8. Hukuk Dairesi 2016/13162 E. , 2019/10623 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılardan ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Asıl dosyada davacı ... vekili, dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazın ... ... ad
**8. Hukuk Dairesi 2016/13162 E. , 2019/10623 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacılardan ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Asıl dosyada davacı ... vekili, dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazın ... ... adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin taşınmazı 1983 yılında haricen satın aldığını ve 20 yıldan uzun süredir malik sıfatıyla nizasız fasılasız kullandığını, komşu 10 parseli de satın alarak dava konusu taşınmaz ile bütün olarak kullandığını, tapu kaydı maliki ...’ün 1969 yılında ölmüş olduğunu beyan ederek taşınmazın ... adına tescilini talep etmiştir. Birleşen dosyada davacı ... vekili; dava konusu 3 ve 9 parsel sayılı taşınmazların ... ... adına kayıtlı olduğunu, müvekkilinin taşınmazları 1983 yılında haricen satın aldığını ve 20 yıldan uzun süredir malik sıfatıyla nizasız fasılasız kullandığını, tapu kaydı maliki ...’ün 1969 yılında ölmüş olduğunu beyan ederek taşınmazların ... adına tescilini talep etmiş, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/454 Esasına kaydedilen dosyanın, 18.07.2013 tarihinde eldeki dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile dava konusu 3 ada 3 ve 9 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ... vekili tarafından 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz edilmiştir. Asıl dava ve birleşen dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, beyanına başvurulan ... tanıklarından ...’ün beyanında; dava konusu 9 parsel sayılı taşınmazın yanında kendi taşınmazının bulunduğunu, ...’ün taşınmazı 32-33 yıl boyunca kullandığını, ölümünden sonra da mirasçılarının kullanmaya devam ettiğini, taşınmazın satın alınması için ...’ün eşinin iki büyük altın verdiğini duyduğunu, diğer davacı ...’in taşınmazı kullandığını hiç görmediğini, ...’ın beyanında; taşınmazı yan taraftaki tarla ile birlikte 1983 yılından beri traktörü ile sürdüğünü ve ücretini ...’den aldığını, ...’ün taşınmazı haricen satın aldığını duyduğunu, kendisinin de taşınmazın üst tarafında tarlası olduğunu, ...’in taşınmazı kullandığını görmediğini, taşınmaza ... için kendi makinası ile tütün ektiğini, ...’ın beyanında; 1987 yılında ... için taşınmazda tütün diktiğini ifade ettiği görülmüştür. Dava konusu 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin beyanına başvurulan ... tanıklarından ...’nın beyanında; Yörük Mustafa öldükten sonra miraçılarının burayı ...’e sattığını, satış ile ilgili bilgisi olduğunu ancak halihazırda kimin kullandığını bilmediğini, kendisinin gençliğinde Almanya’da çalıştığını ve taşınmazın bulunduğu civarda fazla çiftçilik yapmadığını ifade ettiği, ...’in beyanında; ...’ün damadı ...’ın taşınmazı ...’a sattığını söylediğini, tarlaların yanında kendi tarlası da bulunduğunu, satın aldığından beri taşınmazı ...’in kullandığını, uzun zamandır çiftçilik yapmadığı için 15 yıldır bu tarlalara gelmediğini ifade ettiği anlaşılmıştır. Beyanına başvurulan tanıkların akrabalık ilişkileri, yaşlılık durumları ve davalılardan bir kısmının kabul beyanları tek başına zilyetliğin ...’de bulunduğunu göstermeye yeterli değildir. 9 parsel sayılı taşınmaz başında dinlenen mahalli bilirkişi...’ın beyanı incelendiğinde, taşınmazın yakınında kendi tarlasının bulunduğunu, ... dışında burayı kullanan olmadığını, ...’in taşınmazı kullandığını görmediğini, ...’in daha yukarıda bir tarlası olduğunu, kendisinin babasının sağlığından bu yana taşınmazı ...’ün kullandığını ifade ettiği görülmektedir. Mahalli bilirkişi beyanı da nazara alındığında, 9 parsel sayılı taşınmazın zilyetlik durumunun komşu 10 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte kullanılması durumu da soruşturularak davacı ... ve mirasçılarının mı yoksa davacı ...’in mi zilyetliğinde bulunduğunun açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yalnızca davacı ... tanıklarının soyut beyanlarına dayalı olarak tapu kaydının iptali ile ... adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacılardan ..., ... ve ... vekilinin yukarıda belirtilen temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.