5. Hukuk Dairesi 2025/9879 E. , 2026/5514 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1439 Esas, 2025/625 Karar DAVA TARİHİ : 21.02.2023 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/99 Esas, 2024/93 Karar Taraflar arasındaki mülkiyeti davacılara ait taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun)…
5. Hukuk Dairesi 2025/9879 E. , 2026/5514 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1439 Esas, 2025/625 Karar DAVA TARİHİ : 21.02.2023 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/99 Esas, 2024/93 Karar Taraflar arasındaki mülkiyeti davacılara ait taşınmazın kesinleşen kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hissedar olduğu Van ili, ..., Mahallesi 2 43... parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile kıyı olarak terkinine ve Hazine adına tesciline, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci madde uyarınca dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın metrekare birim değerinin ve tazminat bedelinin taşınmazın gerçek değerini yansıtmadığını, dava konusu taşınmaz ile kıyaslanan emsalin uygun emsal olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, mahkemece usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, eldeki davada faize karar verilmesinin hatalı olduğunu, Mahkeme aksi kanaatte olacak ise kesinleşme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olup hüküm altına alınan vekâlet ücretinin de olması gerekenden fazla olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibari ile bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada yapılan incelemede bilirkişi heyetinin kanuna uygun olarak oluşturulduğu, bilirkişilerce emsal olarak kullanılan Van ili, ..., ... Mahalle 1 64... parsel sayılı emsal taşınmazın satış tarihinin dava tarihinden önce ve tapuda yapıldığı, bu satışın özel nitelikte olmadığı ve emsal kıyaslamasına esas alınabileceği, emsal ile dava konusu taşınmazın mevkii, konum, nitelik, yüzölçümleri, vergi beyan değerleri bakımından kıyaslaması yapılarak ve benzer özellikleri ile üstün ve eksik yanları gözetilerek değerinin hesaplandığı, dava konusu ve emsal taşınmazın vergi değerleri ile bilirkişilerce tespit edilen değer arasında ters orantı bulunmadığından dava konusu taşınmazın metrekare birim fiyatının 5.653,53 TL/m² olarak hesaplanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde kıyı olmasına rağmen özel mülke konu edildiği, dava konusu taşınmazın 2022 yılında tapu kaydı beyanlar hanesine şerh düşüldüğü, bu haliyle mülkiyet hakkının kullanılamaz olduğu ve tapu sicilini tutmakla görevli Devletin tazminat sorumluluğunun doğduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı kanaati ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kabul kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, Mahkemece husumet ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen bedelin çok yüksek olduğunu, davacının zararının oluşmasında davalı idarenin bir kusuru bulunmadığını, faiz talebini kabul etmediklerini, faize, faiz başlangıç tarihlerine ve faiz oranlarına itiraz ettiklerini, davacı tarif lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.