DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1736 E. , 2024/840 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1736 Karar No : 2024/840 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü -... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Üretim Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAM
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1736 E. , 2024/840 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1736 Karar No : 2024/840 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü -... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Enerji Üretim Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket adına 2016 yılında tescilli muhtelif tarih ve sayılı serbest dolaşıma giriş beyannamesi muhteviyatı eşyanın ithali sırasında 18/07/2016 tarih ve 2016/9073 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ekinde yer alan "Kömür İthalatına Ek Mali Yükümlülük Konulması Hakkında Karar" hükümleri uyarınca kömür ithalatlarında ton başına 15 Amerikan Doları üzerinden Türk Lirası karşılığı hesaplanarak ödenen ek mali yükümlülüğün, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesine istinaden geri verme başvurusu tarihindeki Amerikan doları kuru üzerinden geri verilmesi talebinin reddine ilişkin karara vaki itirazın reddine ilişkin işlemin iptali ile anılan tutarın geri verme başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Dava, geri verme kararları ile iade edilen gümrük vergilerinin, geri verme başvurusu tarihindeki Merkez Bankası Satış Kuru üzerinden hesaplanarak aradaki farkın iade edilmesi talebiyle açılmıştır. İdareye yapılan ödemelerin Türk Lirası cinsinden olması ve bu şekilde kur farkından dolayı zararlarının doğduğunun iddia edildiği, ancak mevzuatta zararın karşılanmasını gerektirecek herhangi bir kuralın bulunmadığı, kaldı ki yargı mercilerince ödenen ek mali yükümlülüğün faiziyle birlikte iadesine karar verildiği ve zararının karşılandığı hususları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Mahkeme, bu gerekçeyle davayı reddetmiştir. Davacının istinaf istemini inceleyen ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı: Olayda, yargı kararlarıyla iadesine karar verilen ek mali yükümlülüğün, 02/08/016 tarih ve 29789 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/07/2016 tarih ve 2016/9073 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "Kömür İthalatında Ek Mali Yükümlülük Konulması Hakkında Karar" uyarınca, sadece elektrik üretinde kullanılan kömür cinsi eşyaya ait olmak üzere, brüt ağırlık üzerinden ton başına 15 Amerikan Doları olarak ek mali yükümlülük konulmasının kararlaştırıldığı ve davacı şirketçe ithalat işlemlerini tamamlamak için söz konusu 15 Amerikan Doları ek mali yükümlülüğün ihtirazi kayıt konulmak suretiyle ödenerek ithalatların gerçekleştirildiği tartışmasızdır. İdarenin, Anayasanın 125. maddesinde ifadesini bulan eylem ve işlemlerinden kaynaklanan tazmin sorumluluğu, idarenin müdahalesinden önceki ve sonraki zaman dilimi itibariyle ilgililerin mal varlığı üzerinde bozulan ekonomik dengenin yeniden kurulmasını amaçlamaktadır. Dolayısıyla, eylem veya işleminde dolayı sorumlu tutulan, başka deyişle üzerine tazmin borcu düşen idarenin, hak ihlalini tam olarak gidermesi, uğranılan zararı bütünüyle karşılaması zorunludur (ESİN Yüksel, Danıştay'da açılacak tam yargı davaları sh.14). Öte yandan, idarenin eylem veya işlemi nedeniyle ortaya çıkan zararın, olay tarihi itibarıyla değil, karar tarihi itibarıyla saptanması, zararın hukuki sorumluluğu bulunan tarafça tam olarak giderilmesi gerektiği şeklindeki ilkenin de doğal sonucudur. Bu yapılmadan etkili bir hukuka uygunluk denetiminden söz edilemeyeceği açıktır. Kaldı ki, tazminat miktarı hesaplanırken, dava süresince paranın değer kaybı nedeniyle reel olarak eksilen bölümünün dikkate alınmaması, davalı taraf için haksız bir kazanca dönüşecektir. Asıl olan, tazminat miktarının, para değerindeki kayıplar hesaplanıp karar tarihi itibarıyla gerçek değerinin bulunması suretiyle olanaklıdır (ÜNLÜÇAY Mehmet, İdarenin Tazmin Borcu ve Enflasyon Olgusu, Danıştay Dergisi Sayı:94). Bu bakımdan, haksız alındığı hususunda tartışma bulunmayan ek mali yüküme ilişkin olarak davacının katlanmak zorunda bırakıldığı mali külfetin, başka deyişle uğradığı zararın saptanmasında, döviz cinsinden belli edilen ek mali yüküm için Merkez Bankasınca, tahsil ve iade tarihleri itibarıyla ilan edilen satış kuru esas alınarak hesaplama yapılması gerekirken, idareye yapılan ödemelerin Türk Lirası cinsinden olduğu ve mevzuatta, bu şekilde kur farkından dolayı ortaya zarar çıktığı iddiasıyla zararın karşılanmasını gerektirecek herhangi bir kuralın bulunmadığı gibi davacının zararının da karşılanmış olduğu gerekçeleriyle davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. Vergi Dava Dairesi bu gerekçeyle davacının istinaf istemini kabul etmiş, davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Davalının temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 25/04/2023 tarih ve E:2020/3897, K:2023/2160 sayılı kararı: Dosyanın incelenmesinden, 02/08/016 tarih ve 29789 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 18/07/2016 tarih ve 2016/9073 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "Kömür İthalatında Ek Mali Yükümlülük Konulması Hakkında Karar"ın 1. maddesi ile sadece elektrik üretiminde kullanılan kömür cinsi eşyaya brüt ağırlık üzerinden ton başına 15 Amerikan Doları ek mali yükümlülük getirilmiş ve Karar'ın 4. maddesinde bu Karar'ın yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği kararlaştırılmıştır. Davacı şirketçe ithalat işlemlerini tamamlamak için Bakanlar Kurulu Kararı ile getirilen ton başına 15 Amerikan Doları ek mali yükümlülük, ihtirazi kayıt konulmak suretiyle ödenerek ithalatlar gerçekleştirilmiştir. İthalatlar sırasında ödenen ek mali yükümlülükler ile ilgili olarak açılan davalarda ek mali yükümlülüğün kanuni faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir. Bu davalar henüz derdest iken ek mali yükümlülüğün dayanağı olan 2016/9073 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nda 23/10/2018 tarih ve 197 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan değişiklik sonucu, geri verme kararları ile iade edilen gümrük vergilerinin, geri verme başvuru tarihindeki Merkez Bankası Satış Kuru üzerinden hesaplanarak aradaki farkın iade edilmesi istemiyle yapılan başvurunun vergilerin Türk Lirası olarak tahsil edildiğinden bahisle geri verilmesinin de Türk Lirası cinsinden olacağı gerekçesi ile reddedildiği anlaşılmıştır. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 15. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, gümrük vergilerinin, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanacağı belirtilmiştir. Kanun'un 30. maddesinde ise eşyanın gümrük vergisine esas alınacak kıymetinin Türk Lirası olarak beyanının zorunlu olduğu, fatura veya diğer belgelerde yazılı yabancı paraların, gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihte yürürlükte olan T.C. Merkez Bankası döviz satış kurları üzerinden Türk Lirasına çevrileceği kurala bağlanmıştır. Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, ilgililer tarafından gümrük beyannamelerinde eşyanın gümrük vergisine esas tutarların Türk Lirası olarak beyan edilmesinin yasal zorunluluk olduğu, ilgili belgelerde yabancı para cinsinden tutar bulunması halinde ise anılan tutarların gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihteki Merkez Bankası döviz kurları üzerinden Türk Lirası'na çevrileceği açıkça belirtildiğinden, idarelerce gümrük işlemleri hakkında getirilen mali yükümlülüklerin yabancı para cinsinden belirlenmiş olması halinde dahi söz konusu kanuni düzenlemelerin aksinin kabul edilmesi olanaklı değildir. Bu durumda, 2016/9073 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümleri uyarınca, kömür ithalatlarına ilişkin olarak ton başına getirilen 15 Amerikan Doları ek mali yükümlülük yabancı para cinsinden belirlenmiş ise de davacı tarafından söz konusu yükümlülüğe ilişkin ödemenin beyannamenin tescil tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden hesaplanan karşılığının Türk Lirası olarak yapıldığı belirlenmiştir. Bu kapsamda, Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen döviz cinsinin ve tutarının ithalat işlemlerinde ek mali yükümlülüğün tutarının hesaplanmasında esas alınacak "referans değer" olmasına karşın, ödeme ve iade işlemlerinin Türk Lirası cinsinden yapılması zorunluluğu dikkate alındığında, geri verme (başvuru) tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden iade isteminde bulunan davacı şirketin taleplerinin hukuki ve kanuni dayanağı bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemin iptaline karar veren temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. Daire bu gerekçeyle Vergi Dava Dairesi kararını bozmuştur. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararı: Vergi Dava Dairesi, aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle davayı kabul ederek ilk kararında ısrar etmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının basiretli bir tacir olduğu ve ek mali yükümlülüğü ödemek yerine banka teminat mektubu sunabileceği, daha önce açılan iade davalarında, mahkemelerce ödenen ek mali yükümlülüğün faiziyle beraber iadesine dair kararlar verilmesine karşın, davacının aşkın zararının bulunduğuna dair iddiası bulunmakta ise bunu ancak tazminat davası açmak suretiyle ileri sürebileceği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Ek mali yükümlülük uygulamasında teminat mektubu verilmesi şeklinde bir usulün bulunmadığı, vergilerin geri verilmesine ilişkin düzenlemenin idarece yapıldığı ve bu nedenle işlemin hiç tesis edilmemiş haline dönülmesi gerektiği, gümrük terminolojisinde, Daire kararında belirtildiği şekilde "referans değer" şeklinde bir ibarenin bulunmadığı ve ek mali yükümlülüğün Türk Lirası olarak yatırılmasının tüm olumsuz sonuçlarına ithalatçının katlanmasının beklenemeyeceği belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyizen incelenen ısrar kararının, Danıştay Yedinci Dairesinin kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay Yedinci Dairesinin yukarıda yer verilen kararının dayandığı aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle ısrar kararının bozulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1- Davalının temyiz isteminin KABULÜNE, 2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının BOZULMASINA, 3- Yeniden verilecek kararda karşılanacağından, yargılama giderleri hakkında hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 02/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. X - KARŞI OY: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında ısrar kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından, istemin reddi gerektiği oyu ile karara katılmıyoruz.