DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/241 E. , 2024/467 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/241 Karar No : 2024/467 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. Ltd. Şti. VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2017/370, K:2022/2543 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gümrük ve Ticaret Bakanlığ…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/241 E. , 2024/467 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/241 Karar No : 2024/467 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... San. Ltd. Şti. VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2017/370, K:2022/2543 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünün 07/02/2012 tarih ve 2012/3 sayılı Genelge'sinin 3. maddesinde değişiklik öngören "Kıymet Kriterli Gözetim Uygulaması" konulu, 29/11/2016 tarih ve 2016/18 sayılı Genelge'nin 2. paragrafının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 16/05/2022 tarih ve E:2017/370, K:2022/2543 sayılı kararıyla; Davalı idarece, 2012/3 sayılı Genelge'nin (Genelge) yürürlükte olduğu süreçte, ithalatçıların eşyanın satış bedelinde artırım yoluna gittikleri, beyannamelerine ihtirazı kayıt koymadan ve gözetim belgesi alma yükümlülükleri olmadan eşyaları ithal ettikleri, ancak kimi ithalatçıların, eşyanın teslimi akabinde kıymet artırımı nedeniyle fazla ödedikleri vergilerin iadesi istemiyle başvuru yaptıkları, başvuruların reddi üzerine vergi mahkemelerinde açılan davalarda, Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ'de belirtilen kıymetin, eşyanın, 4458 sayılı Gümrük Kanunu hükümlerine göre saptanan gerçek satış bedeli olmadığı, dolayısıyla, eşyanın kıymetinin noksan beyan edildiği yolunda somut tespit yapılmaksızın gözetim önlemlerinin yanlış uygulanması suretiyle tahakkuk ettirilen vergilerin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle işlemlerin iptali yolunda karar verildiği, böylece kıymet artırımında bulunarak taahhütname veren yükümlülerin açtıkları dava ile hem vergileri geri aldıkları hem de gözetim uygulamasından kaçınmış oldukları, bu nedenle söz konusu davranışların önüne geçilmesi, böylelikle gözetim uygulamasından beklenen faydanın tam anlamıyla sağlanabilmesi amacıyla Genelge'de değişikliğe gidildiğinin belirtildiği, Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğu; 36. maddesinde ise, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu kuralının yer aldığı, yine Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmüne yer verildiği, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinde, herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahip olduğunun belirtildiği, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün temel unsurlarından birinin mahkemeye erişim hakkı olduğu, kişinin uğradığı bir haksızlığa veya zarara karşı kendisini savunabilmesi ya da maruz kaldığı haksız bir uygulama veya işleme karşı haklılığını ileri sürüp kanıtlayabilmesi ve zararını giderebilmesinin en etkili yolunun, yargı mercileri önünde dava hakkını kullanabilmesi olduğu, mahkemeye erişim hakkının, bireylerin iddia ve savunmalarını bir yargı mercii önünde ileri sürebilmelerine imkân sağlayan ve adil yargılanma hakkının unsuru olarak kabul edilen bir hak olduğu, Davalı idarenin, ithalatın ülke ekonomisi yararına ve uluslararası ticaretin gereklerine uygun olarak düzenlenmesini sağlamak amacıyla, ticaret politikası önlemlerinden biri olarak öngörülen gözetim uygulaması kapsamında, gözetim uygulamasına tabi tutulan bir malın ithalatında yükümlülerden gözetim belgesini isteyebileceği, belgenin ibraz edilmemesi halinde de malın serbest dolaşıma girmesine izin verilmemesine yönelik düzenleme yapabileceği hususunda tereddüt bulunmadığı, Bununla birlikte, anayasal haklarını kullanarak kıymet artırımına karşı dava açtığı tespit edilen yükümlülerin, Genelge'deki ek beyan suretiyle gözetim belgesi aranmaksızın eşyanın serbest dolaşıma sokulması uygulamasından bir daha faydalanamayacakları yolundaki uyuşmazlık konusu düzenleme ile hak arama özgürlüğünün kısıtlandığının anlaşıldığı, bu nedenle, dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Genelge kapsamında tanınan hakkını kullanarak kıymet artırımı yapan kişilerin daha sonra bu işleme karşı dava açmaları durumunda dürüstlük ilkesine aykırı davrandığının kabulü gerektiği, dürüstlük ilkesine aykırı davrananları hukuk düzeninin korumadığı ve gözetim uygulamasının kötüye kullanımını önlemek adına tesis edilen dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 16/05/2022 tarih ve E:2017/370, K:2022/2543 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 05/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.