T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1152 Esas KARAR NO: 2025/1261 DAVANIN KONUSU : Marka (Manevi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ : 16/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı v…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1152 Esas KARAR NO: 2025/1261 DAVANIN KONUSU : Marka (Manevi Tazminat İstemli) KARAR TARİHİ : 16/10/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2018/14023 marka numarası ile "Esenyurt Çocuk Üniversitesi" markasını tescil ettirdiğini ,davalı tarafından müvekkil adına tescilli marka müvekkilin bilgi ve rızası olmaksızın kopyalandığını ve kullanılmaya başlandığını, hali hazırda tecavüzün devam ettiğini zira davalı belediyenin hala müvekkil adına tescilli markayı kullandığını, tescilli marka ile neredeyse aynı ibareyi müvekkilinin izni olmaksızın kendi görsellerinde kullandığını, aleyhine tespit istenen davalının kullandığı Esenyurt Çocuk Üniversitesi ibaresinin müvekkilin tescilli markasına aynen benzediğinden bu durumun haksız rekabet nedeniyle müvekkilimin markasına tecavüz oluşturduğunun tespitini, davalının müvekkiline ait markaya tecavüzünün önlenmesi ve menini, 100 TL maddi tazminat, 250.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava açma süresi geçtikten sonra işbu davanın açıldığını, süreaşımına uğrayan davanın reddinin gerektiğini, korunanın davacının tescil ettirdiğini belirttiği marka adı değil, Esenyurt Belediyesi Çocuk Üniversitesi olacağını, 'Esenyurt' herkesçe bilinen bir ilçe adı olup, önüne geldiği kuruluş adına, bir kamu kurumu uzantısı izlenimi verdiğini, yaygın adın sağladığı güven ve olumlu etki nedeniyle halkı yanıltıcı izlenim oluşturduğunu, 'Esenyurt Belediyesi Çocuk Üniversitesi' ise yürüttüğü kamu hizmeti nedeniyle tüm Türkiye'de tanınmış olup, kamu hizmetinin sürekliliği ve kamu yararı amacıyla hizmetin yaygınlaştırılması için zorunlu ve yerinde bir kullanım olduğunu, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verildiğini, davacı markasının kullanımını gereği gibi ve süresi içinde sağlamadığını, herhangi bir reklam, Google araması gibi ulaşılabilirliği sağlayan kaynak bulunmadığını tüm bu sebeplerle de korumadan faydalanabilmesinin mümkün olmadığını, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız olduğunu, zira davacının tescil edildiğini belirttiği markayı kullanmadığını, idare tarafından kullanılmayan bir markaya karşı haksız fiilde bulunulabilmesi mümkün olmadığını ve kullanılmayan marka dolayısıyla zarar meydana gelmesinin mümkün olmadığını şartları oluşmadığından maddi ya da manevi tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 25/06/2025 tarihli 2023/43 Esas- 2025/148 Karar sayılı kararı ile; davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın 19/02/2025 tarihinde işlemden kaldırıldığı, başvuruya bırakıldığı ve işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık yasal süre içinde yenilenmediği gerekçesiyle HMK 150. maddesi uyarınca 21/05/2025 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; E-duruşma sistemindeki aksaklıklardan dolayı tarafların hiçbir sorumluluğu olmadığını, hal böyleyken ilk derece mahkemesi kararının hatalı ve açıkça hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin verdiği kararın gerçekle ilgisi olmadığını ve hukuk kurallarıyla bağdaşmadığını, istinaf başvurularının kabulünü, mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 19.02.2025 tarihli 6 nolu celsede davacı vekilinin e-duruşma talebinde bulunduğu, bu talebin kabul edildiği, kendisinin e-duruşmaya bağlanması için duruşma açılırken arandığı, davacı vekilinin uygun bir süre beklendiği ancak davacı vekilinin e-duruşmaya bağlanmadığı, mahkemenin uyap sisteminde herhangi bir teknik aksaklık bulunmadığı, katılımının sağlanması için celse sonuna kadar aramanın açık bırakılmasına karar verildiği hususunun duruşma hakimi tarafından zapta işlendiği, davalı İdare vekilinin de davacının takip etmediği davayı takip etmek istememesi üzerine taraflarca takip edilmeyen dosyanın 19.02.2025 tarihinde yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 19.02.2025 tarihli celsede verilen işlemden kaldırma kararına karşı yeniden işleme koyma dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle iken ilk derece mahkemesi tarafından HMK:150. Maddesi hükmü gözetilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2025