3. Ceza Dairesi 2015/32276 E. , 2016/17126 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Oluşa ve dosya kapsamına göre; mağdurun sanık ve babası ... tarafından bıçakla yaralandığı, soruşturma aşamasında alınan olay tarihli adli rapordaki bulgulara göre tanzim edilen 03/1…
**3. Ceza Dairesi 2015/32276 E. , 2016/17126 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü; Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Oluşa ve dosya kapsamına göre; mağdurun sanık ve babası ... tarafından bıçakla yaralandığı, soruşturma aşamasında alınan olay tarihli adli rapordaki bulgulara göre tanzim edilen 03/11/2008 tarihli raporda; mağdurun yaralanmasının “sol el bileğinde çizik şeklinde deri kesisi, sol gluteal bölgede aşağıdan yukarı doğru ilerleyen 1,5 cm girişi 8 cm derinliği bulunan kesi, sol baldır arka kısmında 9 cm girişi 7-8 cm derinliği olan kesi” şeklinde tarif edilerek bu bulguların basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyeceğinin bildirildiği, yargılama aşamasında aynı yerden alınan 19/02/2009 tarihli adli raporda ise mağdurun “sol el bileği voler yüzdeki cildi kesi”nin basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğinin bildirildiği, sanığın temyize gelmeyen diğer sanık ile birlikte mağduru bıçakla yaraladığının sabit olduğu ve hüküm kurmaya yeterli 03/11/2008 tarihli adli rapordaki bulgulara göre sanığın TCK'nin 86/1, 86/3-e maddelerine göre cezalandırılması gerekirken suç vasfından yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, 2) Yaralama suçundan, sanığın kendisine borcu olan ve bir süre ulaşamadığı mağdur ile bu durumu konuşurken babasına küfür ettiğini savunduğu, mağdurun da yargılama aşamasında küfürleştiklerini beyan ettiği olayda; Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238-367 sayılı kararına göre, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespitine çalışılarak çalışılarak sonucuna göre sanık lehine TCK'nin 29. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmemesi, 3) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde belirtilen hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sonuç ceza miktarı yönünden CMUK'un 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, hükümlerin bu sebeblerden 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.