10. Hukuk Dairesi 2025/6778 E. , 2026/2424 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2325 E., 2025/178 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/391 E., 2024/121 K. Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kurum vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâki…
10. Hukuk Dairesi 2025/6778 E. , 2026/2424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2325 E., 2025/178 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/391 E., 2024/121 K. Bölge Adliye Mahkemesi davalı Kurum vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve Araştırma Hastanesinin yemekhane bölümünde 14.12.2016-07.10.2018 tarihleri arasında aşçı olarak çalıştığını, aldığı son net maaşının 2.603,12 TL olduğunu,davacının prime esas kazancının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davalı Kurum bir kamu kurumu olduğundan davacıya elden ücret ödemesi yapılmasının mümkün olmadığını, aksi bir durumun tespiti halinde sorumluluğun taşeron şirketlerde olduğunu, ayrıca davacının imzasının bulunduğu bordroların aksinin de aynı nitelikte yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılardan ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı şirketler bünyesinde çalıştığı dönemlerdeki tüm ücretlerinin bankadan ödendiğini, elden ücret ödemesi yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı (İflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin kamu kurumundan aldığı ihale doğrultusunda resmi iş yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili, ... vekili, ... vekili, ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın husumetten reddi gerektiğini, -Eksik araştırma yazılı delille ispat haricindeki başka yollarla davasının ispat yükümlülüğünü yerine getirmesinin mümkün olamayacağını beyan etmektedir. Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; eldeki davada davacının tespitini talep ettiği prime esas gerçek kazanç tutarı senetle ispat sınırının üzerinde olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir. Davalı ... Gıda İnşaat Taahhüt Nakliyat Temizlik ve Yemek Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının müvekkil firmadaki çalışma dönemlerinde yani 01.01.2013- 20.04.2013, 01.01.2014- 31.12.2014, 01.01.2015- 31.12.2016 dönemleri için asgari ücret verildiğini, 01.10.2011- 02.12.2016 tarihleri arasındaki senetle ispat kuralındaki sınırın 2.500 TL olduğunu, asgari ücretin ise bu sınırın altında kaldığı aşikar olup söz konusu tarihlerde yalnızca tanık anlatımlarına göre fark SPEK alacağı hesaplanmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, verilen hükmün eksik araştırmaya dayandığı görülmektedir. Gerçek ücret; sigortalının kıdemi, yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre ödenmesi gereken ücrettir. Hizmet akdinin tarafları görünüşte bir ücret belirlemiş olabilirler, ancak bu ücret tarafların aralarında kararlaştırdıkları gerçek ücret olmayabilir. Uygulamada bazen taraflar arasında kararlaştırılmış olan gerçek ücret (örneğin SSK primlerini daha az ödemek amacıyla) bordroya yansıtılmamakta, daha düşük (örneğin asgari ücret) gösterilmektedir. Bu gibi durumlarda yargıç tarafından gerçek ücretin saptanması yoluna gidilmelidir (Prof. Dr. S. Süzek, İş Hukuku, 2 nci Bası, Beta Yayınları, Sy:287). Davanın niteliği gereği, çalışma olgusunun her türlü delille ispatlanabilmesine karşılık ücretin ispatında bu denli bir serbestlik söz konusu değildir. Çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanması olanağı bulunmakla birlikte; Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-409 E., 2005/413 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 288. maddesindeki yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret miktarı HMK’nun Geçici 1. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK 288. maddesinde belirtilen sınırları aşıyorsa, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe haiz olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, işçinin imzasının bulunduğu aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları gibi delillerle sigortalının imzasını taşıyan ücret bordroları veya hizmet sözleşmesinde yazılı olan ücretin gerçek olmadığı kanıtlanabilir. Yazılı delille ispat sınırın altında kalan miktar için yine HMK’nun Geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle HUMK’nun 289. maddesi gereğince tanık dinletilebilir. Tespiti istenen miktar sınırı aşıyor olsa bile varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinletilmesi mümkündür. 506 sayılı Kanun'un 78. maddesinde ve 5510 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinde prime esas günlük kazançların alt ve üst sınırlarının ne olacağı gösterilmiştir. Günlük kazancın alt sınırı HUMK’nun 288. maddesinde belirtilen sınırı aşıyorsa ücretin yazılı delille saptanması gereğinin pratikte bir önemi kalmayacaktır. Zira 506 sayılı Kanun'un 78. maddesine göre, “....günlük kazançları alt sınırın altında olan sigortalılar ile ücretsiz çalışan sigortalıların günlük kazançları alt sınır üzerinden hesaplanır”. 82. madde de bu düzenlemeye paralel bir hüküm içermektedir. Ücretin alt sınırla tespit edilen miktardan fazla olması halinde ise günlük kazancın hesaplanmasında asgari ücret esas alınır. Somut davada, sigorta primine esas kazancın tespiti yönünden ise; mahkemece, emsal ücret esas alınarak hüküm kurulduğu anlaşılmakta olup, salt bu yolla karar tesisi isabetsizdir. Bu sebeple Hukuk Genel Kurulunun 2005/21-409 Esas, 2005/413 Karar sayılı kararı gözetilerek ve yukarıda belirtilen delil ve kayıtlar esas alınarak yeterli ve gerekli bir araştırmayla ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınan fotokopi belgelerde bulunan imzaların kime ait olduğu, kim tarafından düzenlendiği belli olmayan belgelerin esas alınması ve emsal ücret araştırılması yapılması sureti ile eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.