Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6817 E. , 2024/3457 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6817 Karar No : 2024/3457 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adlarına asaleten ... ve ... adına velayeten ... ve ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kara…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/6817 E. , 2024/3457 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/6817 Karar No : 2024/3457 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- Kendi adlarına asaleten ... ve ... adına velayeten ... ve ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 08/11/2015 tarihinde Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, ... köyü, ... mezrası, ... deresi mevkiinde araziye tuzaklanmış patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucunda ...'ın yaralanmasında idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık ... için 4.000,00 TL maddi, 1.250.000,00 TL manevi; annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 250.000,00 TL manevi, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 4.000,00 TL maddi ve 1.850,000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olay öncesinde herhangi bir ihbar ve istihbaratın bulunmadığı, olayla ilgili idarenin herhangi bir kusur sorumluluğunun bulunmadığı, bunun yanında, meydana gelen olayın idarenin herhangi bir eylemi/eylemsizliği neticesinde gerçekleşmediği, dolayısıyla meydana gelen zarar ile idarenin herhangi bir eylemi/eylemsizliği arasında illiyet bağının bulunmaması nedeniyle idarenin kusursuz sorumluluk esaslarına göre sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, sonuç olarak olayın sosyal risk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, bu bağlamda; davacı ...'ın terör eylemi nedeniyle ağır şekilde yaralanması nedeniyle tazmini gereken maddi zararı var ise bunun 5233 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri uyarınca karşılanması gerektiği, nitekim davacılar tarafından 5233 sayılı Kanun kapsamında yapılan başvuruyla ilgili sürecin devam ettiği göz önüne alındığında, bunun dışında herhangi bir tazminata hükmedilmesine olanak bulunmadığı, manevi tazminat talebine ilişkin olarak, ...'ın araziye tuzaklanmış patlayıcı maddenin infilak etmesi nedeniyle sürekli olarak % 99 oranında engelli hale geldiği, tazminat istemine konu olan terör olayının meydana geliş şekli ve davacıların sosyo-ekonomik durumları dikkate alındığında, davacıların manevi kayıplarını bir nebze giderebilmek için ... için 40.000,00 TL, annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın davacılara ödenmesi gerektiği, öte yandan; olayda davalı Milli Savunma Bakanlığının kusurlu veya kusursuz sorumluluğu bulunmadığı gibi, sosyal risk ilkesine göre de sorumluluğundan bahsedilemeyceğinden, Milli Savunma Bakanlığı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın, davalı İçişleri Bakanlığı yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine, diğer davalı Milli Savunma Bakanlığı yönünden ise reddine, maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin 100.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya ilişkin kısmının reddine, 100.000,00 TL manevi tazminatın İçişleri Bakanlığı tarafından idareye başvuru tarihi olan 23/11/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmedilen manevi tazminat için 10.750,00 TL avukatlık ücretinin davalı İçişleri Bakanlığından alınarak davacı tarafa verilmesine, reddedilen maddi tazminat için 1.090,00 TL maktu avukatlık ücreti ile reddedilen manevi tazminat için aynı Tarifenin 10/2. maddesi uyarınca 10.750,00 TL olmak üzere toplam 11.840,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davalı idarelere verilmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; kararın; maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, istinafa konu kararın bu kısmı yönünden istinaf başvurularının reddedilmesi gerektiği, davacıların manevi tazminata yönelik istinaf istemlerine gelince, davacıların sosyo-ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, duymuş oldukları acı ve üzüntünün karşılığı olarak ... için 300.000,00 TL, anne ve babası için ayrı ayrı 100.000,00 TL ve kardeşleri için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 550.000,00 TL manevi tazminatın davalı İçişleri Bakanlığı tarafından davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların maddi tazminata yönelik istinaf isteminin ve davalı İçişleri Bakanlığının istinaf isteminin reddine, davacılar için takdir edilen manevi tazminat yönünden istinaf başvurusunun kabulüne, kararın bu kısmının kaldırılmasına, davacı ... için 300.000,00 TL, annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 100.000,00 TL, kardeşleri ... ve ... için ayrı ayrı 25.000,00 TL olmak üzere toplam 550.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, kabul edilen 550.000,00 TL'nin davalı idare tarafından, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine, nihai miktar üzerinden yeniden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesince manevi tazminat için hükmedilen vekalet ücretlerinin kaldırılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre hükmedilen 550.000,00 TL manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 44.550,00 TL vekalet ücretinin davalı İçişleri Bakanlığından alınarak davacı tarafa verilmesine, reddedilen manevi tazminat için Tarifenin 10/2 maddesi uyarınca 44.550,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı İçişleri Bakanlığına verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, duyulan acı ve elem kıyasla hükmedilen manevi tazminatın düşük belirlendiği, can güvenliğinin sağlanamadığı, hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluk ilkelerine göre tazminata hükmedilmesi gerektiği, sosyal risk ilkesine göre gerçek zararın tazmin edilmesi gerektiği, Devletin yanında olduklarından terör örgütünce köyün hedef alındığı, sürekli bakım, protez ve rehabilitasyon giderlerinin hüküm altına alınması gerektiği iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, olayla ilgili istihbari bilgi bulunmadığı, kusur ya da kusursuz sorumluluğun bulunmadığı, 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gereken uyuşmazlıkta manevi tazminata hükmedilemeyeceği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla; davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından ise reddolunan manevi tazminat için idareleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar ve davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi, davalı Milli Savunma Bakanlığının temyiz isteminin kabulü ve davalı İçişleri Bakanlığının temyiz isteminin reddi ile temyize konu kararın kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacılar tarafından, 08/11/2015 tarihinde Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, ... köyü, ... mezrası, ... deresi mevkiinde araziye tuzaklanmış patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucunda ...'ın yaralanmasında idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın genel hükümler uyarınca karşılanması gerektiği ileri sürülerek İçişleri Bakanlığına yapılan 23/11/2015 tarihli başvurunun, 03/12/2015 tarihli yazı ile incelenmek üzere Hakkari Valiliğine gönderilmesi üzerine, 60 günlük süre içerisinde cevap verilmediği belirtilerek 07/01/2016 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan yargılama devem ederken Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun 19/10/2020 tarihli kararı ile olay 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek yaralanma sebebiyle 91.688,08 TL ödenmesi önerisinde bulunulduğu, bu teklif davacılar tarafından kabul edilmeyerek uyuşmazlık tutanağı imzalanması üzerine anılan işlemini iptali ile bakıcı gideri için 1.500,00 TL, rehabilitasyon gideri için 1.000,00 TL, protez bedeli için 1.000,00 TL, tedavi, yol ve konaklama gideri için 1.000,00 TL, sürekli işgöremezlik tazminatı için 1.500,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle kendi adlarına asaleten ...'a velayeten ... ve ... tarafından ... İdare Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasında ayrı bir dava açıldığı, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile belirtilen davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu, istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinde beklediği görülmüştür. İLGİLİ MEVZUAT: 17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarih ve 25535 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar.''; 12. maddesinde, "Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.'' hükümleri bulunmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A) Temyize Konu Kararın Davacıların Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın manevi tazminata yönelik kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize Konu Kararın Davacı ...'ın Maddi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Dava konusu olayın terör eylemi olduğu, uyuşmazlığın maddi tazminata yönelik kısmının sosyal riskin yasalaşmış hali olan 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmesi gerektiği yönündeki değerlendirmeler Dairemizce yerinde görülmüştür. Bununla birlikte davacı ...'ın yaralanması nedeniyle ortaya çıkan maddi zarar için Zarar Tespit Komisyonunca teklif edilen meblağ kabul edilmeyerek uyuşmazlık tutanağı imzalandığı ve bakılan dava dışında anılan tutarın elde edilme olanağının kalmadığı gözetilerek ...'ın maddi zararının karşılanabilmesi için 5233 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca maddi tazminata hükmedilmesi gerekirken anılan kısım yönünden maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde ve bu kısma yönelik istinaf başvurusunun reddedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan kendi adlarına asaleten ...'a velayeten ... ve ... tarafından ...'ın yaralanması nedeniyle Hakkari Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun 19/10/2020 tarihli kararı ile 91.688,08 TL önerisinde bulunulmasına ilişkin işlemin iptali ve 6.000,00 TL maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle ayrı bir dava açıldığı görüldüğünden anılan dava gözetilerek mükerrer ödemeye yol açılmamasına dikkat edilmesi gerektiği de açıktır. C) Temyize konu Kararın Reddedilen Manevi Tazminat Nedeniyle Yalnızca Davalı İçişleri Bakanlığı Lehine Vekalet Ücretine Hükmedilmesine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Olayda davalı Milli Savunma Bakanlığı'nın kusurlu veya kusursuz sorumluluğu bulunmadığı, sosyal risk ilkesine göre de sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, Milli Savunma Bakanlığı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği yönündeki değerlendirme Dairemizce de yerinde görülmüştür. Bu durumda Milli Savunma Bakanlığı vekili tarafından dosyaya hukuki yardımın yapıldığı ve neticede Milli Savunma Bakanlığı yönünden davanın reddine karar verildiği gözetilerek reddedilen manevi tazminat yönünden hükmedilecek vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı İçişleri Bakanlığı ile birlikte davalı Milli savunma Bakanlığına ödenmesine karar verilmesi gerekirken yalnızca davalı İçişleri Bakanlığına ödenmesine karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, davalı Milli Savunma Bakanlığının temyiz isteminin KABULÜNE, davalı İçişleri Bakanlığının temyiz isteminin REDDİNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacıların manevi tazminat istemine yönelik kısmının ONANMASINA, davacı ...'ın maddi tazminat istemine yönelik kısmı ile reddedilen manevi tazminat nedeniyle yalnızca davalı İçişleri Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yönelik kısımlarının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.