Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4204 E. , 2024/5134 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4204 Karar No : 2024/5134 DAVACI : … İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … DAVALILAR : 1- … Odaları Birliği VEKİLİ : Av. … 2- … Mühendisleri Odası VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Elektrik Yüksek Gerilim Tesisleri İşletme Sorumluluğu Yönetmeliği'nin iptali istenilm…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2021/4204 E. , 2024/5134 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2021/4204 Karar No : 2024/5134 DAVACI : … İnşaat ve İnşaat Malzemeleri Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. … DAVALILAR : 1- … Odaları Birliği VEKİLİ : Av. … 2- … Mühendisleri Odası VEKİLİ : Av. … DAVANIN KONUSU : Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Elektrik Yüksek Gerilim Tesisleri İşletme Sorumluluğu Yönetmeliği'nin iptali istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : ... Sanayi A.Ş'ye ait tesis ile 2021 yılında yaptığı sözleşmenin onaylanması için Elektrik Mühendisleri Odası'na yaptığı başvurunun reddedildiği, serbest mühendisin işletme sorumluluğunu üstlenebilmesinin işveren ile yapacağı fiyatı da dahil tüm koşulları oda tarafından belirlenmiş, matbu hale getirilmiş bir sözleşmenin imzalanarak davalı idareye onaylatıldıktan sonra ilgili kuruluşa ibraz edilmesi kuralına bağlandığı, bunun sebebinin dava konusu edilen Yönetmelik olduğu; Yönetmeliğin tamamının iptalinin gerektiği, çünkü hiçbir kanuni dayanağının bulunmadığı, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununda, mühendislik mensuplarının çalışma alanlarından olan Yüksek Gerilim İşletme Sorumluluğu alanı ihdas ve düzenleme yetkisini içeren hiçbir özel ya da genel bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinde yer alan "...Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yürürlüğe konulan 30.11.2000 tarihli ve 24246 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde... düzenlemeleri kapsar." düzenlemesinin hukuki dayanak yerine ikame edilmiş gibi sunulduğu, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 60. maddesinde, "Tüm yüksek gerilimli kuvvetli akım tesislerinde teknik konulardan sorumlu elektrik mühendisi olmalıdır." düzenlemesine yer verildiği, işletme sorumlusu mühendis tanımına ise, "154 kV ve daha büyük kuvvetli akım tesislerinde (uzaktan kumanda edilen TM ler hariç) işletme sorumlusu olarak en az bir elektrik mühendisi bulundurulmalıdır." şeklinde yer verildiği, bu düzenlemeden işletme sorumlusu mühendis gereksiniminin 1 kV'dan başlayan tüm elektrik kuvvetli akım tesislerinde değil, sadece 154 kV ve daha büyük kuvvetli akım tesisleri için gerekli ve zorunlu tutulduğunun görüldüğü, dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinde yer alan "...1 kV’un üstündeki yüksek gerilim (YG) tesislerinin işletme sorumluluğunu üstlenen elektrik mühendislerinin..görev, yetki ve yükümlülüklerine ilişkin düzenlemeleri kapsar." düzenlemesi ile işletme sorumluluğu için gerekli başlangıç gerilim kademesinin 154 kV'tan 1 kV'ta indirip değiştirilmek suretiyle bütün gerilimlerde kullanılacak bir niteliğe dönüştürüldüğü, Yönetmelik ile mühendisin odaca düzenlenen asgari hizmet fiyatlarına uymaya zorlanması, mühendise ülkenin neresinde çalışabileceğine ilişkin çalışma alanları belirlemesi, elektriksel takat sınırlamaları getirmesi gibi pek çok nedenle çalışma ve sözleşme hürriyetinin ihlal edildiği, SMM elektrik mühendislerinin çalışma alanlarının ve çalışma koşullarının belirlenmesine davalı odanın karışamayacağına ilişkin yargı kararının bulunduğu, buna rağmen dava konusu düzenlemenin yapıldığı, mühendislerin çalışma alanın belirleme yetkisinin üniversite ve Yükseköğretim Kurulu'na verilmiş olup, ilgili alanının gereksinimlerine göre düzenleme yapan örneğin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ve benzeri diğer icracı Bakanlıklara tanındığı, hukuka aykırı Yönetmeliğin iptali gerektiği iddia edilmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI : … BİRLİĞİ'NİN SAVUNMASI: Usul yönünden, işletme sorumluluğunun ancak gerçek kişiler tarafından üstlenilebilmesinin mümkün olması sebebiyle ayrı tüzel kişiliği olan davacı şirketin dava konusu Yönetmeliğin iptali isteminin ehliyet yönünden reddi gerektiği, ayrıca, davacı hakkında uygulamaya konu hükümlerin dava konusu edilebileceği, davacı şirket hakkında tesis edilen bir işlem olmadığından 2577 sayılı Kanunun 7/2. maddesinin uygulanma imkanı olmadığı, aynı şekilde, dava dışı gerçek kişi hakkında tesis edilen işlemin hizmet üstlenme talebinde bulunduğu şirket il dışında bulunduğundan talebin reddine dair olduğu, dava konusu Yönetmeliğin tek bir maddesine dayanmasına rağmen dava dilekçesinde düzenlemeye ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık iddiası bulunmadığı gibi Yönetmeliğin tamamının dava konusu edildiği, davacı hakkında herhangi bir uygulama işlemi olmaksızın Yönetmelik hükümlerinin istenilmesi sebebiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği; esas yönünden; Anayasanın 124. ve 135. maddeleri ile 6235 sayılı Kanun hükümleri dikkate alındığında Anayasa ve Kanun hükümleri ile verilen görevlerin yerine getirilmesine yönelik Yönetmelik düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. … ODASININ SAVUNMASI:Usul yönünden, dava konusu Yönetmelik 18.03.2004 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiğinden 60 günlük yasal dava açma süresinin geçtiği, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, dava konusu işlem ... adına tesis edilmiş iken davanın şirket tarafından açılması sebebiyle davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği; esas yönünden; dava konusu Yönetmelik ile yüksek gerilim projelerinde can ve mal sağlığının korunmasının amaç olarak benimsendiği, Yönetmeliğin mühendislik mesleğinin ifasında mühendisler arasındaki haksız rekabetin önlenmesi ve mesleğin gelişimi için bir araç olarak kabul edilmesi gerektiği, Oda onayına sunulan veriler ve sözleşmeler tam anlamıyla gerçekliği sağlanmış ve güvenilir olup elektrik dağıtım şirketleri tarafından esas alındığından Yüksek Gerilim Tesislerinde İşletme Sorumluluğu sözleşmelerinin mevzuata uygunluğunun da Oda tarafından gerçekleştirildiği, Yönetmelik düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Dava konusu Yönetmeliğin iptali gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : … DÜŞÜNCESİ : Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Elektrik Yüksek Gerilim Tesisleri İşletme Sorumluluğu Yönetmeliği'nin tamamının iptali istenilmektedir. Davalı İdarenin usule yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Elektrik Yüksek Gerilim Tesisleri İşletme Sorumluluğu Yönetmeliği, elektrik yüksek gerilim tesislerinde, can ve mal güvenliğinin sağlanması, ekonomik kayıpların önlenmesi için gerekli işletme hizmetleri ile bu hizmetlerin yürütülmesini üstlenen işletme sorumlusu elektrik mühendisinin, görev, yetki ve çalışma yöntemlerini düzenlemek amacı ile hazırlanmıştır.Bu Yönetmelik, 1 kV`un üstündeki yüksek gerilim (YG) tesislerinin işletme sorumluluğunu üstlenen elektrik mühendislerinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yürürlüğe konulan 30.11.2000 tarihli ve 24246 sayılı Resmî Gazete`de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde görev, yetki ve yükümlülüklerine ilişkin düzenlemeleri kapsamaktadır. YÖNETMELİĞİN dayanağı 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kanunudur. Anayasanın "Kamu Kurumu Niteliğindeki Meslek Kuruluşları" başlıklı 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halkla ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleri oldukları belirtilmiş; 124. maddesinde de, Başbakanlık, Bakanlıklar ve kamu tüzel kişiliklerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri hükme bağlanmıştır. 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununun 2. maddesinde; "Birliğin kuruluş amacı ile yapamayacağı faaliyetler ve işler aşağıda gösterilmiştir. Birliğin kuruluş amacı: a) ... b) Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; c)..." hükmüne, 39. maddesinde de; " Bu kanun hükümleri müteşebbis heyetlerce ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek bir talimatname ile tatbik olunur." hükmüne yer verilmiştir. 10.03.2003 tarih ve 25044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Ana Yönetmeliği 'nin 1. maddesinde; " Bu Ana Yönetmelik, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odasının kuruluşu, amaçları ve örgütlenmesine ilişkin esasları düzenlemek amacıyla hazırlanmıştır."kuralına, 2. maddesinde; " Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yasal olarak yetkili, elektrik yüksek mühendisi, elektronik yüksek mühendisi, elektrik mühendisi, elektronik mühendisi, elektrik-elektronik mühendisi, biyomedikal mühendisi ve bilgisayar mühendisi ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Genel Kurulu kararı ile Elektrik Mühendisleri Odasına girmeleri kabul edilenler Odanın üyesidirler ve bu Yönetmelik kapsamındadırlar." kuralına, 3. maddesinde; " Bu Ana Yönetmelik; 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır." kuralına, 4.maddesinde; "6235 sayılı Kanun ile kurulan ve Türkiye sınırları içinde meslek ve sanatlarını yürütmeye yasal olarak yetkili, yüksek mühendis, mühendis, yüksek mimar ve mimarları örgütünde toplayan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği içindeki, tüzel kişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşu olan Elektrik Mühendisleri Odası bu Ana Yönetmelik hükümlerine bağlıdır." kuralına, 5.maddesinde; "...e) "ÜYE" Elektrik Mühendisleri Odası üyelerini, f)"MDB" mesleki denetim bürosunu, ifade eder." kuralına, 7.maddesinde de; "Odanın amaçları şunlardır: a) Günün gereklerine, koşullarına ve olanaklarına uygun olarak üyelerinin sorunlarını çözmek için çalışmak, mesleğin üye toplum ve ülke yararlarına göre uygulanması ve geliştirilmesi için gerekli çabaları göstermek, diğer meslek Odaları, üyeleri ve halkla ilişkilerinde dürüstlüğü ve ahlakı korumak, uzmanlık alanında ülke çıkarlarına uygun politikalar üreterek bunları savunmak, kamuoyu oluşturmak, ilgilileri uyarmak, b) ... c) ... d) Üyelerin hak ve yetkilerini korumak, üyeler arası dayanışmayı sağlamak, haksız rekabeti önlemek için gerekli gördüğü tüm girişim ve etkinliklerde bulunmak, e) Meslekle ilgili standartları, normları, yönetmelik ve teknik şartnameleri, sözleşme tiplerini ve benzeri tüm bilimsel evrakı incelemek, bunların değiştirilmesi, geliştirilmesi ve yenilerinin oluşturulması yolunda çalışmalar yapmak, f) Oda etkinliklerini ilgilendiren kanun, tüzük, ana yönetmelik ve yönetmeliklerin hazırlanması, değiştirilmesi konusunda Birliğe ve resmi makamlara önerilerde bulunmak, g) Meslek alanı ile ilgili sanat ve bilimlerin kuram ve uygulamaların gelişmesine çalışmak, h) Oda uzmanlık alanlarına giren konularda üyelerine, özel ve tüzel kişilere yönelik eğitim hizmetleri sunmak, bu amaçla eğitim kuruluşları oluşturmak ve işletmek, kurslar, ulusal ve uluslararası fuarlar, seminerler, kongreler, sergiler ve benzeri etkinlikler düzenlemek, katılanlara sertifika vermek, i) Meslek alanında üretilen ürün ve hizmetlerin kalitesinin geliştirilmesi için her türlü çalışma ve denetimde bulunmak, bu amaçla test ve kalibrasyon laboratuvarları kurmak, j)... k) Uzmanlık alanına giren konularda mahkemelere, kişi ve kuruluşlara hakemlik, eksperlik ve bilirkişilik ve benzeri hizmetleri vermek, l) Oda üyelerinin mühendislik dallarında eğitim gören öğrencilere mesleği tanıtmak, eğitim, araştırma, kurs, staj, sosyal faaliyetler ve benzeri konularda Odanın olanaklarından yararlandırmak, mühendislik eğitiminin ve öğrencilerinin sorunlarını incelemek, çözüm önerileri sunmak ve girişimlerde bulunmak, m) Üniversiteler ve sanayi ile işbirliği sağlamak ve bu konuda etkinlikler düzenleyerek ortak çalışmalarda bulunmak. " Odanın amaçları olarak sayılmıştır. Aynı Kanun'un 19. maddesinde, Odaların, Kanun'un 2. maddesinde belirtilen amaç için Birlik Umumi Heyetince kararlaştırılan işlerden yalnız Odalarını ilgilendiren kısımlar ile görevli oldukları; 39. maddesinde, bu kanun hükümlerinin müteşebbis heyetlerince ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek eki bir talimatname ile tatbik olunacağı, dava konusu Yönetmeliğin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde de, bu yönetmeliğin 6235 sayılı Kanun'a dayanılarak hazırlandığı kurala bağlanmıştır. Yine 6235 sayılı Kanun'un 33. maddesinde, "Türkiye'de mühendislik ve mimarlık meslekleri mensupları mesleklerinin icrasını iktiza ettiren işlerle meşgul olabilmeleri ve mesleki tedrisat yapabilmeleri için ihtisasına uygun bir odaya kaydolmak ve azalık vasfını muhafaza etmek mecburiyetinde oldukları" hüküm altına alınmış, ayrıca 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanunu'nun 1. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında mühendislik ve mimarlık unvan ve yetkisi ile sanat icra etmek isteyenlerin sahip olması gereken belgeler belirtilmiş, bu belgeler arasında mühendislik veya mimarlık eğitimi veren Türk yükseköğretim kurumlarından alınan diplomalara yer verilmiştir. Aynı Kanun'un 7. maddesinde, "Bu Yasanın 1. maddesinde belirtilen diploma veya ruhsatnamelerden birini haiz olmayanlar Türkiye'de mühendis veya mimar unvanı ile istihdam olunamazlar, imzalarla sanat icra edemezler, bu unvanları kullanarak rey veremezler ve imza da koyamazlar." hükmüne yer verilmiştir. 6235 sayılı Kanun'un 33. ve 3458 sayılı Kanun'un 1. maddesi hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; Türkiye sınırları dahilinde mühendislik mesleğinin icra edilebilmesi için, mühendislik eğitimi veren bir yükseköğretim kurumundan mezun olmak ve ilgili meslek odasına üye olarak üyelik vasfını korumanın yeterli olduğu sonucuna ulaşılmakta olup, ayrıca başka bir koşula yasal düzenlemelerde yer verilmemiştir. Yukarıda alıntısı yapılan Anayasa ve Yasa kurallarından anlaşılacağı üzere, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının; meslek mensuplarının ve bu mesleki faaliyetten yararlananların karşılıklı hak ve menfaatlerini koruyarak belli bir meslek disiplini sağlama amacına yönelik olarak örgütlenmiş olduğu açıktır. Bu kapsamda Elektrik Mühendisleri Odasının serbest çalışan elektrik mühendislerinin etkinliklerini denetlemek ve serbest mühendislik hizmetinin esaslarını, mesleki deneyim, kapasite ve yeterlilik açısından değerlendirmekle görevli olduğu anlaşılmakta olup, bu çerçevede anılan Oda tarafından uzmanlık belgesi verilirken bazı koşulların aranması doğal ise de, bu koşulların yasalarla tanınan hakları kısıtlayacak nitelikte olmaması gerekmektedir. Dava konusu uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde; belli düzeydeki işletmelerde işletme sorumlusu olacak elektrik mühendislerinin, hizmetten yaralanacak kişilerin can ve mal güvenliği açısından, Oda tarafından meslek içi eğitime tabi tutulmasında kamu yararı bulunmakla birlikte, bu eğitimin mesleki faaliyetin sürdürülmesinin bir koşulu haline getirilmemesi ve bu amaca hizmet edecek bir sınav veya benzeri bir ölçme değerlendirmeye tabi tutulmaması gerekmektedir. Dava konusu Yönetmelik bir bütün olarak incelendiğinde, işletme sorumluluğu üstlenecek kişilere yönelik meslek içi eğitim öngörülmekle birlikte, bu eğitim sonunda sınav yapılacağına veya eğitime katılanların ölçme değerlendirmeye tabi tutulacağına yönelik herhangi bir kurala yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla dava konusu düzenlemede dayanağı mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ SÜREÇ : Servet Başda tarafından, ... Sanayi A.Ş'ye ait tesis ile 2021 yılında yaptığı sözleşmenin onaylanması için Elektrik Mühendisleri Odası'na başvurulmuş, işletme sorumluluğunu üstlenme talebinin söz konusu tesis il sınırları dışında olduğundan bahisle uygun bulunmamasına yönelik … tarih ve … numaralı toplantısında 2 sayılı TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu kararı alınmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: Davalılar tarafından ileri sürülen usule yönelik iddialar kabul edilmeyerek işin esası incelendi: ESAS YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: Anayasa'nın "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları" başlıklı 135. maddesinin 1. fıkrasında, "Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir." düzenlemesine; 124. maddesinde de, "Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler." hükümlerine yer verilmiştir. 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, "Birliğin kuruluş amacı ile yapamayacağı faaliyetler ve işler aşağıda gösterilmiştir. Birliğin kuruluş amacı: a) Bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek; Bu suretle aynı ihtisasa mensup meslek mensuplarını bir Odanın bünyesinde toplamak; merkezde idare heyeti, haysiyet divanı ve murakıplar gibi görevlilere yetecek kadar üyesi bulunmayan Odanın merkezini, Umumi Heyetin belirleyeceği yerde açmak; b) Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; ..." hükmü yer almıştır. 6235 sayılı Kanun'un 39. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin müteşebbis heyetlerince ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek eki bir talimatname yani bir Yönetmelik ile tatbik olunacağı hükme bağlanmıştır. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yürürlüğe konulan 30.11.2000 tarihli ve 24246 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin "Genel Tanımlar" başlıklı (a) bendinde, "1) Elektrik kuvvetli akım tesisleri: İnsanlar, diğer canlılar ve eşyalar için bazı durumlarda (yaklaşma, dokunma vb.) tehlikeli olabilecek ve elektrik enerjisinin üretilmesini, özelliğinin değiştirilmesini, biriktirilmesini, iletilmesini, dağıtılmasını ve mekanik enerjiye, ışığa, kimyasal enerjiye vb. enerjilere dönüştürülerek kullanılmasınısağlayan tesislerdir. 2) Alçak gerilim: Etkin değeri 1000 volt ya da 1000 voltun altında olan fazlar arası gerilimdir. 3) Yüksek gerilim: Etkin değeri 1000 voltun üstünde olan fazlar arası gerilimdir. ... 13)(Ek:RG-11/5/2023-32187) Elektrik Kuvvetli Akım Tesislerinde Yüksek Gerilim Altında Çalışma İzin Belgesi (EKAT Belgesi): Elektrik kuvvetli akım tesislerinde yüksek gerilim altında çalışabilmek için ilgili fen adamlarına, yetkili kurum ve kuruluşlarca düzenlenen eğitimler sonucunda verilen belgedir." düzenlemesine; "Kuvvetli akım tesislerinde çalışmak" başlıklı 60. maddesinde, "Tüm yüksek gerilimli kuvvetli akım tesislerinde teknik konulardan sorumlu elektrik mühendisi olmalıdır. 154 kV ve daha büyük kuvvetli akım tesislerinde (uzaktan kumanda edilen TM ler hariç) işletme sorumlusu olarak en az bir elektrik mühendisi bulundurulmalıdır. Bu Mühendisin iş güvenliği ve iş emniyeti açısından sorumluluğu, tesiste uyulması gereken iş güvenliği yöntemlerini tespit etmek, emniyetli bir işletme için uyulması gerekli kuralları belirlemek ve gerekli araç gereçleri tespit ederek söz konusu kurallara uyulması yönünde denetlemeler yapmaktır. Kuvvetli akım tesislerinde yapım, bakım ve işletme esnasında işi yapan elemanın kişisel hatalarından oluşacak kazalarda bu mühendise hukuki sorumluluk yüklenemez. (Değişik ikinci fıkra:RG-11/5/2023-32187) Yeterli güvenlik önlemleri alınmadan ve özel araçlar kullanılmadan elektrik kuvvetli akım tesislerinde yüksek gerilim altında hiçbir şekilde çalışma yapılamaz. (Değişik üçüncü fıkra:RG-11/5/2023-32187) Elektrik kuvvetli akım tesislerinde yüksek gerilim altında ancak elektrik mühendisleri ile EKAT Belgesine sahip elektrikle ilgili fen adamları çalışma yapabilir. Gerilim altındaki tesis bölümlerinde inşaat, boya, kaynak, temizlik ve benzeri yardımcı işlerin yapılmasında, ilgili tesis bölümü enerjisiz bırakılarak, bir elektrik mühendisinin gözetiminde ve ilgili iş sağlığı ve güvenliği yönergelerine uygun olarak çalışma yapılabilir. Müşterek direklerde alçak gerilimli bölümlerde çalışma yapılacağında yüksek gerilimli hattın gerilimimutlaka kesilecektir. Gerilim altında olmayan tesis bölümlerinde çalışılacağında gerilim altında bulunan öteki bölümler nedeniyle çalışanların her hangi bir tehlikeye uğramaması için gerekli önlemler alınacaktır. 6.1 inci maddedekilerin dışında örneğin şu önlemler alınabilir: -Gerilim altındaki tesis bölümlerinin kapatılması ya da yalıtkan bir kılıfla örtülmesi, -Çalışma sırasında sürekli gözetim, -Çalışma yapılan yerin bir engelle çevrilmesi. Ancak, bu durumda aygıtlarla tehlikesiz ve serbest olarak hareket edilebilmelidir. (Ek fıkra:RG-11/5/2023-32187) İletim ve dağıtım tesislerinde, ilgisine göre Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi ve Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi tarafından belirlenecek usul ve esaslara uygun olarak enerjialtında bakım çalışmaları yapılabilir. (Ek fıkra:RG-11/5/2023-32187) EKAT Belgesi eğitimleri; (a) 36 kV gerilim seviyesine kadar yüksek gerilimli elektrik dağıtım ve tüketim tesislerine yönelik olarak Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi, (b) İletim gerilim seviyesinden bağlı elektrik iletim ve tüketim tesisleri ile bunların 36 kV ve altı yüksek gerilimli bölümlerine yönelik olarak Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi, (c) Elektrik üretim tesislerine yönelik olarak Elektrik Üretim Anonim Şirketi,tarafından verilir. Söz konusu eğitimlerde başarılı olan kişilere eğitim veren kurumlar tarafından EKAT Belgesi düzenlenir. Düzenlenen belgeler birbirinin muadili olarak değerlendirilemez. (Ek fıkra:RG-11/5/2023-32187)EKAT Belgesine esas eğitimlere ilişkin eğitim ve program içerikleri ile ölçme ve değerlendirmeye yönelik usul ve esaslar eğitim veren kurumlar tarafından altıay içerisinde belirlenir. (Ek fıkra:RG-11/5/2023-32187)EKAT Belgesinin şekli, formatı, geçerlilik süresi ve yenilenmesi gibi ortak uygulamaya yönelik hususlar, Bakanlığın uygun görüşü alınmak şartıyla, belge vermeye yetkili kurumlarca altıay içerisinde belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir. Dava Konusu Yönetmeliğin İncelenmesi: Elektrik yüksek gerilim tesislerinde, can ve mal güvenliğinin sağlanması, ekonomik kayıpların önlenmesi için gerekli işletme hizmetleri ile bu hizmetlerin yürütülmesini üstlenen işletme sorumlusu elektrik mühendisinin, görev, yetki ve çalışma yöntemlerini düzenlemek amacı ile hazırlanan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Elektrik Mühendisleri Odası Elektrik Yüksek Gerilim Tesisleri İşletme Sorumluluğu Yönetmeliği'nin "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 1 kV’un üstündeki yüksek gerilim (YG) tesislerinin işletme sorumluluğunu üstlenen elektrik mühendislerinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yürürlüğe konulan 30.11.2000 tarihli ve 24246 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde görev, yetki ve yükümlülüklerine ilişkin düzenlemeleri kapsar." düzenlemesine; "Hukuki Dayanak" başlıklı 3. maddesinde ise, "Bu Yönetmelik, 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Kanunu hükümlerine dayanılarak hazırlanmıştır." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Yönetmelikte "işletme sorumluluğu", bu Yönetmelikte tanımlanan işletmede güvenlik önlemlerinin alınması, ortaya çıkan arızalarda yapılacak müdahalelere nezaret edilmesi ve gerekli manevraların yapılması, sorumlulukları ile ilgili konularda işletme sahibine rapor verilmesi, gerekli test ve bakımlarının yaptırılması, gerekli iş güvenlik malzemelerinin tesiste bulundurulmasının sağlanması hizmetleri olarak; "işletme sorumlusu", Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belgelendirilmiş, yüksek gerilimli kuvvetli akım tesislerinde teknik konulardan sorumlu elektrik yüksek mühendisi ya da elektrik mühendisi olarak; "belge" ise, Elektrik Mühendisleri Odası tarafından belirlenen uygulama esaslarına göre düzenlenmiş işletme sorumluluğu belgesi olarak tanımlanmıştır. Davacı tarafından, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanununda, mühendislik mensuplarının çalışma alanlarından olan Yüksek Gerilim İşletme Sorumluluğu alanı ihdas ve düzenleme yetkisini içeren hiçbir özel ya da genel bir düzenleme bulunmadığı, dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinde yer alan "...Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yürürlüğe konulan 30.11.2000 tarihli ve 24246 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde... düzenlemeleri kapsar." düzenlemesinin hukuki dayanak yerine ikame edilmiş gibi sunulduğu iddia edilmektedir. Uyuşmazlığın çözümü için idarenin düzenleme yetkisinin kapsamı ve bu bağlamda idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisi üzerinde de durulması gerekmektedir. Anayasa'nın 124. maddesi idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin Anayasal dayanağını oluşturmaktadır. Anayasa'ya göre idare düzenleme yetkisini yasalar çerçevesinde ve yasalara uygun olarak kullanmak zorundadır. Amacı, kapsamı, dayanağı ve düzenleme alanına yukarıda yer verilen Yönetmeliği hazırlama, düzenleme ve yürürlüğe koyma konusunda yetki kullanan davalı idarenin bu yetkisinin yasal dayanağının bulunup bulunmadığının öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir. 6235 sayılı Kanun'un 39. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin müteşebbis heyetlerince ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek eki bir talimatname yani bir Yönetmelik ile tatbik olunacağı hükme bağlanmıştır. 6235 sayılı Kanun'un 2. maddesinde ise, mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak; meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmi makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek, Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmış, Birlik ve organlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağı belirtilmiştir. Dava konusu Yönetmeliklerin dayanağı olan 6235 sayılı Kanun'da, elektrik yüksek gerilim tesislerinde, işletme sorumlusu elektrik mühendisinin, görev, yetki ve çalışma yöntemlerini belirlenmesine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu durumda, yasal dayanağı olmayan dava konusu Yönetmelik maddelerinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte yandan, dava konusu Yönetmeliğin 2. maddesinde, "Bu Yönetmelik, 1 kV’un üstündeki yüksek gerilim (YG) tesislerinin işletme sorumluluğunu üstlenen elektrik mühendislerinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca yürürlüğe konulan 30.11.2000 tarihli ve 24246 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde görev, yetki ve yükümlülüklerine ilişkin düzenlemeleri kapsar." düzenlemesine yer verilmiş ise de, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği ve üst hukuk normlarında davalı idarelere düzenleme yetkisi veren bir düzenlemeye yer verilmediği anlaşılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Dava konusu Yönetmeliğin İPTALİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, 4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 08/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Kanunu'nun 2. maddesinde, (a) bütün mühendis ve mimarları ihtisas kollarına ayırmak ve her kol için bir oda kurulmasına karar vermek, (b) mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlakını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak, Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmış; 39. maddesinde, bu kanun hükümlerinin müteşebbis heyetlerince ihzar ve Birlik Umumi Heyetince tasvip edilecek eki bir talimatname ile tatbik olunacağı kurala bağlanmıştır. Kamu tüzel kişiliği bulunan davalı Oda’nın, Anayasanın 124. maddesi düzenlemesi çerçevesinde kendi görev alanına yönelik olarak yönetmelik düzenleme yetkisinin bulunduğu tartışmasızdır. Dava konusu Yönetmeliğin ise, davalı Odaya 6235 sayılı Kanunun 2. maddesinde belirtilen amaçları gerçekleştirmek amacıyla Kanunun 39. maddesinde verilen yetkiye istinaden düzenlendiği anlaşılmaktadır. Sonuç itibarıyla, davalı Odanın dava konusu düzenlemeyi yapmada yetkisi bulunduğu, yapılan düzenlemede kamu yararı bulunduğundan davanın esasının değerlendirilmesi gerektiği düşüncesi ile dava konusu Yönetmeliğin yetki yönünden iptaline yönelik çoğunluk kararına katılmıyorum