Başvuru, işyerinde meydana gelen patlamaya bağlı olarak gerçekleşen ölüm ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davasında hükmedilen tazminat miktarının yeterli olmaması nedeniyle yaşam hakkının, yargılama sürecinin uzaması nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; işyerinde meydana gelen patlamaya bağlı olarak gerçekleşen ölüm ve ölüm nedeniyle açılan tazminat davasında hükmedilen tazminat miktarının yeterli olmaması nedeniyle yaşam hakkının, yargılama sürecinin uzaması nedeniyle de makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. İstanbul'un Zeytinburnu ilçesi Maltepe Mahallesi sınırları içinde yer alan ve ticari amaçla kullanılan binanın üçüncü katındaki işyerinde 31/1/2008 tarihinde saat 09:30 sıralarında patlama meydana gelmiştir. Patlamada tüm bina ve etrafında bulunan yapılarda ciddi zarar oluşmuştur. Patlama sonucu başvurucuların yakınlarının da aralarında olduğu 21 kişi hayatını kaybetmiş, 115 kişi yaralanmış ve büyük çapta maddi hasar meydana gelmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından patlamaya ilişkin olarak düzenlenen 13/2/2008 tarihli raporda "mahalde kaçak imal edilmekte olan piroteknik ürünlerin ısınmak amaçlı kullanılan elektrikli ısıtıcılar ile kontrol dışı ısınıp tutuştuğu ve imalat için hazırlandığı tahmin edilen bir miktar karışımı patlattığı, bu patlamanın oluşturduğu yüksek ısı sebebiyle ikinci büyük patlamanın meydana geldiği" tespitine yer verilmiştir (olaya ilişkin detaylı aktarım ve süreç için bkz. Necla Kara ve diğerleri, B. No: 2018/5075, 15/3/2022). Başvurucular, patlamanın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusuru olduğu iddiasıyla 2009 yılında tam yargı davası açmıştır. İstanbul İdare Mahkemesi (Mahkeme) 30/1/2012 tarihli kararıyla idarenin hizmet kusurunu saptayarak başvurucular lehine toplam 000 TL manevi ve 173,50 TL maddi tazminata hükmetmiştir. Karar, Danıştay Sekizinci Dairesi (Daire) tarafından 3/2/2014 tarihinde esastan bozulmuş ve Mahkeme 27/4/2016 tarihinde bozma kararına uyarak başvurucular lehine toplam 000 TL manevi, 538,80 maddi tazminata hükmetmiştir. Karar 11/4/2017 tarihinde onanmıştır. Karar düzeltme aşamasında Dairece verilen 12/3/2018 tarihli kararla ise sadece işletilecek faiz kısmı yönünden hüküm bozulmuş, başvurucuların tazminat miktarına ilişkin iddiaları yönünden karar düzeltme talebi reddedilerek esasa ilişkin kısım yönünden karar kesinleşmiştir. Takip eden süreçte Mahkeme, bozma kararına uymuş ve bozma kararına hasren inceleme yaparak daha önce hükmettiği tazminat miktarları için 22/10/2008 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine 9/7/2018 tarihinde karar vermiştir. Karar 19/12/2018 tarihinde onanmış ve karar düzeltme istemi de 9/7/2020 tarihinde reddedilmiştir. Başvurucular 9/7/2020 tarihli karar düzeltme talebinin reddine dair kararı 23/9/2020 tarihinde öğrenmelerinin ardından 23/10/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyonlar Başraportörlüğü tarafından 2020/35426, 2020/35427 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyalarının kapatılmasına, incelemenin 2020/35425 başvuru numaralı bireysel başvuru dosyası üzerinden yürütülmesine 20/11/2020 tarihinde karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.