10. Hukuk Dairesi 2025/11608 E. , 2025/18124 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2443 E., 2025/1349 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/324 E., 2023/160 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve …
10. Hukuk Dairesi 2025/11608 E. , 2025/18124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2443 E., 2025/1349 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/324 E., 2023/160 K. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı bünyesinde15.09.2009-10.10.2016 tarihleri arasında kesintisiz ve sürekli biçimde “gözlemeci” olarak çalıştığını, son aylık net ücretinin 2.000,00 TL olduğunu, davacının işe girişinin davalı tarafından 11.11.2014 tarihinde yapıldığını, 5 yıl sigortasız çalıştırıldığını, dinlenecek tanıklar ile davacının çalışmasının ispatlanacağını belirterek davacının 15.09.2009-10.11.2014 tarihleri arasında kesintisiz olarak en son aylık net 2.000,00 TL ücretle hizmet akdi ile davalı iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, şirketin kuruluş tarihinin 28.12.2010 olduğunu, ayrıca iş yerinin kira kontratının da şirket kurulduktan sonra 01.01.2011 tarihinde yapıldığını, davacının şirket ve iş yeri olmadan çalışma iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının 11.11.2014–10.10.2016 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığını, bu sürede de sigortasının yapıldığını ve ücretlerinin tam olarak ödendiğini, iş yerinde 7 yılı aşkın süreyle sigortasız çalıştığını iddia eden davacının bu kadar süre neden kayıtsız çalıştığını izah etmesi gerektiğini, iş yerinde sigortasız ve kayıtsız eleman çalıştırılmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum tarafından tesis edilen işlemlerde kanun ve mevzuat hükümlerine aykırılık arz eden bir husus bulunmadığını, görev, yetki, derdestlik, husumet ve hakdüşürücü süre itirazında bulunduklarını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının, davalıya ait iş yerinde, 23.12.2010-31.10.2014 tarihleri arasında asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, İlk Derece Mahkemesince gerekli araştırma ve inceleme yapılmaksızın müvekkilinin asgari prime esas kazanç üzerinden çalıştığının tespitine karar verilmesinin açıkça usul ve kanuna aykırı olduğunu, emsal ücret araştırması yapılmadığını, alacak davasında davacının ücretinin 2.000,00 TL olduğuna yönelik tanık beyanının dikkate alınmadığını, yeterince araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, Yerel mahkemece "prime esas kazanç tespiti yönünden davanın reddine" karar verilmiş olup, bu talep yönünden müvekkili Kurum fer'i müdahil değil, davalı sıfatını haiz olduğundan reddedilen bu kısım yönünden Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması sebebiyle kararın hatalı olduğunu, Mahkemece tanık ... ve ...’un beyanları esas alınarak hüküm kurulmuş ancak tanık ...'nun anılan iş yerinde çalışmaya başladığı tarihin 01.02.2011 tarihi olduğunu, tanığın bu tarihten öncesi için davacının çalıştığına ilişkin beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, Sigortasız çalıştırılma iddiası ile işveren ile birlikte Kurum aleyhine açılan hizmet tespiti davalarında, sigortalının primlerinin ödenmesi zorunluluğunun işverene ait bir yükümlülük olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Sosyal Güvenlik Kurumunun yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Eldeki davada davacı 15.09.2009-10.11.2014 tarihleri arasında, en son aylık net 2.000,00 TL ücretle çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hizmet tespitine yönelik olarak yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir. 3.Mahkemece yeterli sayıda tanık dinlenmemiştir. Komşu iş yeri tanığının beyanında geçen ... isimli tanık ile ... ve ... isimli bordro tanıkları da dinlenilmek suretiyle davacının işe başlama ve çalışma süresi tereddütsüz bir şekilde ortaya konulup sonucuna göre karar verilmelidir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.