4. Hukuk Dairesi 2024/4634 E. , 2024/10794 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/637 E., 2024/167 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizc…
**4. Hukuk Dairesi 2024/4634 E. , 2024/10794 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/637 E., 2024/167 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının tekrar bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu ...'ün kullandığı kredinin taksitlerini ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, borçluya ait Giresun ili ... Mah. 550 ada 1 parseldeki hissesine, Yağmurca köyü 99 parseldeki hissesine, ... Mah. 1003 ada 9 parseldeki hissesine haciz konulduğunu, borçlunun aciz halinde olduğunu, borçlunun Giresun Merkez ... Mah. 567 ada 9 parselde kayıtlı 1,2,3,9 ve 10 nolu bağımsız bölümlerdeki 1/6 hissesini kardeşi ...'e devrettiğini, ...'in bu taşınmazlardan 1,9,10 nolu bağımsız bölümleri kardeşi ...'in kızı ...'e devrettiğini, ...'in (1) nolu daireyi akrabalık bağı tespit edilemeyen üçüncü kişiye devrettiğini, yine ...'in (3) nolu daireyi akrabalık bağı tespit edilemeyen üçüncü kişiye devrettiğini, bu nedenlerle davalının tasarrufunun Ordu 2. İcra Müdürlüğünün 2014/1564 sayılı dosyasına konu alacakla sınırlı olmak üzere iptaline ve İİK'nın 283. maddesi gereğince tapu kaydının düzeltilmesine gerek olmadan taşınmazların satışına, davalı ...'in devraldıktan sonra devrettiği Giresun Merkez ... Mah. 567 ada 9 parselde kayıtlı 3 nolu bağımsız bölüme ait 1/6 hissenin satış tarihi itibari ile bedelinin icra dosyasına konu alacakla sınırlı olmak üzere davalı ...'ten tahsiline, davalı ...'in devraldıktan sonra devrettiği Giresun ili Merkez ... Mah. 567 ada 9 parselde kayıtlı 1 nolu bağımsız bölüme ait 1/6 hissenin satış tarihi itibari ile bedelinin icra dosyasına konu alacakla sınırlı olmak üzere davalı ... 'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın aciz beyanının soyut olduğunu, tasarrufun iptali davasının ön koşulu olan aciz belgesinin davacı tarafça temin edilemediğinden, işbu davanın dava şartı eksikliği nedeni ile esasa girilmeden usul yönünden reddi gerektiğini savunmuştur. 2.Davalılar ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; bu davanın açılabilmesi için alacaklının geçici veya kesin aciz belgesi alması ve müteakiben davayı açması gerektiğini, davacı alacaklının tasarrufun iptali davasını açabilmesi için alacağının müvekkilinin tasarrufundan evvel doğması gerektiğini, müvekkili ...'ün diğer müvekkili ...'e yapmış olduğu taşınmaz devir ve temliklerin borca ve miras payına yönelik olarak yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.11.2015 tarihli ve 2014/164 Esas, 2015/831 Karar sayılı kararı ile; satışların gerçek satışlar olduğu, tasarrufların borcun doğumundan önce olduğu ve davanın açılma şartı olan geçici veya kesin aciz vesikasının sunulmamış olduğu gerekçesi ile dava şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı (I) 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.09.2018 tarihli ve 2016/3668 Esas, 2018/7600 Karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda; borçlu tarafından 27.11.2012 tarihinde davacı banka ile tüketici kredi sözleşmesi imzalandığı, devirlerin bu tarihten sonra yapıldığı, borcun zamanında ödenmemesi nedeniyle davacı banka tarafından 13.03.2013 tarihinde harcı yatırılarak ilamsız takip başlatıldığı, davalı borçlu ...'ün adresinde 30.05.2014 tarihinde haciz işlemi yapıldığı, ancak borçluya ait haczi kabil mal bulunamadığı anlaşılmıştır. Bu durumda 30.05.2014 tarihli haciz tutanağının geçici aciz vesikası niteliğinde olduğunun kabulü ile dava şartının gerçekleştiği düşünülerek işin esasına girilmek suretiyle tarafların delillerinin toplanması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 18.02.2021 tarihli ve 2019/113 Esas, 2021/99 Karar sayılı kararı ile; dava konusu satış işlemlerinin miras hissesinin paylaşımı ve satış işlemi niteliğinde olduğu, davalı ... ile ... arasında borç ilişkisinin bulunduğu ve bu durumun sunulan ödeme belgeleri ile ispatlandığı, bir kısım dava konusu taşınmazların da dava dışı kişilere dava konusu borç doğmadan önce satıldığı bu hususun da gerek tanık beyanları gerekse de dosyaya sunulan yazılı deliller ve tanık beyanları ile desteklenen yazılı delil başlangıcı niteliğinde belgeler ile ispatlandığı, bilirkişiler tarafından tanzim edilen raporlar neticesinde belirlenen bedeller ile satış bedellerinin birbirine yakın olduğu ve makul olmayan aşırı farkın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. C. Bozma Kararı (II) 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 27.12.2021 tarihli ve 2021/19587 Esas, 2021/11067 Karar sayılı ilamı ile; "...Dosya kapsamında yer alan nüfus kayıtlarına göre; davalı borçlu ... ile davalı 3. kişi ...’in kardeş oldukları, davalı ... ’in ise kardeşleri ...’ün kızı olduğu anlaşılmaktadır. Davalıların arasında akrabalık ilişkisi olduğunun anlaşılmasına, her ne kadar davalılar arasında miras taksim sözleşmesi olduğu iddia edilmişse de; dosyaya bu miras taksimine ilişkin bir sözleşme sunulmamasına, dava dışı diğer kardeşlere bırakılan bir taşınmaz olup olmadığının anlaşılamamasına göre davalı borçlu ile diğer davalılar arasında miras taksim sözleşmesi gereği taşınmazların davalılara devredildiği ispatlanamadığından ve davalı 3. kişi ...; dava konusu taşınmazları davalı borçlu ...’ten olan alacaklarına karşılık aldığını beyan etmiş olup taşınmazın borca karşılık devrinin İİK'nın 279/2 maddesi gereğince mutad ödeme vasıtası olmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuksal olgular irdelenmeksizin yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Tasarrufun iptali davalarında 3. kişinin borçludan satın aldığı malı elinden çıkarması ve satın alan dördüncü kişinin davaya dahil edilmemesi ya da davaya dahil edilmekle birlikte iyi niyetli olduğunun anlaşılması halinde İİK’nın 283/2 maddesi uyarınca bedele dönüşen davada üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. Dava konusu taşınmazlardan bir kısmının davalılar tarafından dava dışı kişilere devredildiği anlaşılmış olup, mahkemece el değiştiren bu taşınmazların tespit edilerek bu taşınmazlar yönünden üçüncü kişinin dava konusu malı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri oranında bedelle sorumlu tutulması gerekir. " gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında yer alan nüfus kayıtlarına göre; davalı borçlu ... ile davalı 3. kişi ...’in kardeş oldukları, davalı ... in ise kardeşleri ...’ün kızı olduğu, davalıların arasında akrabalık ilişkisi olduğu, her ne kadar davalılar arasında miras taksim sözleşmesi olduğu iddia edilmişse de; dosyaya bu miras taksimine ilişkin bir sözleşme sunulmadığı, dava dışı diğer kardeşlere bırakılan bir taşınmaz olup olmadığının anlaşılamadığı, davalı borçlu ile diğer davalılar arasında miras taksim sözleşmesi gereği taşınmazların davalılara devredildiğinin ispatlanamadığı, davalı 3. kişi ...'in; dava konusu taşınmazları davalı borçlu ...’ten olan alacaklarına karşılık aldığını beyan etmiş olup taşınmazın borca karşılık devrinin İİK'nın 279/2 maddesi gereğince mutad ödeme vasıtası olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, davaya konu; Giresun İli Merkez İlçe ... Mahallesi 567 ada 9 parsel sayılı taşınmazda yer alan A blok 9 ve 10 numaralı bağımsız bölümlerin "daha önceden 27.06.2023 tarihli ve 6476 yevmiye numaralı resmi senet ile davalı ... tarafından diğer davalı ...'e devredilen 1/6 payına ilişkin" 24.01.2014 tarih 654 yevmiye numaralı davalı ... tarafından davalı ... 'e devrine dair (bahsedilen 1/6'lık pay yönünden) tasarrufun, Giresun İli Merkez İlçe ... Mahallesi 567 ada 9 parsel sayılı taşınmazda yer alan A blok 2 numaralı bağımsız bölümde yer alan 1/6'lık payın 27.06.2023 tarihli ve 6476 yevmiye numaralı resmi senet ile davalı ... tarafından diğer davalı ...'e devrine ilişkin tasarrufun, Ordu 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1564 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline, iptale konu taşınmaz üzerinde cebri icra yolu ile alacağını tahsil yetkisi verilmesine, Giresun İli Merkez İlçe ... Mahallesi 567 ada 9 parsel sayılı taşınmazda yer alan A blok 1 numaralı bağımsız bölüme ilişkin,Ordu 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1564 esas sayılı dosyalarında davacı tarafın davalı ...'ten alacaklarının tahsili ile sınırlı olmak üzere 9.689,00 TL nin davalı ... 'den alınarak davacıya verilmesine, Giresun İli Merkez İlçe ... Mahallesi 567 ada 9 parsel sayılı taşınmazda yer alan A blok 3 numaralı bağımsız bölüme ilişkin, Ordu 2. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1564 esas sayılı dosyalarında davacı tarafın davalı ...'ten alacaklarının tahsili ile sınırlı olmak üzere 10.093,00 TL nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davalıların banka havaleleri ile para alıp, dava konusu taşınmazı devrettiklerini, para hareketi görülmesi nedeniyle mal kaçırmadan bahsedilmesinin mümkün olmadığını, bedelin banka hesabı ile gönderilip tahsil edildiğini, alacaklılarına borç ödeme konusunda yapılan işbu tasarrufların, iptale tabi tasarruflar gibi düşünülmesi ve uygulanmasının yasanın amacına ters düştüğünü, davalı borçlu adına bir taşınmaz ve araç olduğunu ve bu aracın da davacı alacaklı tarafından haczedildiğini, ancak davacı alacaklının ısrarla bu taşınmaz veya aracı satmayıp bu davaya devam ettiğini, halbuki bu araç ve taşınmazın, davacının alacağını fazlasıyla karışlayabilecek değerde olduğunu, ...'ün diğer davalı ...'e yapmış olduğu devirlerin borca ve miras payına karşılık olup mal kaçırma amacı taşımadığını belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... ve ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ...'e yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.