(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/4352 E. , 2009/4755 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptâl ve tescil istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince te…
**(Kapatılan)15. Hukuk Dairesi 2008/4352 E. , 2009/4755 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptâl ve tescil istemine ilişkin olup mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Taraflar arasında 23.06.1989 tarihli “Kat Karşılığı İnşaat Yapım Sözleşmesi” düzenlendiği çekişmesizdir. Davacı yüklenici, davalı ise arsa sahibidir. Davalı arsa sahibi anılan sözleşmeyi tek taraflı bildirimi ile feshettiğini ileri sürmüşse de Daire’mizin kararlılık kazanan uygulaması ile belli olduğu üzere, arsa payı devri borcu içeren sözleşmelerin ancak mahkeme kararı ile ya da taraf iradelerinin birleşmesi sonucu feshedilebilmeleri mümkün olduğundan, ancak somut hukuki ilişkide böyle bir durum gerçekleşmediğinden sözleşmenin ayakta olduğu ve hükümlerinin yürürlükte bulunduğu açıktır. Keza davacı tarafından daha önce Üsküdar Asliye 1. Hukuk Mahkemesi’nin 1999/71 esasına kaydedilen davada, eldeki davada istem konusu yapılan bağımsız bölümlerin de tescili talep edilmiş ve sonuçta red kararı verilmiş ise de, anılan kararın o davanın açıldığı zamandaki koşullara göre verildiği, davacının sözleşme ile yüklendiği edimleri tamamladığında tekrar dava açabileceği, yani mevcut uyuşmazlık açısından kesin hüküm oluşturmayacağı ortadadır. Sözleşmenin 6. maddesinde; arsanın mülkiyetinin inşaatın kesin kabulüne kadar idarenin (arsa sahibinin) uhdesinde kalacağı, 19. madde uyarınca sözleşme ekleri arasında sayılan ihale şartnamesinin “Müteahhide Verilecek Bağımsız Bölümler” başlıklı 20. maddesinde ise; bina tamamen bitirilip iskân müsaadesi alındıktan, geçici kabule ilişkin tutanaklar idarece onaylandıktan, yüklenicinin varsa cezaları tahsil edildikten, su, elektrik ve varsa havagazı bağlantıları yaptırıldıktan, asansör ve kalorifer tesisatının kullanma izni alındıktan, revize projeler idareye teslim edildikten sonra yüklenicinin kendisine ait bağımsız bölümleri 16. maddede belirtildiği şekilde arsa payları dahil üçüncü kişilere satabileceği ve idarenin de bu yerlerin ferağlarını doğrudan doğruya yükleniciye vereceği, yine bu işlemler için gerekli tüm masrafları yüklenicinin karşılayacağı kararlaştırılmıştır.