5. Hukuk Dairesi 2025/9623 E. , 2026/4787 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/604 Esas, 2025/119 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkem…
5. Hukuk Dairesi 2025/9623 E. , 2026/4787 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/604 Esas, 2025/119 Karar KARAR : Kabul Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Kahramanmaraş ili, ..., ... Mahallesi 10 04... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; emsal satışlar göz önüne alınarak taşınmazın en yüksek bedel üzerinden kamulaştırılmasını talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.02.2016 tarihli ve 2015/561 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, emsal taşınmazlar ile dava konusu taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değerlerine göre fark oranı tespit edildikten sonra, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınan emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle karşılaştırma yapılmadan, emsallerin daha değerli olduğu kabul edilerek (taşınmaz ile emsallerin metrekare değerleri arasında 10-15 kat fark vardır.) soyut ifadelerle taşınmazın metrekare birim fiyatına 650,00 TL olarak değer biçildiğinden bu rapora göre hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, taşınmazın üzerinde bulunan işyerinin dava tarihi itibarıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Birim Maliyetleri Cetveli'ne göre belirlenecek değerine hükmedilmesi gerekirken, ayrıca objektif değer artışı eklenmesi suretiyle fazlaya karar verilmesi, davacı idarenin harçtan muaf olduğu gözetilmeden harca hükmedilmesi doğru olmadığı gibi 7139 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası gereğince, bozma sonrası bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedelde artış olması halinde bu kısım için 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 02.03.2022 tarihli ve 2019/184 Esas, 2022/106 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 02.03.2022 tarihli ve 2019/184 Esas, 2022/106 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmazın üzerinde bulunan işyerinin dava tarihi itibarıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan Yapı Birim Maliyetleri Cetveli'ne göre belirlenecek değerine hükmedilmesi gerekirken, ayrıca objektif değer artışı eklenmesi suretiyle fazlaya karar verilmesi ve bozma öncesi tespit edilen bedelden acele el koyma bedelinin mahsubuyla bakiye bedele faiz işletilmesine karar verilmişse de faiz bitiş tarihi 17.02.2016 olması gerekirken gerekçeli kararın tashih şerhi ile değiştirilen hüküm fıkrasına 17.12.2016 yazılması doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin yüksek olduğunu, depo edilen bedel üzerinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, taşınmazın gerçek değerinin tespit edilmediğini, bedelin düşük olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Dava konusu taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tescil hükmü kurulması hatalıdır. 4. Tespit edilen kamulaştırma bedelinin acele el koyma dosyasında depo edildiği ve ödendiği gözetilmeden faize hükmedilmesi doğru görülmemiştir. 5. Davacı idare tarafından fazla depo edilen bedelin depo edildiği tarihten itibaren varsa işlemiş nemasıyla birlikte davacı idareye iadesine, ödeme yapılmış ise ödeme tarihine kadar işlemiş nemasıyla birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iadeye karar verilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının; a) (5) numaralı bendinde bulunan" davacı kurum adına” kelimelerinin çıkartılması, yerine " Hazine adına" kelimelerinin yazılması, b) (4) numaralı bendinde bulunan" Hükmedilen 361.621,90 TL toplam kamulaştırma bedeline 31.07.2015 tarihinden karar tarihi olan 26.03.2025 tarihine kadar yasal faiz yürütülmesine," cümlesinin çıkartılması, yerine" Tespit edilen kamulaştırma bedeli acele kamulaştırma ile ödendiğinden faiz işletilmesine yer olmadığına" cümlesinin yazılması, c) (6) numaralı bendinde bulunan " fazladan ödenen 27.374,31-TL'nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan hisseleri oranından tahsili ile davacı idareye verilmesine," cümlesinin çıkartılması, yerine "Davacı idarece fazla yatırılan 27.374,31 TL bedelin davalılarca çekilmişse varsa çekilme tarihine kadar işlemiş nemaları ile davalıdan tahsiline, davalı tarafa ödenmemişse varsa nemaları ile yatırılan bankaca davacı idareye iadesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.