10. Hukuk Dairesi 2024/2497 E. , 2025/2557 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3477 E., 2023/3723 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/341 E., 2023/234 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili ile davalılar vekili tarafından ist
**10. Hukuk Dairesi 2024/2497 E. , 2025/2557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3477 E., 2023/3723 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/341 E., 2023/234 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ..., ... ve ... vekilleri ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, "Muris ...'ın ... Sondaj İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi işçisi olarak iş yerinde iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, 23.01.2011 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediyesi eski çöp alanı denen yerde ... isimli şirkete ait sondaj pompasını sökmek için iş yerine ait vinç aracı ile olay yerine geldiğini, iş makinesi hem elektrikle hem de dizel motor gücü ile çalışabildiğini, olay yerinde elektrik enerjisi bulunmadığından dizel motorla çalıştırmak üzere makineyi ayarladığını, elektrikli tahrik sistemi devre dışı bırakmak amacıyla kayış kasnak sistemindeki kayışı söktüğünü, ancak kayışın kasmaktan tam olarak ayırmayıp kasnağa dolaşacak şekilde bıraktığını, daha sonra makineyi çalıştırıp sondaj borusuna sökme işine başladığı sırada hareket halinde olan kasnağa kayışın dolanması sonucu kasnağın zorlandığını, dökümden imal edilen kasnağın bu zorlanma sonucu patlayarak parçalandığını, ve parçalar süratle etrafa dağılır, bu sırada vinç üzerinde makineyi idare etmekte olan murisin arkasından kafasına ve omuzuna isabet eden kasnak parçaları sebebiyle kazanın meydana geldiğini ve kaza neticesinde öldüğünü, iş kazasının meydana gelmesinde davalı şirket ve şirket yetkilisi temsilcisinin kusurlu olduğunu, iş güvenliği ve işçi sağlığı için gerekli önlemleri almadığını, şirket yetkilisinin kaza mahallinde bulunmadığını, ölen ... ile iş arkadaşı olan ...'ı kendi hallerine bıraktığını, gerekli uyarılarda bulunmadığını, çalışma sırasında ortamın güvenliğinin sağlanmadığını, işverenin kayış kasnak mekanizmasının bulunduğu alanı koruma altına aldırmadığını, bu nedenle gerekli eğitim, nezaret ve gözetim görevlisi yapmadığı bu nedenlerle kusurlu olduğunun sabit olduğunu, ölümle sonuçlanan iş kazası nedeniyle davalı ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/363 esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, 16.05.2015 tarihli ilamı ile davalının kusurlu bulunarak netice olarak 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiğini, Mahkemenin ceza hükmü Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiğini, her iki davalının kusurlu ve haksız eyleminden dolayı müvekkili ...'ın genç yaşta eşinin ölümü ile dul kaldığını, davalıların kusurlu ve haksız eyleminden dolayı kendisine, evine ve küçük çocuklara bakmak zorunda kalması, ölen eşinin destek ve bakımından mahrum kalması, küçük müvekkiller açısından da hayatları boyunca babalarının kendilerine sağlayacağı hayat, imkan ve olanaklardan yoksun kaldıklarını belirterek manevi tazminat taleplerinin kabulü ile davacılar için 30.000,00'er TL manevi tazminat, maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacılar için 3.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 99.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini" talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini artırmış ve dilekçesini usulünce harçlandırmıştır. Davacılar vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğulları ...'ın davalı ...'ın yetkili temsilcisi olduğu diğer davalı şirket ... Sontaj İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti bünyesinde çalışırken 23.05.2011 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat ettiğini, iş kazasının meydana gelmesinde davalı şirket ve şirket yetkilisi temsilcisinin kusurlu olduklarını, iş güvenliği ve işçi sağlığı için gerekli önlemleri almadığını, iş kazası nedeniyle davalı ... hakkında Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanması sonucu taksirle ölüme neden olma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalıların iş kazasının meydana gelmesinde asli kusurlu sayılmamaları gerektiğini belirterek davacı ... için fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı tutularak 10.000,00 TL manevi, 1.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma) tazminatı, davacı ... için 10.000,00 TL manevi, 1.000,00 TL maddi (destekten yoksun kalma) tazminatın olay tarihi olan 23.05.2011 tarihinden başlayacak yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini" talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, SGK kayıtlarında anlaşılacağı üzere iş kazası sonucu hayatını kaybeden ... iş kazasının meydana geldiği tarihte ... Müh. Mad. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. isimli firmanın bünyesinde sigortalı olarak çalıştığını, ... ise söz konusu firmanın Antalya'daki işlerinin takip yetkisi verilen kişi olduğunu, diğer davalı ... Sontaj Ltd. Şti. ise ...nin firmasının taşeronu konumunda olduğunu, müvekkili ...'ın tüm fiil ve eylemleri işveren ... Müh. Mad. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti. adına olup, müvekkilinin ayrı bir işveren olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, yine hem müvekkilinin yetkilisi olduğu şirketin hem de kendi şahsının sorumlu tutulmasının kabul edilemeyeceğini vefat eden ... isimli işçinin 23.05.2011 tarihinde operatörü olduğu sontaj makinesinin sökük vaziyette bulunan kayışlarının sıkışması sonucu döküm kasnağın patlaması neticesinde kafasına gelen makine parçası nedeniyle yaşamını yitirdiğini, kazanın meydana geldiği sondaj makinesinde hiç bir teknik sorun bulunmadığını, makinenin tüm bakımlarının yapıldığını, yaşanan kaza tamamen operatör hatası olduğunu, müvekkiline yüklenebilecek bir kusurdan söz edilemeyeceğini, olayla ilgili Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda müvekkilinin tali kusurlu olarak cezalandırıldığını, davacıların destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemlerinin müteveffanın eşi ve çocukları tarafından aynı taleple dava açılmış bir dava olduğunu, evli ve çocuklu birinin anne babası tarafından hangi destekten ne şekilde mahkum kaldıklarını somut bir şekilde ortaya konulmak zorunda olduğunu, manevi tazminat yönünden ise evli olan ve birlikte yaşamadıkları ve hatta alınan duyumlarda kazadan önceki dönemde küs oldukları kazazededen ötürü manevi zarara uğradıkları iddiası ile tazminat talebinde bulunulmasının yersiz olduğunu, davacılar yönünden gerek destekten yoksun kalma gerekse manevi tazminat istemlerinin reddini gerektiğini savunarak öncelikle kazazede ...'ın kaza anında sigortalı bulunduğu işveren firma olan ve eldeki davanın akıbetinden doğrudan sorumluluğu ve menfaati bulunan ... Müh. Mad. İnş. Taah. Tic. ve San. Ltd. Şti.'ne davanın ihbarını, husumet itirazlarının değerlendirilerek davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini, husumet itirazları yerinde görülmez ise müvekkiline yönelik davanın esastan reddine karar verilmesini" talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "...kaza sonucu hayatını kaybeden işçi ...'ın %20, ... Mühendislik'in %40, ... Sondaj Şirketinin %35, ...'ın %4 ve işçi ...'ın %1 oranında kusurlu olduğunu tespit eden ve gerek ceza yargılaması ve gerekse rucüen tazminata konu olan davada alınan bilirkişi raporu ile uyumlu, dosya kapsamına uygun İstanbul 28. İş Mahkemesi'nde talimat ile alınan 05.12.2018 tarihli rapor hükme esas alındığı..." gerekçesiyle; "Asıl dava yönünden, 1)-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, -71.997,37 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair 320.220,10 TL'lik hakkın saklı tutulmasına, -19.070,75 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -24.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -24.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -24.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -... tarafından açılan maddi tazminat talepli davanın reddine, Birleşen Antalya 5. İş Mahkemesinin 2016/593 Esas- 2016/578 Karar sayılı dava yönünden; 1)-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; -11.757,29 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair 13.676,38 TL'lik hakkın saklı tutulmasına, -29.159,94 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ... 'a verilmesine, fazlaya dair 117.054,09 TL'lik hakkın saklı tutulmasına, -8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ... 'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ... 'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde davacı ...'a ilişkin olarak özetle; hükmedilen manevi tazminat miktarının çok az olduğunu, aşamalarda beyan ettikleri üzere 04.12.2019 tarihinde doğan...'un davacının .... adlı kişiden evlilik dışı doğan çocuğu olduğunu, iddia edildiği gibi davacının bu kişiyle arasında evlilik birliği, ortak yaşam, fiili birliktelik olmadığını, tarafların evlilik dışı çocuklarının doğmasının evli oldukları anlamına gelmeyeceği gibi davacının ....'nin desteğini aldığı anlamına da gelmediğini, emniyetten gelen raporun gerçekliğinin ve inandırıcılığının tartışmalı olduğunu, davacının .... isimli kişiyle fiili birlikteliğinin olup olmadığının ve bu kişinin davacıya destekte bulunup bulunmadığının başka delillerle ispatlanması gerektiğini, bu durum somut delillerle ispatlanmadığında, davacının destekten yoksun kalma talebinin reddinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların işveren sıfatı bulunmadığını, husumet itirazının gereği gibi irdelenmediğini, müteveffanın ihbar olunan Uniform Müh.şirketinin sigortalısı olarak çalıştığını, davalı ...'ın bu şirketin Antalya'daki işlerini takip eden kişi olduğunu, davalı ... Sondaj şirketinin taşeronu konumunda olduğunu, davalı ...'ın şahsına yönelik tazminat talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, ...'ın şahsi kusur durumunun ortaya konmadığını, davalıların kusur oranlarının hatalı hesaplandığını, ceza davasında alınan kusur raporunda müteveffanın asli kusurlu, ...'ın tali kusurlu ve ...'ın tali kusurlu bulunduklarını, kaza olayının tamamen operatör hatasından kaynaklandığını, davacı ... yönünden 25 yaşa kadar destekten yoksun kaldığı varsayımı ile hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, bu davacının öğrenim durumunun belirlenmediğini, ayrıca alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında iki davacı çocuk yönünden yapılan hesaplamalar arasında fahiş oranda fark bulunduğunu ve raporların çelişkili olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının da fahiş olduğunu; birleşen davanın davacılarının anne ve baba olup doğrudan destek almadıklarını, evli ve iki çocuk sahibi ve asgari ücretle geçimini sağlayan müteveffanın ayrıca anne ve babasına destek vermesinin mümkün olmadığını, bu davacıların nüfus kayıtları çıkarılarak başka çocukları olup olmadığının, ... ile aynı adreste ikamet edip etmediklerinin, SGK kayıtları ile kolluk araştırması yapılıp müteveffanın desteğini alıp almadıklarının araştırılması gerektiğine dair taleplerinin dikkate alınmadığını, aktüer hesap raporunda bu davacılara ayrılan pay ve bakiye ömür yönünden de hesaplamanın hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının oldukça yüksek olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve davacı vekilince ileri sürülen istinaf sebepleri ile re'sen bakılacak kamu düzenini ilgilendiren hususlar dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ... ve ... vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü beyanlarını tekrarla Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi, 3. Değerlendirme A)Davacılar vekilinin davacı çocuklar ... ve ... lehine hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile Mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. Somut olayda İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davacılar ... ve ... yönünden istinaf harç ve masrafının yatırılmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin işbu davacılar yönünden istinaf talebinin reddine dair 05.10.2023 tarihli ek karar verildiği, Mahkemece verilen ek kararın tebliği üzerine anılan ret kararına karşı davacılar vekilinin istinaf itirazının bulunmadığı, sunulan temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerinin davanın esasına ilişkin olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nce taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmekle ilk derece mahkemesince verilen hükmün aynen korunduğu, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusu yapmayan davacılar ... ve ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinin iş bu hükmüne karşı temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yarar bulunmadığından temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. B)Davacılar vekilinin davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesince verilen 20.05.2021 tarihli kaldırma ilamı öncesi aldırılan 10.04.2020 tarihli hesap raporuna itiraz etmeksizin raporda belirlenen 192.295,42 TL tazminat tutarı üzerinden talebini ... yönünden arttırdığı, Mahkemece verilen 18.11.2020 tarihli kararda davacı talebi doğrultusunda davacı ... lehine 192.295,42 TL maddi tazminata hükmolunduğu, anılan karara karşı yanızca davalılar vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma ilamında davacı eş ... yönünden destek süresinin davalı itirazlarını karşılar mahiyette yeniden araştırılması yönünde eksik araştırma nedeniyle kararın kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderildiği, Mahkemece anılan araştırmanın yapılması sonucu dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, 07.05.2023 tarihli hesap raporunda bu kez davacı ...'ın destek süresinin değişmesi nedeniyle zararının 23.356,45 TL olarak hesaplandığı, bu tutarın da Kurum ödemesinin mahsubu sonucu tamamen karşılandığı ve bakiye zararın kalmadığının tespit edildiği, Mahkemece 07.05.2023 tarihli hesap raporunun hükme esas alınması suretiyle davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği, açıklanan hali ile davacının maddi tazminat yönünden redde konu tutarının 168.938,97 TL olduğu (192.295,42 TL -23.356,45 TL = 168.938,97 TL) anlaşılmakla ve Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği de gözetildiğinde reddine karar verilen tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. C)Davalılar vekilinin davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat alacağı ile davacılar ..., ... ve ... yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre kabulüne karar verilen tazminat miktarlarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. D)Davalılar vekilinin davacı ... yönünden hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesince verilen 20.05.2021 tarihli kaldırma ilamı öncesi aldırılan 10.04.2020 tarihli hesap raporuna itiraz edilmeksizin raporda belirlenen 71.997,37 TL tazminat miktarı üzerinden talebini ... yönünden arttırdığı, Mahkemece kaldırma kararı öncesi verilen 18.11.2020 tarihli kararda davacı talebi gibi ... lehine 71.997,37 TL maddi tazminata hükmolunduğu, anılan karara karşı yalnızca davalılar vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma ilamında davacı eş ... yönünden destek süresinin davalı itirazlarını karşılar mahiyette yeniden araştırılması yönünde eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak dosyanın Mahkemesine gönderildiği, Mahkemece anılan araştırmanın yapılması sonucu dosyanın yeniden hesap bilirkişisine tevdi edildiği, aldırılan 03.04.2022 tarihli hesap raporunda 10.04.2020 tarihli raporda belirlenen veriler aynen korunarak yalnızca bilinen dönemin ileriye çekilmesi suretiyle davacı ... yönünden zararın 124.700,45 TL olarak hesaplandığı, davacılar vekilince raporda belirlenen miktar üzerinden 09.05.2022 tarihli dilekçesi ile ... yönünden talebini arttırdığı devamla davalı itirazları üzerine alınan 07.05.2023 tarihli hesap raporunda ise bu kez davacı ...'ın maddi zararının bilinen dönemin ileriye çekilmesi ve davacı eşin destek süresinin değişmesi nedeniyle zararının daha fazla 392.217,47 TL olarak hesaplandığı, Mahkemece 07.05.2023 tarihli hesap raporunun hükme esas alınması suretiyle davacı ...'ın maddi zararının 392.217,47 TL olduğu ancak 2. taleple bağlı kalınarak 71.997,37 TL'ye hükmedildiği anlaşılmıştır. Usuli kazanılmış hak davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrarı sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Usulü müktesep hak, anlam itibariyle, bir davada, Mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usulü kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usulü kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar “Hukuk Devleti” kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasa'nın 2. maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usulü kazanılmış hak” olgusunun, bir çok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnaları bulunmaktadır. Örneğin Mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK) ya da geçmişe etkili yeni bir kanun çıkması karşısında, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla oluşan usulü kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır. Usulü kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya Mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir. (HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Zira usulü kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı) Somut olayda Mahkemece davacı ... yönünden davacı tarafça itiraza uğramayan 20.04.2020 tarihli raporda tespit edilen 71.997,37 TL maddi tazminatın esas alınması gerekirken davacı vekilinin Mahkemece verilen 1. karara karşı istinaf başvurusunun bulunmadığı gözden kaçırılarak kaldırma ilamı sonrası aldırılan ve bilinen dönemin ileriye çekilmesi ile eşin destek süresinin değişmesi nedeniyle zararın daha fazla hesaplandığı 07.05.2023 tarihli rapora itibar edilerek hüküm kurulması isabetsiz olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacılar vekilinin davacı çocuklar ... ve ... lehine hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine, 2.Davacılar vekilinin davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine, 3.Davalılar vekilinin davacılar yararına hükmolunan manevi tazminat alacağı ile davacılar ..., ... ve ... yararına hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden temyiz dilekçesinin miktardan reddine, 4.Davalılar vekilinin davacı ... yönünden hükmolunan maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, A.İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçe kısmında yer alan; "...Mahkememizce güncel hesaplama tablosu ve güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması için dosya farklı tarihlerde 4 defa bilirkişiye sevk edilmiş ve karar tarihindeki en güncel asgari ücret üzerinden alınan 09.05.2023 tarihli rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve mahkememizce asıl davanın davacılarından ... hakkında oluşan kanaatle bağdaşır rapor usule uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Davacı ...'ın başka birinin desteği altına girmesi nedeniyle ... eşinin desteğinden çıktığı tarih itibariyle tüm zararının karşılandığı, diğer davacılar yani müteveffanın çocukları ... ve ...'ın bir kısım zararlarının devam ettiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesinin incelenmesinde asıl davanın kısmi dava olarak açıldığı, 15.10.2020 tarihinde ıslah dilekçesi verildiği, bu haliyle ikinci ıslahın söz konusu olamayacağı anlaşıldığından 09.05.2023 tarihli arttırım dilekçesine hukuki sonuç bağlanmamış, davacılar ...'nin fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir. "ibarelerinin silinerek yerine gelmek üzere,"... Mahkememizce güncel hesaplama tablosu ve güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması için dosya farklı tarihlerde 4 defa bilirkişiye sevk edilmiş ve karar tarihindeki en güncel asgari ücret üzerinden alınan 09.05.2023 tarihli rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve mahkememizce asıl davanın davacılarından ... hakkında oluşan kanaatle bağdaşır rapor usule uygun bulunarak hükme esas alınmıştır. Davacı ...'ın başka birinin desteği altına girmesi nedeniyle ... eşinin desteğinden çıktığı tarih itibariyle tüm zararının karşılandığı, diğer davacılar yani müteveffanın çocukları ... ve ...'ın bir kısım zararlarının devam ettiği anlaşılmıştır. Davacı ... yönünden davacı vekilince Bölge Adliye Mahkemesince verilen 20.05.2021 tarihli kaldırma ilamı öncesi Mahkememizce aldırılan 10.04.2020 tarihli hesap raporuna itiraz edilmeksizin raporda belirlenen 71.997,37 TL tazminat miktarı üzerinden talebini ... yönünden arttırdığı, Mahkememizce verilen 18.11.2020 tarihli kararda davacı talebi gibi ... lehine 71.997,37 TL maddi tazminata hükmolunduğu, anılan karara karşı yalnızca davalılar vekilinin istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kaldırma ilamı gereği eksik araştırmanın tamamlanarak dosyanın bilirkişiye tevdi olunduğu, hükme esas alınan 09.05.2023 havale tarihli raporda ise davacı ... yönünden zararın daha fazla hesaplandığı anlaşılmakla davacı vekilince itiraza uğramayan miktar yönünden davalı lehine usuli kazanılmış hak doğduğu anlaşıldığından davacılar vekilinin 09.05.2022 tarihli dilekçesine itibar edilmeyerek 10.04.2020 tarihli hesap raporu bu davacı yönünden hükme esas alınarak davacı ...'ın 71.997,37 TL maddi tazminata hak kazandığı tespit edilmekle fazlaya ilişkin istemin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir." ibarelerinin yazılması, B. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "Asıl dava yönünden; 1)-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, -71.997,37 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ... 'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -19.070,75 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -24.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -24.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ... 'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -24.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -... tarafından açılan maddi tazminat talepli davanın reddine, 2)-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 11.139,18 TL den 338,14 TL peşin harç, 1.252,00 TL ıslah harcı ve 1.139,50 TL ıslah harcı toplamı 2.729,64 TL nin mahsubu ile bakiye 8.409,54 TL karar ve ilam harcının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3)-Davacıların yatırdığı 29,20 TL başvurma harcı, 338,14 TL peşin harç ve 1.252,00 TL ıslah harcı ve 1.139,50 TL ıslah harcı toplamı olan 2.758,84 TL nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 4)-Davacıların yaptığı 2.480,50 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 545,71 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 5)-Davalı ...'ın yaptığı 1.700,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.326,00 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 6)-Davalı ... Sondaj İnş.Taah.San ve Tic Ltd. Şti'inin yaptığı 1.243,50 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 969,54 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7)-Davacılar maddi tazminat talebi yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre 14.570,90 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 8)-Davalılar maddi tazminat talebi yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre 14.570,90 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 9)-Davacılar manevi tazminat talebi yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre 11.520,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 10)-Davalılar manevi tazminat talebi yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 11)-Tarafların yatırdıkları gider avansından kalan kısımların var ise karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Birleşen antalya 5. iş mahkemesinin 2016/593 esas- 2016/578 karar sayılı dava yönünden; 1)-Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; -11.757,29 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair 13.676,38 TL'lik hakkın saklı tutulmasına, -29.159,94 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair 117.054,09 TL'lik hakkın saklı tutulmasına, -8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, -8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 23.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, 2)-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 3.888,01 TL den 75,15 TL peşin harç, 667,00 TL ıslah harcı ve 907,00 TL ıslah harcı toplamı 1.649,15 TL nin mahsubu ile bakiye 2.238,86 TL karar ve ilam harcının müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, 3)-Davacının yatırdığı 29,20 TL başvurma harcı, 75,15 TL peşin harç ve 667,00 TL ıslah harcı ve 907,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.678,35 TL nin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4)-Davacıların yaptığı 1.822,50 TL yargılama giderinin kabul ve red oranı dikkate alınarak 1.702,80 TL'sinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına 5)-Davalılar birleşen dosyada masraf yapmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6)-Davacılar maddi tazminat talebi yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 7)-Davacılar manevi tazminat talebi yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre 9.200,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacılara verilmesine, 8)-Davalılar manevi tazminat talebi yönünden kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık asgari ücret tarifesine göre 4.000,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 9)-Tarafların yatırdıkları gider avansından kalan kısımların var ise karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine dair, Davacılar ... ve diğerleri, davacılar ... ve diğerleri vekili ile davalılar vekilleri ile ihbar olunan vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere bağımsız ve tarafsız Antalya 3. İş Mahkemesi tarafından verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19.06.2023 "ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.