6. Hukuk Dairesi 2014/7420 E. , 2015/4136 K. MAHKEMESİ : Çay Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/11/2013 NUMARASI : 2010/137-2013/527 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından tem…
**6. Hukuk Dairesi 2014/7420 E. , 2015/4136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Çay Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/11/2013 NUMARASI : 2010/137-2013/527 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekillinin davalıya ait işyerini, 08/01/2009 tarihli sözleşme ile kiraladığını, kiralanan işyerinin Konya çevreyolu üzerinde seyahat halindeki kişilere hitap ettiğini, işyerinin ön cephesinin davalıya ait olmadığını, müvekkilinin işyerini kiralarken bu durumu bilmediğini, 24/02/2010 tarihinde işyerinin ön cephesinin maliki H.. G..'in kendisine ait arsayı tel örgü ile çevirdiğini, bu arazinin tel örgüyle çevrilmesi nedeniyle iş yerine girilemediğini, müvekkilinin bu tarihten itibaren hiçbir gelir elde edemediğini, davalının 03/03/2010 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesini sona erdirdiğini, davalının sözleşmede H.. G..'in eyleminden doğacak tüm zararın tazmin edeceğini kabul ettiğini belirterek işyerinin kapanmasından dolayı emtia, dökülen yemek ve gelir kaybı için şimdilik 4.000 TL maddi, 4.000 TL manevi zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Davacı vekilinin kâr kaybı istemine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasında 08/01/2009 tarihli sözleşme ile ilgili uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin altında " işyerinin önünde bulunan H.. G..'e ait arsadan dolayı kiracım olan M.. T..'a herhangi bir nedenle gelecek zararı tazmin edeceğimi taahhüt ederim” ibaresi yer almaktadır. Davalı asil duruşmada alınan beyanında; sözleşmenin altında bulunan, sözleşmeye daha sonra eklenilen notun kendisine ait olduğunu, iş yerin önünde bulunan H.. G..'e ait arsadan dolayı kiracısı olan M.. T..'a her hangi bir nedenle gelecek olan zararı tazmin etmeyi taahhüt ettiğini ilişkin ibareyi kendisinin yazdığını beyan etmiştir. Kiralanan işyerinin ön cephesinde bulunan ve dava dışı H.. G..'e ait taşınmazın, maliki tarafından tel örgü ile çevrildiği, davalı kiraya veren tarafından dava dışı H.. G.. hakkında geçit hakkı tesis edilmesi talebiyle Çay Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/97 Esasa sayılı dava dosyasında açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kiracının, kiralanan işyerini çalıştırılamadığı ve kira sözleşmesinin süresi bitmeden taşınmazı tahliye etmek zorunda kaldığı sabit olup, davalı kiraya veren sözleşmede kiracının zararını tazmin etmeyi taahhüt ettiğine göre bu kapsamda davalının, kiracının uğradığı gelir kaybını tazmin etme sorumluluğu bulunmaktadır. TBK’nun 114/2 maddesi uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerinde de uygulanacaktır. Bu nedenle davalının kira sözleşmesine aykırı davranmasıyla oluşan sorumlulukta tazminattan indirim yapılmasını düzenleyen TBK’nun 52.maddesi uygulama alanı bulacaktır. Bu kapsamda davacı kiracı da tahliyeyi müteakip kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği yeni bir işyeri bulma konusunda gerekli çabayı göstermek zorundadır. Bunun bir sonucu olarak davacının tahliye tarihinden itibaren aynı şart ve koşullarda kiracı olarak faaliyetini yürütebileceği benzer bir taşınmazı yeniden kiralayabileceği sürenin belirlenmesi, davalı kiraya verenin bu süreye ilişkin kazanç kaybından sorumlu tutulmaları gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.