Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki söz konusu olduğunu, davacı tarafından faturaya konu ürün ve malzeme satışı yapıldığını, bu mallara ilişkin faturaların tanzim edildiğini, müvekkilince tanzim olunan faturalara davalının itirazının bulunmadığını, cari hesaba ilişkin olarak davalının ödeme yapmaması üzerine aleyhine ... Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden yasal takip başlatıldığını, yapılan takibe davalıca itiraz edilmesi üzerine takibin
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ün, ...’nde % 7,13 oranında pay sahibi olduğunu, müvekkilinin ...’in 18.07.2012 tarihli genel kurulunda, yönetim kuruluna seçilmemek suretiyle hiçbir haklı neden olmadan, kötü niyetle ve tüm muhalefetine rağmen yönetimden uzaklaştırıldığını, iş bu davaya konu edilen 27.11.2014 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında, özellikle müvekkilinin şirketteki paylarının değerinin bir anda yerle bir edilmesine ve zarara uğramasına yönelik olarak sermayenin aynı ay içerisinde 70.201.166,00 TL’den 198.000.000,00 TL’ye arttırılması yönünde karar alındığını, ihtiyaç olmaksızın şirket sermayesinin yok yere bir anda bu denli yüksek bir tutara çıkartılmasının, öncelikle Türk Ticaret Kanunu’na, afaki iyi niyet kurallarına, hakkaniyete açıkça aykırılık teşkil ettiğini, sermaye artırımı kararının, çoğunluğun yetkilerini kötüye kullanması suretiyle azınlıkta olan müvekkilinin çıkarlarının ihlali amacına yönelik bir araç haline geldiğini, şirketin sermaye artırılmasına ihtiyacı yokken sermayenin artırımı yoluna gidilmesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, iyi yönetilen şirketlerde özellikle yeni yatırım yapılması, spot hisse satın alınması ihtimalleri varsa kar dağıtımı yapılmaması, dağıtılacak karın makul bir minimumda tutulması, düşük maliyetli dış kaynak kullanılması gibi önlemler alınması gerektiğini, şirketin ... şirket hisselerini almak için sermaye arttırımına gittiği gerekçesinin de hem inandırıcı hem de yeteriyle güçlü bir neden olmadığını, öncelikle söz konusu işlemin, şirket hisse senedi alım işlemi olup, bu alım işleminde satın alma bedelinin belli olmadığını, aynı ay içinde hatta sermaye henüz 70.201.166,00 TL’ye çıkarıldıktan 2 gün sonra alınan yönetim kurulu kararı ile sermayenin işbu sefer 198.000.000,00 TL’ye çıkarılmasının, müvekkilini zarara uğratmak amacını taşıdığını, objektif iyi niyet ve dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini, sermaye artırımının gerekçesinin beyan olarak genel kurula sunulmamasının, TTK Md. 457 hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden anılan sermaye artırımına ilişkin gündem maddesinin iptalinin gerektiğini, bu nedenlerle davalı şirketin 27.11.2014 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan sermaye artırımı kararının kanuna, dürüstlük kuralına ve objektif iyi niyet kurallarına aykırı olması sebebi ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.