, gerçek gelir üzerinden hesap yapılmasının kamu düzeni ile ilgili olduğunu, manevi tazminat yönünden kararın kesinleştiğini ancak mahkemece yeniden hüküm kurulması ve buna ilişkin yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; idareye atfedilecek kusurun bulunmadığını, kazadan dolayı davacının kimseden şikayetçi olmadığından davadan feragat ettiğini, maluliyet oranı ile tazminat miktarı sebepsiz zenginleşmeye neden olacak oranda fahiş olduğunu, kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok fahiş olduğunu ve resen dikkate alınacak nedenlerle mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Usuli kazanılmış hak kavramı, anlam itibarıyla bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Usuli müktesep hak müessesesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda düzenlenmiş olmamakla beraber davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri hâline gelmiştir. Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar; 04/02/1959 tarihli ve 1959/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararları) Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli ve 2006/4-519 Esas, 2006/527 Karar sayılı, 03.12.2008 tarihli ve 2008/10-730 Esas, 2008/732 Karar sayılı kararları) Bazı konuların bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmesi durumunda da usuli kazanılmış hak doğmuş olur. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uyan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.Yani kesinleşmiş bu kısımlar o kısımlar lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak teşkil eder. Somut uyuşmazlıkta; mahkemenin 22.06.2022 tarihli kararında davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, kararın davalı ... tarafından temyizi üzerine, manevi tazminat bozma konusu yapılmamıştır. Şu hâlde mahkemece, davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeden bozma sonrası davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...'nın tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.