Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; SMK 159/2-a hükmü kapsamında davalının tecavüzünün durdurulması adına https://... adresli internet sitesine erişimin engellenmesine ilişkin tedbir taleplerinin kabulü ile SMK md. 149 ve devam hükümleri kapsamında davalının, müvekkilin tescilli markasına tecavüz oluşturan eylemleri sebebi ile davalının tecavüzünün tespitine, tecavüzünün önlenmesine, tecavüz fiillerinin durdurulmasını ve tecavüz fiillerinin kaldırılmasını, TTK md. 55 ve devam hükümleri kap
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalılardan ... Ltd. Şti. arasında 21/11/2011 tarihinde franchise sözleşmesi akdedildiğini ve bu sözleşmenin geçerlilik süresinin 21/11/2011 ile 21/04/2016 tarihleri arasındaki süreyi kapsayacak şekilde belirlediklerini, ancak Franchise Alan davalı ...'in Franchise Sözleşmesi devam ederken, işletme ruhsatını, unvanını, işyerinde yer alan araç ve gereçleri, kırtasiye malzemelerini ve sair unsurları bir bütün halinde, müvekkilinin bilgisi dışında "..." markasını diğer davalı ...'a "İşletme Devir Protokolü" düzenleyerek devrettiğini, ...'ın, ...'a "İşletme Devir Protokolü" ile "..."'nu dönem ortasında (31/03/2015 tarihinde) devretmesinin müvekkili şirketin oluşturmuş olduğu güvenin sonucu kayıt yaptırmış olan ailelerin güvenini istismar ettiğini ve haksız olduğunu, bu devir işleminin müvekkili ile davalı ... arasında akdedilen sözleşmeye, kanuna ve Franchise sisteminin genel mantığına aykırı olduğunu, zira, müvekkili ile davacı ... arasında akdedilen Franchise Sözleşmesinin 14.3. maddesinde devir yasağının açıkça düzenlendiğini, buna göre sözleşmenin Franchise verenin yazılı onayı alınmaksızın devredilmesinin mümkün olmadığını, ilgili Franchise Sözleşmesi'nin 4. maddesinin son bölümünde, davalı ...'ın müvekkili şirketin markasının kullanımına ilişkin tasarrufta bulunma hakkının olmadığının taraflarca kararlaştırılmış olmasına rağmen sözleşmesel yükümlülüğüne aykırı davranıp müvekkili şirketin markasına, fikri mülkiyet hakkına ve know-how’ına zarar verdiğini; haksız olarak şirketin know-how'ını, müşteri portföyünü ve sair unsurları pazarlık unsuru olarak gördüğünü, iki davalı arasında imzalanan "Şirket Devir Protokolü"nde devredilen işletmenin unvanı "..." olarak belirtilmesine rağmen, davalı ...'ın işletmeyi marka adıyla birlikte müvekkiline başvurmaksızın devraldığını, dolayısıyla, müvekkil şirketin sistemini, müşteri portföyünü ve know- how'ını müvekkil şirketin izni olmaksızın kullandığını, usulsüz olarak devralan ...'ın, burayı hala okul olarak kullandığını, müvekkile ait marka adını kullanmasa bile tüm know-how'dan, öğrencilerden, çevreden yararlandığını, dönem ortasında okulun adının bir anda değiştirilmesinin müvekkilin ticari itibarına zarar verdiğini ve hem de her iki davalının da haksız rekabet yasağına uymadığını kanıtladığını belirterek, müvekkilin marka hakkına tecavüz fiillerinin ve haksız rekabetin tespiti, devrin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 30.000,00 TL maddi tazminat, 10.000,00 TL portföy tazminatı, markanın uğradığı itibar kaybı nedeniyle 100.000,00 TL manevi tazminat, icra takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte muaccel 38.088,21 TL fatura borcu, komisyon alacağı (royalti bedeli) nedeniyle 10.000,00 TL yoksun kaldığı kazancın davalılardan müteselsilen tazminini talep ve dava etmiştir.