Başvuru, kamudaki görevinden ihraç edilen hukukçunun baro levhasına yazılmasına ilişkin verilen kararın mahkemece iptal edilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamudaki görevinden ihraç edilen hukukçunun baro levhasına yazılmasına ilişkin verilen kararın mahkemece iptal edilmesi nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 6/8/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Jandarma Okullar Komutanlığında öğretim görevlisi olarak görev yapan başvurucu 31/7/2016 tarih ve 669 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile görevinden ihraç edilmiştir. Kamu görevinden çıkarılmasının ardından başvurucu, baro levhasına avukat olarak yeniden yazılma talebiyle İzmir Barosuna (Baro) başvurmuştur. Başvurucunun talebi, yasal şartlara uygun olduğu gerekçesiyle Baro Yönetim Kurulunun 25/10/2016 tarihli kararıyla kabul edilmiştir. Söz konusu karar, Türkiye Barolar Birliği (TBB) Yönetim Kurulunun6/1/2017 tarihli kararıyla uygun bulunmuştur. TBB tarafından verilen karar, Bakanlık tarafından yerinde görülmeyerek bir daha görüşülmek üzere 25/1/2017 tarihinde TBB'ye geri gönderilmiştir. TBB Yönetim Kurulu, 3/2/2017 tarihli kararıyla, önceki kararında ısrar ederek başvurucunun baro levhasına yazılma talebinin kabulüne karar vermiştir. Israr kararında; Bakanlığın geri gönderme gerekçesinin usule ve yasaya uygun olmadığı ifade edilmiştir. Bakanlık, başvurucunun baro levhasına yazılmasına ilişkin TBB Yönetim Kurulu tarafından verilen karara karşı 21/2/2017 tarihinde Ankara İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davası açmıştır. Dava dilekçesinde; 669 sayılı OHAL KHK'sı ile olağanüstü hâl döneminde kanun hükmünde kararname ile meslekten veya kamu görevinden çıkarılanların bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceğinin hükme bağlandığı vurgulanmıştır. Söz konusu meslekten veya kamu görevinden çıkarma tedbirinin, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran olağanüstü tedbir mahiyetinde olduğu ifade edilmiştir. İlgili mevzuat ve avukatlık mesleğinin yargı içindeki önemi hatırlatılarak avukatlığın bir kamu hizmeti sayılması gerektiği değerlendirmesine yer verilmiştir. Davalı TBB tarafından sunulan cevap dilekçesinde; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2016 tarihli yazısıyla başvurucu hakkında yürütülen herhangi bir ceza soruşturmasının olmadığının İzmir Barosuna bildirildiği belirtilmiştir. Bu durumla birlikte başvurucunun 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nda belirtilen şartları taşıdığı, avukatlığa kabule engel bir durumun mevcut olmadığı ifade edilmiştir. İlgili mevzuat ve yargı kararlarına atıf yapılarak bir kişinin kamu görevlisi sayılabilmesi için devlet teşkilatlanması ya da kamu kesiminde yer alan bir kuruluşta çalışması gerektiği, avukatlığın sunulan hizmet açısından bir kamu hizmeti, mesleki faaliyet olarak ise serbest meslek faaliyeti olduğu ancak kamu görevlisi olarak kabul edilemeyeceği; baroya kaydın yapılmasının da kamuda istihdam olarak nitelendirilemeyeceği değerlendirmesine yer verilmiştir. Başvurucu, Mahkemeye sunduğu dilekçe ile davalı TBB yanında davaya müdahale talebinde bulunmuş ve talebi Mahkemece kabul edilmiştir. Müdahale dilekçesinde başvurucu; hakkında idari ya da adli bir soruşturma ve işlem bulunmadığını, avukatlık mesleğinin niteliği itibariyle kamu hizmeti olmaktan ziyade serbest meslek olduğunu, bu sebeple avukatlık mesleğinin kamu hizmeti kısıtlamasına dahil edilemeyeceğini ve avukatlığın herhangi bir kamu kurumunda istihdam edilmek suretiyle yerine getirilen bir meslek olmadığını vurgulamıştır. Ayrıca başvurucu, ihraç olmadan önce barodan kaydını sildirmeyenlerin avukatlık mesleğini yapabildiğini, Sağlık Bakanlığında kamu görevinden ihraç edilenlerin özel sağlık kuruluşlarında çalışabildiği belirterek avukatlık yapmasının engellenmesinin Anayasal hakları ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, 16/11/2017 tarihli kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve bu Kararnamenin değiştirilerek kabulüne ilişkin 6756 sayılı Kanun ile Jandarma Genel Komutanlığı teşkilatından çıkarılanların bir daha kamu hizmetinde istihdam edilemeyeceğinin düzenlendiğini, avukatlığın bir kamu hizmeti olduğunun açık olduğu vurgulanarak dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmediği ifade edilmiştir. TBB ve başvurucu, söz konusu karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi, 11/5/2018 tarihli kararıyla, istinaf talebinin kesin olarak reddine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; İdare Mahkemesince verilen kararın usule ve hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı belirtilmiştir. Nihai karar 10/7/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 6/8/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. İlgili hukuk (ulusal mevzuat, Anayasa Mahkemesince ve idari yargı mercilerince verilen yargı kararları, uluslararası düzenlemeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları) için bkz. Tamer Mahmutoğlu [GK], B. No: 2017/38953, 23/7/2020, §§ 37- 669 sayılı KHK'da yer alan düzenlemeler, 24/11/2016 tarihli ve 6756 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile kanunlaşmıştır.