1. Ceza Dairesi 2022/8185 E. , 2023/769 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı Suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 ... maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldu…
**1. Ceza Dairesi 2022/8185 E. , 2023/769 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı Suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, aynı Kanun’un 231 ... maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2021 Tarihli ve 2020/263 Esas, 2021/455 Karar sayılı kararı ile; a) Suça sürüklenen çocuk hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ve 52 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 320 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 ... maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, b) Suça sürüklenen çocuk hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, c) Suça sürüklenen çocuk hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 35 ... maddesinin ikinci fıkrası, 31 ... maddesinin üçüncü fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/207 Esas, 2022/418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümlere yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri (DURUŞMA ve TAHLİYE TALEPLİ) 1. Maktule yönelik kasten öldürme ve katılan ...e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçları bakımından sübuta, 2. Maktule yönelik kasten öldürme suçu bakımından meşru savunmaya, 3. Takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü suça sürüklenen çocuk ...’un arkadaşları olan tanık ......, maktul ... ve katılan ... ile birlikte konuşmak üzere yolda yürüdükleri esnada suça sürüklenen çocuk ...’un birden silahla ateş etmeye başladığı, ilk atışı maktul ...’ye yaptığı, merminin maktule isabet etmesi ile ... .....,nin vurularak yere düştüğü, suça sürüklenen çocuk ...'un daha sonra katılan ...'e de iki el ateş ettiği ancak atışlarını katılana isabet ettiremediği, katılan ...’in anlatımına göre fişeklerin boğazının yanından geçtiği, bunu hisseden katılanın olay yerinden kaçmaya başladığı, tanık ...’in beyanında; 3- 4 el silah ateşleme sesi duymasının akabinde okul civarından suça sürüklenen çocuğun elinde tabanca ile geldiğini ve kendisine yönelik ‘...’ı okulun arkasında öldürdüm gidin bakın’ şeklinde belirttiği, olayın bu şekilde gerçekleştiği kabul edilmiş, katılan ...’e yönelik eyleminde öldürmeye elverişli silahla yapılan iki adet atışın katılanın hayati önemi haiz boyun bölgesinden çok yakın geçmesi, suça sürüklenen çocuğun atışın hemen öncesinde maktulü öldürmüş olması, olay yerini ivedilikle terk etmesi birlikte değerlendirildiğinde katılana yönelik eylemi kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabul edilemiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir, katılan ...in ve tanıkların beyanları dosya içerisinde mevcuttur. 3. Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 12.08.2020 tarihli raporunda; kişinin vücuduna bir adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet etmiş olduğu, ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiş olduğu belirtilmiştir. 4. Olay yerinde yapılan incelemeye istinaden düzenlenen olay yeri inceleme raporu, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 10.06.2020, 04/06/2020 ve 08/06/2020 tarihli uzmanlık raporı, telefon mesaj çıktıları, fotoğraf teşhis tutanağı dosya içerisinde mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İlişkin Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; 5271 sayılı Kanun’un 231 ... maddesinin on ikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır. B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Maktule Yönelik Kasten Öldürme ve Katılan ...e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarına İlişkin 1. Sübut ve Maktule Yönelik Kasten Öldürme Suçu Bakımından Meşru Savunma ile Haksız Tahrik Her ne kadar suça sürüklenen çocuk savunmalarında olay günü maktulün cep telefonunu aldığını, geri istediğinde vermeyerek silah çıkardığını kendisine doğrultuğunu, kendisini savunmak amacıyla silaha sarıldığında maktulle yaşanan boğuşma sırasında silahın patladığını bunun üzerine olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı sırada arkasından iki el silahla ateş edildiğini belirterek üzerine atılı suçlamaları kabul etmemiş ve maktule yönelik eyleminin meşru savunma kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişse de suça sürüklenen çocuğun savunmalarının tanık Murat ve katılan Abdül Samet tarafından doğrulanmadığı, dosya kapsamından suça sürüklenen çocuğun eski kız arkadaşının maktulle birlikte olmasından dolayı maktule husumet beslediği, bu nedenle tanık Murat ve katılan Abdül Samet ile birlikteyken konuşmak için yürüdükleri sırada ele geçmeyen silah ile önce maktule ateş ederek vurduğu, ardından katılan ...e iki el ateş ettiği ancak isabet ettiremediği anlaşılan olayda maktulden ve katılandan sanığa yönelik haksız tahrik içeren bir davranış bulunmadığı gibi sürmekte olan bir saldırı da bulunmadığı bu itibarla meşru savunma, meşru savunmada sınırın aşılması ve haksız tahrikin şartlarının bulunmadığı anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Takdirî İndirim 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanması Mahkemenin takdirinde olup Mahkemece, suça sürüklenen çocuğun geçmişi dikkate alındığında pişman olduğuna ilişkin beyanlarının ceza indirimi almaya yönelik olup samimi olmadığı şeklindeki yerinde ve yeterli gerekçeyle takdiri indirim sebebi uygulanmadığı belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında 6136 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararına İlişkin Gerekçe başlığı altında (A) bendinde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiinin kanun yolu başvurusunun itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine İADESİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Maktule Yönelik Kasten Öldürme ve Katılan ...e Yönelik Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçlarına İlişkin Gerekçe bölümünde (B-1-2) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2022/207 Esas, 2022/418 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak suça sürüklenen çocuk müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2023 tarihinde karar verildi.