Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/11581 E. , 2024/18098 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11581 Karar No : 2024/18098 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Başkanlığı / ... Vekili : Av. ... 2- ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... Vekili: Av. ... İstemin Özeti : ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu …
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/11581 E. , 2024/18098 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/11581 Karar No : 2024/18098 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Başkanlığı / ... Vekili : Av. ... 2- ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... Vekili: Av. ... İstemin Özeti : ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde araştırma görevlisi olarak görev yapan davacının, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’ndaki usul ve esaslara uyulmadan, hakkında somut delil ve gerekçe ortaya konulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, Anayasa'nın 15. maddesi uyarınca OHAL döneminde sadece OHAL'in gerektirdiği ölçüde ve OHAL'e neden olan konularla ve OHAL süresiyle sınırlı geçici tedbirlerin alınabileceği, Anayasa'nın 129. maddesine aykırı olarak savunma hakkı tanınmadığı, usulüne uygun disiplin soruşturması yürütülmediği, mahkumiyetine ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmediği, bu nedenle ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olmadığına ilişkin itirazlarının idari yargı mercilerince gerektiği gibi incelenmediği, ByLock programını telefonuna indirmediği ve kullanmadığı, ByLock'a ilişkin verilerin hukuka aykırı olarak elde edildiği ve bu nedenle hükme esas alınamayacağı, ByLock programını kullandığına dair yapılan tespitin yalnızca CGNAT kayıtlarından ibaret olduğu, CGNAT kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı, ByLock'a ilişkin user ID içeriklerinin bulunmadığı, hakkında itirafçı olarak beyanda bulunan tanıkların beyanlarına hukuken itibar edilemeyeceği, dava konusu işlem ile Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, gerekçeli karar hakkının, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılma işleminin idari işlemin unsurlarından olan yetki, şekil ve sebep unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği belirtilerek, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ve somut norm denetimi yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği iddia edilmektedir. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. ... Üniversitesi Rektörlüğü'nün Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçlamasıyla yürütülen ceza yargılaması neticesinde, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "... tanık O.Y.T.'nin soruşturmadaki beyan ve teşhisi ile kovuşturmadaki tevilli beyanlarına göre sanığın (davacının) FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer alıp örgüt evinden ve örgüt mensuplarından sorumlu kişi olarak örgütsel sorumluluk üstlendiği, tanık kovuşturmada soruşturmadaki beyanlarının özetle tahmini olduğunu ifade etmiş ise de, Yargıtay ...Ceza Dairesi'nin ... esas ve ... karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere 'tanık, şüpheli, mağdur gibi sıfatlarla soruşturma aşamasında beyanda bulunan kişilerin soruşturma aşamasında verdikleri beyanlarından, kovuşturma aşamasında doğrudan örgütsel baskı ya da örgütlerin korkutucu güçlerinden kaynaklanan nedenler yahutta örgütsel aidiyet nedeniyle vazgeçilebilmektedir. Terör ve örgütlü suçlara ilişkin uzun yıllar uygulamalarında oluş ve dosya kapsamı itibariyle doğru olduğu kanaatine varılan evvelce verilmiş ifadenin inkarı makul bir nedene dayandığı ortaya konulamıyorsa örgütsel baskı gözetilerek hükme esas alınmaktadır.Tanığın beyanlarında sırf duruşmada önceki beyanlarını inkar etmiş olması nedeniyle delil niteliğinde bir değişiklik söz konusu olmayacaktır.Önceki beyanın inkarı tek başına delil niteliğini kaybetme sonucu doğurmayacaktır.' Somut olayda sanıkla (davacıyla) örgüte müzahir üniversitenin aynı fakültesinde eğitim alan tanığın kovuşturmada sanığı (davacıyı) suçtan ve cezadan kurtarmaya yönelik olarak hareket ettiği kanaati oluşmakla soruşturmadaki samimi ve somut teşhis ve beyanı hükme esas alınmış ve açıklanan ve subutu kabul edilen eylemler dikkate alındığında; sanığın (davacının) FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısı içerisinde bilerek ve isteyerek yer alıp, örgütle güncel bağını devam ettirdiği ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk ettiği, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girdiği, örgütle organik bağ kurduğu, herhangi bir yanılgı içerisinde bulunmadığı, aksine örgütün amaçlarını bilerek hareket ettiği anlaşılmıştır. ..." tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.