Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4367 E. , 2025/1161 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/4367 Karar No : 2025/1161 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 24/12/2020 tarihli, E:2018/2379, K:2020/13627 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması is…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/4367 E. , 2025/1161 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2021/4367 Karar No : 2025/1161 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Altıncı Dairesinin 24/12/2020 tarihli, E:2018/2379, K:2020/13627 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilerek 08/10/2012 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planının; mülkiyeti davacıya ait İzmir İli, Bornova İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... parsel sayılı taşınmazın ''ağaçlandırılacak alan" olarak ayrılmasına ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, toprak yapısı ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmesi için uygun olan dava konusu parselin bulunduğu alanın konumu ve fiziksel özellikleri dikkate alındığında kentsel yerleşim alanlarının büyümesini engellemek amacı ile farklı arazi kullanımları ile oluşturulması öngörülen yeşil kuşağın bir parçası olarak planlandığı anlaşıldığından dava konusu imar planının, üst ölçekli 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı ile uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Ret kararına dayanak olarak alınan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının henüz kesinleşmediği, kazanılmış haklarının korunmasının gerekiği iddiasıyla mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü ile mahkeme kararının vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının bozulması, esasa ilişkin kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : İzmir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilerek 08/10/2012 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planının; mülkiyeti davacıya ait İzmir İli, Bornova İlçesi, ... Mahallesi, ... mevkii, ... parsel sayılı taşınmazın ''ağaçlandırılacak alan" olarak ayrılmasına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. Kararın esasa ilişkin kısmı yönünden incelenmesi; İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Temyize konu mahkeme kararının anılan kısmı hukuk ve usule uygun olup kararın bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır. Kararın yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti yönünden incelenmesine gelince; İLGİLİ MEVZUAT 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 31. maddesi ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ''Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri'' başlıklı 331. maddesinde ''(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bilindiği gibi, yargılama sonucu bir kimseye yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o kimsenin dava açmak suretiyle karşı tarafın gider yapmasına neden olmuş olmasıdır. Davacının davayı açtığı andaki mevzuata veya içtihat durumuna göre davasında haklı olup da dava açıldıktan sonra yapılan bir imar planı gereğince davanın, dava konusu işlemin hukuka uygun hale geldiği gerekçesiyle reddi halinde, davacı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması adil yargılanma ilkesine uygun görülemez. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 17/11/2021 tarih ve 2018/27686 başvuru numaralı Hilmi Kocabey ve Diğerleri kararında da yargılama giderlerinden sorumluluk konusunda, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna vurgu yapılmış ve konu Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkı dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Uyuşmazlıkta; İdare Mahkemesince verilen ilk kararda, yürürlükte olan 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında dava konusu parselin de bulunduğu alan için öngörülmüş olan lojistik merkez alanı kullanım kararı ile dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında öngörülen ağaçlandırılacak alan kullanım kararının çeliştiği bu nedenle uyuşmazlık konusu plan kararının planların kademeli birlikteliği ilkesine ve üst ölçekli plan kararına uygun olmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, temyiz aşamasında Dairemizce; gelinen aşamada, uyuşmazlık konusu taşınmazı da kapsayan bölgenin, 30/12/2014 tarihinde onaylanan İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında lojistik merkez alanı kullanımında kalmaktayken, dava devam ederken 10/10/2018 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile lojistik merkez alanı fonksiyonunun kaldırılarak ağaçlandırılacak alan olarak planlandığı. bu itibarla, dava konusu planın, üst ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı ile uyumlu hale geldiği sonucuna varılarak anılan kararın bozulmasına karar verildiği, İdare Mahkemesince yeniden yapılan değerlendirme sonucu bozma kararına uyularak davanın reddi yolunda karar verilirken yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin davacı taraf aleyhine yüklendiği anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen açıklamalar, uyuşmazlık konusuyla ilgili yerleşik içtihatlar ve değerlendirmeler çerçevesinde, mahkemelerce davanın açıldığı tarihteki ve karar verilmeden önceki aşamada tarafların haklılık durumu dikkate alınarak yargılama giderlerinin takdir edilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davanın açıldığı tarihte 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı ile uyumsuz olan dava konusu 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının, dava devam ederken 10/10/2018 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı Değişikliği ile uyumlu hale geldiğinden dolayı davanın reddi gerekmekte ise de davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre gelinen aşamada yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olacağı sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, esasa yönelik olarak ONANMASINA, yargılama giderleri ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücreti yönünden BOZULMASINA, 3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 05/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.