6. Hukuk Dairesi 2010/3732 E. , 2010/9070 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :9.12.2009 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz …
**6. Hukuk Dairesi 2010/3732 E. , 2010/9070 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi KARAR TARİHİ :9.12.2009 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 1.1.1993 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi müvekkiline ait taşınmazda kiracı olduğunu davalının Eylül 2008 ve Kasım 2008 ayları kira bedellerinin ödenmemesi sebebiyle kendisine iki ayrı ihtarname gönderildiğini ve ihtarnamelerin tebliğinden sonra ödemede bulunduğunu belirterek iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı, kira sözleşmesinde kiralayanın davacının murisi olup, kiralayanın davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğunu ve bu kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğundan davacının tek başına ihtar keşide etme ve dava açma hakkı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 6570 Sayılı Yasanın 7/e maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının yerleşik içtihatlar uyarınca kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılması zorunludur. İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracının bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde ve bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde iki haklı ihtar oluşmaz. Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulunun bulunması halinde muaccel (istenebilir) hale gelen kiranın tek ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklı ihtara konu yapılması mümkün değildir. Olayımızda; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.1.1993 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi kiralayan sıfatıyla davacının miras bırakanı ... imzalamış ve kiralayanın 10.1.1999 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları tarafından 18.7.2008 tarihinde düzenlenen miras taksim sözleşmesi gereğince davaya konu kiralanan davacıya bırakılmış ve tapuda 19.9.2008 tarihinde davacı adına tescil edilmiştir. Davacı 4.9.2008 tarihinde keşide ettiği ihtar ile Eylül 2008 kira bedelini, 4.11.2008 tarihinde keşide ettiği ihtarnamesi ile de Kasım 2008 kira bedelini istemiş, davalı her iki kira bedelini ihtarname tebliğinden sonra ödemiştir. Mahkemece davacının, 4.9.2008 tarihinde keşide ettiği ihtarname sırasında tek başına malik olmadığı, diğer mirasçı ile aralarında mecburi dava arkadaşlığı olduğu için ihtarı tek başına keşide edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddinde karar verilmiş ise de Hukuk Genel Kurulunun 14.9.1960 tarih ve E6-69 K42 sayılı kararında açıklandığı üzere davacı kanunun tanıdığı yetkiyi taksim sözleşmesi ile elde etmiştir. Bu itibarla iktisap tarihinin taksim sözleşmesi tarihi olarak kabulü gerekir. Davacı, miras taksim sözleşmesinin düzenlendiği 18.7.2008 tarihinde taşınmazı iktisap ettiğine ve 22.7.2008 tarihinde gönderdiği ihtar ile kira paralarının kendisine ödenmesini istediğine göre ihtarnameyi tek başına keşide etme hakkı bulunmaktadır. Bu nedenle olayda iki haklı ihtar olgusu gerçekleşmiş olup, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken iktisap tarihinin tapuya tescil tarihi olarak kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.7.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.