11. Ceza Dairesi 2016/10446 E. , 2019/2113 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Ret Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın 12.02.2014 tarih ve 2014/5955 esas sayılı iddianamesi ile sanığın 2008 ve 2009 takvim yılında sahte fatura kullandığı iddiasıyla cezalandırılmasının talep edildiği, Dairemizin 05.07.2018 tarih ve 2016/5398 Esas-2018/6305 Karar sayılı ilamı ile mahkemenin red kararına dayanak teşkil eden Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemes…
**11. Ceza Dairesi 2016/10446 E. , 2019/2113 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi Usul Kanununa muhalefet HÜKÜM : Ret Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı‘nın 12.02.2014 tarih ve 2014/5955 esas sayılı iddianamesi ile sanığın 2008 ve 2009 takvim yılında sahte fatura kullandığı iddiasıyla cezalandırılmasının talep edildiği, Dairemizin 05.07.2018 tarih ve 2016/5398 Esas-2018/6305 Karar sayılı ilamı ile mahkemenin red kararına dayanak teşkil eden Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/277-2014/359 Esas ve Karar sayılı ilamı ile sanığın 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçundan mahkumiyetine dair ilamın ''… … 213 sayılı Kanunun 367. maddesi uyarınca dava şartı olan mütalaaya uygun olarak 03/04/2013 tarihli iddianame ile sanık hakkında, “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura kullanmak” suçundan kamu davası açıldığı, “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gibi birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olan “sahte fatura düzenlemek” ve “sahte fatura kullanmak” suçlarının birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeksizin, iddianame dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan sahte fatura düzenlemek suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması… ….'' şeklindeki gerekçeler ile bozulduğu, bu itibarla sanığın aynı takvim yılında başka mükelleflerden de temin ettiği sahte faturaları kullandığına ilişkin tespitin, yeni bir suçu oluşturmayıp, zincirleme suç içinde değerlendirilmesi gerekeceği cihetle, mükerrer yargılama yapılmaması ve eylemin zincirleme suç içinde kalıp kalmadığının değerlendirilmesi açısından; söz konusu dosyanın duruşmaya getirtilip incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi ile sanığın eylemlerinin zincirleme suç niteliğinde olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden davaların mükerrer olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.